Yoksulluk, güvencesizlik, iş kazaları: Işıltılı dünyanın kamera arkası
Dizi ve sinema sektöründe 5 yıl çalıştıktan sonra mesleğini bırakıp yurt dışına giden eski kamera asistanı Tamer Kocager, setlerdeki uzun çalışma saatlerini, maruz kaldığı mobbingi ve yaşadığı geçim sıkıntısını anlattı.
Ahmed Ziya Aydın
Dizi ve sinema sektöründe kamera arkasında çalışan emekçiler; kuralsız çalışma saatleri, bitmeyen alt-üst hiyerarşisi, sektör içi kastlaşma ve derinleşen geçim kriziyle mücadele ediyor. 5 yıllık emeğinin ardından sektör değiştirerek Türkiye’den taşınan eski kamera asistanı ve prodüksiyon emekçisi Tamer Kocager, kamera arkasında görünmeyen ağır sömürü çarkını anlattı.
Ekran önündeki ışıltılı hayatlar, lüks prodüksiyonlar ve oyuncuların tutumları kamuoyunda sıkça tartışılsa da madalyonun diğer yüzünde setlerin asıl yükünü omuzlayan kamera arkası emekçileri yer alıyor. Yıllarını dizi, sinema ve reklam setlerinde kamera asistanlığı ile prodüksiyon biriminde geçiren Tamer Kocager, sektörün içinden çıkılamaz bir ego savaşına ve hiyerarşik baskı düzenine teslim olduğunu belirtiyor.
‘Mesleğe tutkuyla girdim’
Sektöre girenlerin büyük bir bölümünün bu işi tutkuyla seçtiğini ve sinema-televizyon eğitimi aldığını hatırlatan Kocager, buna karşın setlerde “Yeşilçam’dan kalma” acımasız ilişki ağlarının hiç değişmediğini vurguladı.
Kamera asistanlığını bırakmasındaki en büyük etkenin mobbing olduğunu dile getiren Kocager, asistanlardan görüntü yönetmenlerine uzanan baskı zincirine dikkat çekerek, “Eğer kurulu bir ekibin parçası değilseniz ve oraya sonradan dahil olduysanız inanılmaz zorluklar yaşamaya başlıyorsunuz. Ulusal bir dizide çalışırken tüm kamera ekibi değişti, prodüksiyon benimle birlikte iki kişinin devam etmesini istedi. Gelen yeni ekiple çalışmaya başladığımızda mobbinge maruz kaldık, çünkü onların her zamanki ekibinden değildik” dedi. Kocager, maruz kaldıkları bu sistematik baskının fiziksel sağlığını da kötü etkilediğini söyledi.
Çeşitli meslek derneklerinin işleyişini de doğru bulmadığını anlatan Kocager, derneklerin set emekçilerinin hak ve güvencesini korumaktan ziyade, belirli bir gruba yüksek bütçeli işler sağlama aracına dönüştüğünü belirtti.
‘Kiramı ödeyemez hale gelmiştim’
Ağır çalışma koşullarının yanı sıra derinleşen ekonomik kriz ve iş bulma kaygısının set emekçilerini mesleği bırakmaya zorladığını aktaran Kocager, yaklaşık bir yıl önce Fransa’ya taşınmak zorunda kaldığını dile getirdi.
Sinema sektörüne büyük bir sevgiyle adım attığını ancak süreç içinde çok zorlandığını belirten Kocager, aylarca çok cüzi paralara ya da bedavaya çalıştığını ifade etti. İstanbul’daki beş yıllık emeğinin ardından barınma krizinin ortasında kaldığını belirten Kocager, “Artık kiramı ödeyemeyecek boyuta gelmiştim. Bir ay içinde kirama iki kez zam yapıldı. İstanbul’da tek başınıza yaşıyorsanız düşük ücretli işleri seçmeme gibi bir lüksünüz de kalmıyor” diye konuştu. Şehir dışı dizi çekimlerinde özel hayatın tamamen yok sayıldığını ve prodüksiyon biriminde mesai saati kavramının dahi bulunmadığını ekleyen Kocager, “Beni maddi ve manevi olarak öyle yıprattılar ki çok sevmeme rağmen mesleğimi ve İstanbul’u bırakmaya mecbur kaldım” sözleriyle yaşadığı çıkmazı özetledi.
Fotoğraf: Tamer Kocager
‘Malzeme indirme işi bile bize kalıyor’
Sektörün kanayan yarası olan uzun çalışma saatlerinin ağır iş cinayetlerine davetiye çıkardığını hatırlatan Kocager, geçtiğimiz aylarda geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren meslektaşı kamera asistanı Deniz Küçükler’i andı.
Reklam setlerinde 16 saati bulan çekimlerin ardından malzeme indirme ve yükleme işlerinin de kamera asistanlarına yüklendiğini belirten Kocager, “Sabaha karşı iş biter ama kamera asistanı için bitmez, eve gidene kadar insanın kendine ait hiçbir zamanı kalmaz” dedi. 11-12 yıldır sektöre emek veren Deniz Küçükler’in de böyle uykusuz ve yoğun çalışma temposunun ardından geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiğini vurgulayan Kocager, Küçükler’in hayatını kaybetmesinin hem tüm meslektaşlarını derinden sarstığını hem de bir kez daha sektördeki yoğun çalışma temposunun ağır sonuçlarını gözler önüne serdiğini vurguladı.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et