Hacettepe Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğundan bir öğrenci 

Hacettepe’de stant haftasının sonuna geliyoruz. Bir hafta boyunca yüzlerce kadınla tanıştık. Yeni tanıştığımız kadınlar bizimle birlikte HÜKÇAT’ı diğer kadınlara da tanıtmak için standımıza geldiler. Her sabah buluştuk, standımızı birlikte kurduk. Standımıza gelip üye olan kadınlar üniversitelerinde bir kadın topluluğu olmasını büyük bir heyecanla karşıladı. Birlikteliğimizin bize getirdiği bu heyecan ve umut aslında genç kadınların proleterleştiği ve yoksullaştığı, yaşam şartlarının gittikçe kötüleştiği, her geçen gün kadınların katledildiği bu düzende çareyi örgütlü mücadelede ve bu mücadeleyi biriktirmekte bulduğumuzu gösteriyor.

HÜKÇAT’ın önemi de tam olarak mücadelemizi örgütleme ve biriktirme noktasında ortaya çıkıyor. Topluluğun kuruluş sürecinden okulumuzdaki CİTÖB’ün kurulmasına, Hacettepe’de tacize uğrayan kadınların HÜKÇAT’ta bir araya gelerek CİTÖB’ün etkin işlemesini sağlamasına ve faillere uzaklaştırma cezaları verilmesine, Ayşenur ve İkbal cinayetlerinin ardından okulumuzda gerçekleştirilen 3000 kişilik eylemin örgütlenmesine… Bunların hepsi kadınların bir topluluk çatısı altında biriktirdikleri mücadelenin sonucu. Bu birikim ise günü gününe her alanda bir araya gelerek ediniliyor.

Kadınların bir araya geldiği alanların mücadele için önemi İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı 17 maddelik “Üniversitelerde Güvenlik Tedbirleri” genelgesiyle tekrar gözler önüne seriliyor. “Terör örgütleri”, “suç örgütleri”, “marjinal oluşumlar” gibi ifadelerin birer kılıf olarak tekrar tekrar karşımıza çıktığı bu genelge, üniversite öğrencilerinin bir araya geldiği tüm alanları kısıtlamayı, baskı ve denetimi kurumsallaştırmayı, üniversiteli kadınların mücadelesinin önüne engeller koymayı amaçlıyor. Genelgedeki maddelerin uygulanmasını engellemek ise elimizdeki birikime yaslanarak ve her gün yan yana gelip bu birikimin üzerine daha fazlasını koyarak başarabileceğimiz bir şey.

Saray rejimi karşısında üniversitelerdeki kadın toplulukları ilk bakışta göründüğünden bile daha büyük bir rol oynuyor. Öğrenci mücadelesi başlı başına saray rejimine karşı büyük bir tehdit oluşturduğundan, öğrencilerin bir araya geldiği alanları kısıtlamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bunun içerisinde yüzlerce, binlerce kadının üniversitelerinde bir araya geldiği kadın toplulukları da saray rejimi üzerinde benzer bir tehdit teşkil ediyor.

Genç kadınların giderek proleterleştiği ve yoksullaştığı günlerden geçerken HÜKÇAT olarak yeni döneme üniversiteli kadınların ekonomik durumlarını ve bunun barınma, beslenme, sosyal yaşam ve akademik başarı üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla hazırladığımız anketimizle giriş yapıyoruz. Bu anket çalışmasıyla birlikte üniversiteli kadınların yaşadığı yoksulluk üzerine çalışmalar yürütecek bir grup kurmayı ve bu konuyu daha çok gündeme getirmeyi hedefliyoruz. Bütün bunların yanında, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin sürekli arttığı mevcut düzende saray rejiminin neredeyse destekleyici nitelikteki cezasızlık politikalarına, “aile” ve “güvenlik” propagandalarına karşı da Hacettepe’den sesimizi yükselterek günü gününe yan yana gelmeye, mücadelemizi büyütmeye ve biriktirmeye devam edeceğiz.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.