Viking mezarları ezberi bozdu: Aynı mezardakiler akraba çıkmadı
Stockholm Üniversitesinin 142 kişinin DNA’sını incelediği araştırma, Orta Çağ'da İsveç’te aynı mezara gömülen yetişkin ve çocukların sanılanın aksine aile üyesi olmadığını gösterdi. Çalışma, dönemin toplumsal geleneklerine ışık tuttu.
Fotoğraf: Pixabay
Okan Evrim
[email protected]
İsveç’teki Viking Çağı sonları ve Orta Çağ dönemlerine ait toplu mezarlar üzerinde yürütülen kapsamlı bir araştırma, arkeoloji dünyasındaki yerleşik kabulü altüst etti. Arkeologlar, aynı mezara yan yana gömülmüş yetişkin ve çocukların genelde aynı aileye mensup olduğunu varsayarken, genetik analizler durumun çok daha farklı olduğunu ortaya çıkardı.
Stockholm Üniversitesi tarafından yürütülen ve Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmada, İsveç'in Sigtuna, Vasterhus ve Fjälkinge bölgelerindeki mezarlıklardan çıkarılan 60'ı çocuk ve ergen olmak üzere toplam 142 kişinin antik DNA'sı (aDNA) incelendi.
Aynı mezardakiler aile üyesi çıkmadı
Elde edilen genetik veriler, aynı mezarı paylaşan bireyler arasında yakın biyolojik akrabalığın son derece nadir olduğunu gösterdi.
Çalışmanın başyazarı Dr. Maja Krzewinska, "Aynı mezarı paylaşan yetişkin ve çocukların ebeveyn-evlat ya da yakın akraba olduğunu varsayardık. Vakaların çoğunda durumun böyle olmadığını gördük" ifadelerini kullandı.
Bu bulgu, Orta Çağ İskandinavya'sında kimin kiminle gömüleceğine dair kararların yalnızca kan bağıyla değil, sosyal statü, dini inançlar ve toplumsal dayanışma gibi farklı etkenlerle şekillendiğini kanıtladı.
Çocuklar da cinsiyetlerine göre gömülmüş
Antik DNA analizi, kemik yapısından cinsiyeti anlaşılamayacak kadar küçük yaşta hayatını kaybeden çocukların biyolojik cinsiyetlerini de netleştirdi.
İncelemeler, İskandinavya’nın erken Hristiyanlık döneminde çocukluk kavramına ilişkin önemli detaylar sundu. Örneğin Vasterhus’taki katedral mezarlığında kadınlar ve erkekler kilisenin farklı taraflarına gömülüyordu. DNA analizleri, kız ve erkek çocuklarının da yetişkinlerle aynı cinsiyet ayrımına tabi tutularak gömüldüğünü gösterdi. Prof. Anders Götherström, çocukların ayrı bir kategori olarak görülmediğini, ölümde de yetişkinlerin dini ve sosyal ilkelerine göre muamele gördüklerini belirtti.
'56 numaralı kadın'ın hac yolculuğu
Araştırma, Vasterhus'taki mezarlıkta yatan ve "Lady 56" (56 numaralı kadın) olarak adlandırılan dikkate değer bir aile hikayesini de gün yüzüne çıkardı.
DNA verileri, anne, baba, erkek kardeş ve iki kızıyla aynı mezarlıkta yatan bu kadının biyolojik bağlarını doğruladı. Ancak "Lady 56"nın mezarında, Orta Çağ İskandinavya’sında son derece nadir görülen bir deniz kabuğu bulundu. Bu kabuk, Orta Çağ Avrupa’sının en ünlü hac rotalarından biri olan İspanya’daki Santiago de Compostela hacılığının sembolü olarak biliniyor.
Henüz 30 yaşına basmadan hayatını kaybeden bu genç kadının, Jamtland’daki köyünden çıkıp binlerce kilometre yol katederek Hristiyan Avrupa’sının en batı ucuna hac yolculuğu yaptığı ve ardından memleketine dönerek hayatını kaybettiği değerlendiriliyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et