Özer Akdemir
[email protected]


Çanakkale - Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından yayımlanan 2025 Küresel Su Kaynaklarının Durumu Raporu, gezegenin tatlı su döngüsünde yaşanan dengesizlikleri ve artan riskleri gözler önüne seriyor. Raporda yer alan veriler, 2025 yılının nehir akışları açısından son 35 yılın en kurak dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini ortaya koyuyor. Son yedi yıllık süreç, tarihsel ortalamalara kıyasla normal debiye sahip nehirlerin en az görüldüğü dönem olarak tanımlanıyor. Küresel nehir havza alanlarının yüzde 36'sında nehir debileri normallerin altında kalırken, yalnızca yüzde 21'lik bir kesimde normalin üzerinde akış kaydedildi. Tatlı su kaynaklarındaki bu erime ve düzensizlik, küresel ölçekte insan toplulukları ve ekonomiler üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

Küresel su rezervlerinde kalıcı düşüş yaşanıyor

WMO raporuna göre, yeraltı suları, göller, nehirler, toprak nemi ve buzul kütlelerini kapsayan karasal su depolama hacminde 2010'ların ortalarından bu yana sürekli bir gerileme izleniyor. Küresel su döngüsünün doğal emniyet rezervler, aşırı buharlaşma ve iklimsel şoklar nedeniyle hızla tükeniyor. Dağ buzulları üst üste dördüncü yılda da tüm coğrafi bölgelerde net kütle kaybı yaşadı. Son üç yılda eriyen buzul miktarının 1.400 gigatona ulaşması, yaklaşık 560 milyon olimpik yüzme havuzunu dolduracak bir su kaybı anlamına geliyor. Avrupa Alpleri, Kafkaslar ve İskandinavya gibi bölgelerde buzul erimelerinin sağladığı maksimum su akışını ifade eden zirve su eşiğinin aşıldığı ve yaz sonu dere akışlarının kalıcı azalma sürecine girdiği bildiriliyor. Küresel ölçekte izlenen yeraltı suyu kuyularının yaklaşık yüzde 65'inde ise suyun kümülatif olarak azaldığı koşullar gözleniyor.