11. sınıf öğrencisi
Ankara Atatürk Lisesi
Aniden alınan kararlarla tüm geleceğimizin iki dudak arasında şekillenmesini izlemekten, odalarımıza kapanıp tek başımıza kaygılanmaktan bıktık. Bizden istenen çok basit: susmak, önümüze koyulan Maarif Modeli'ne boyun eğmek ve ne olacağını bilmediğimiz bir sınava körü körüne çalışmak. Ortada çerçevesinde çalışılacak net bir müfredat bile yokken bizden düzenli çalışmamız bekleniyor.
Bu yıl 12. Sınıf olan arkadaşlarımızın sırtındaki yük artık dayanılmaz bir boyutta. Eskiden bir eksik kapatma veya daha iyisini hedefleme fırsatı olan mezuna kalmak, bugün bir uçurumun kenarında durmakla aynı şey. Seneye neyle karşılaşacaklarını bilmedikleri için “Kesinlikle bu yıl üniversiteye gitmek zorundayım.” baskısıyla boğuşuyorlar. Verdikleri emeklerin bir sınavla çöp olma riski var.
Bizler, yani seneye 12. sınıf olacak öğrenciler ise tam bir karanlığa itilmiş durumdayız. Önümüzde ne bir çıkmış soru ne yeni Maarif Modeli sınavını deneyimlemiş bir öğrenci ne de belli bir soru tipi var. Bu yüzden de sınava çalışacak bir kaynağımız yok. Yine bir nesil olarak deneysel kararların deneme panosu yapılıyoruz. Üstüne üstlük, müfredatta yapılan konu değişiklikleri ile üniversitede ne yapacağımız da muamma.
Sermayenin çarkları arasında eğitim
Bu değişen müfredat ve sınavla birlikte değişen başka şeyler de var: test kitapları ve koçluk sistemleri. Sınav sisteminin her değişimi, milyarlarca liralık devasa bir pazarı baştan aşağı canlandırıyor. Eski soru bankaları ve ders notları tek bir gecede çöp olunca aileler ve öğrenciler ellerindeki kaynakları atıp etüt merkezlerine ve yeni sisteme uygun koçluk merkezlerine para yatırmak zorunda kalıyor. Değişim, eğitim sektöründeki sermaye birikiminin devamlılığını sağlayan bir yan etki işlevi görüyor. Ben bile 3 Maarif Modeli test kitabına toplamda 1800 küsur lira harcadığımı hatırlıyorum.
Sonuç olarak, işte tam bu yüzden bu çaresizliği kabul etmemeliyiz. Örgütlü mücadelenin önemi de burada ortaya çıkıyor. Bizi yalnızlaştıran, hipodromda birer yarış atına dönüştüren, arkadaşlarımızla rakip yapan bu sisteme karşı sesimizi birleştirmek zorundayız. Bu, sadece tek bir öğrencinin sınav stresi değil, bütün bir gençliğin geleceğinin belirsizliğe atılmasıdır. Yarını kuracak olan bizleriz.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et