Evrim

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

Ankara Üniversitesi 

Son dönemde LGBTİ örgütlerine, hak savunucularına ve LGBTİ’lerle dayanışma gösteren yapılara yönelik operasyonlar ve erişim engelleri gündemde. İktidar tarafından kadınları, çocukları ve gençleri koruma gerekçesiyle savunulan “Ailem Güvende” operasyonlarını DTCF öğrencileriyle konuştuğumuzda belli eğilimlerle karşılaştık ve bununla ilgili bir yazı yazmak istedik. Öğrenciler, bu politikaların LGBTİ’leri kamusal alandan dışlamanın yanı sıra ekonomik sorunları görünmez kılan ve örgütlenme alanlarını daraltan bir yönü olduğunu düşünüyor.

LGBTİ’ler günah keçisi haline getiriliyor

Öğrencilerin değerlendirmelerinde operasyonların LGBTİ örgütleri ve hak savunucularını hedef alması öne çıkıyor. Bir öğrenci, bu süreci “cadı avı” ve yıldırma politikası olarak gördüğünü ifade ederken, bir başka öğrenci LGBTİ’lerin ülkedeki ekonomik ve sosyal sorunların üzerini örtmek için günah keçisi haline getirildiğini düşünüyor. Ekonomik sıkıntılar, güvencesiz çalışma, her gün artan kadın cinayetleri ve cezasızlık politikaları gibi çok fazla sorun varken toplumun dikkatinin LGBTİ’lere yöneltilmesinin bu sorunları görünmezleştirdiği ifade ediliyor. Farklı yaşam biçimlerinin tehdit olarak gösterilmesinin LGBTİ’leri kamusal alandan dışladığını belirten öğrenciler, “aileyi koruma” söyleminin kadınların ve çocukların yaşadığı gerçek sorunları çözmekten uzak olduğunu vurguluyor.

Her gün artan kadın cinayetleri, MESEM’lerde katledilen çocuk işçiler, hat safhada sömürü ve ekonomik kriz devam ederken Saray rejiminin, gidip de LGBTİ’leri kriminalize etmesi  öğrenciler tarafından eleştiriliyor. Çünkü bizler “Ailem Güvende” dense de güvende hissetmiyoruz. Kadınların, çocukların ve gençlerin gerçekten güvende olması için cezasızlık politikalarının durması, üniversitelerde CİTÖB’lerin (Cinsel Tacizi Önleme Birimi) aktif edilmesi, MESEM’ler yerine nitelikli bir mesleki eğitim anlayışının benimsenmesi ve gençlerin güvencesiz işlerde çalışmak zorunda bırakılmaması gerekir.

Örgütlenme alanları daraltılıyor

Öğrenciler, LGBTİ örgütlerine yönelik baskılarla üniversitelerdeki kadın toplulukları gibi örgütlenme alanlarının daraltılması arasında da bağ kuruyor. Derneklerin kapatılması, sosyal medya hesaplarının ve internet sitelerinin engellenmesi, kadın topluluklarının sosyal medya hesapları ve faaliyetlerinin kısıtlanması öğrencilerin bir araya gelme ve kendilerini ifade etme imkanlarını zayıflatıyor. Bunun yalnızca LGBTİ ya da kadın öğrencilerin değil, üniversite gençliğinin tamamının sorunu olduğu vurgulanıyor.

Öğrencilerin ortaklaştığı nokta ise bu sürece karşı dayanışmayı büyütmek. Birbirimizi bilinçlendirme, yaşadığımız sorunlar arasındaki bağı görme, bunlara karşı beraber durma, alanlarımızda örgütlenme ve mücadeleyi büyütmenin gerekliliğini belirten öğrenciler, üniversite gençliğinin birlikte hareket etmesinin de önemine dikkat çekiyor.

Çünkü kadınların, LGBTİ’lerin, güvencesiz çalışan gençlerin ve üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunlar birbirinden bağımsız değil. Bu nedenle mücadele de birbirinden kopuk yürütülemez. Bir öğrencinin ifadesiyle de “Sorunlarımızın ortak olduğunu bilmek ve ortak mücadele vermek, bizi umutsuzluktan çıkaracak şeylerden biri.”

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.