Fon soruşturması ev ve araba biriktiren işçileri tedirgin etti: Bu ayki toplu ödeme planımızı yapmadık, tedirginiz
Fon piyasalarındaki çöküş sonrası getirilen kısıtlamalarla alım-satım hakkı elinden alınan bir işçi, duruma tepki gösterdi: Devlet bizleri koruyacağını söyleyerek bizi daha çok mağdur etti, bu düzene güvenim kalmadı.
Fotoğraf:Unsplash
Hasret Gültekin Kozan
[email protected]
Gebze - Fon vurgunu ve tasarruf finansman şirketlerine yönelik soruşturma, ev ve araç sahibi olmak için bu şirketlere ödeme yapan işçilerin de gündeminde. Birevim üzerinden ev almaya çalışan bir işçi toplu ödemeyi ertelediklerini, fon vurgunundan etkilenen başka bir işçi ise alım satım yapamadığını ve mağdur olduğunu söyledi.
455 bin kişinin mağdur olduğu açıklanan trilyonluk fon vurgununa ilişkin soruşturma kapsamında her gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Katılımevim ve Birevim’in satın alınmasına yönelik görüşmelerin başladığı şu günlerde, sermaye piyasasındaki soruşturmanın, ev ve araç almak için yaptıkları sözleşmelere nasıl yansıyacağını tedirginlikle takip eden işçiler, yaşadıkları kaygıyı Evrensel’e anlattı.
‘Bu ay toplu ödeme yapacaktık, yapmadık’
Kardeşiyle birlikte Birevim üzerinden ev almak isteyen bir işçi, beş aydır düzenli ödeme yaptıklarını söyledi. Çevresinde bu yolla ev ve araba alanları gördükten sonra sisteme girdiklerini anlatan işçi, “Bu ay toplu ödeme yapacaktık, yapmadık. Ortam çok karışık, her gün bir operasyon yapılıyor” dedi.
Yaşananların eski kuşkularını yeniden gündeme getirdiğini belirten işçi, “Devlet güvencesi var diyerek biz de iki kardeş ev alma girişiminde bulunduk. Bu son olaylar yaşanınca yıllar önceki düşüncelerimin hâlâ yerini koruduğunu, hiçbir güvencemizin olmadığını bir kez daha gördük” diye konuştu.
‘Bireysel değil, toplumsal kurtuluşa ihtiyacımız var’
İşçi, kendilerini bu yönteme yönelten koşulları şöyle anlattı: “Emekçiler geçimlerini zar zor sağlarken ev ve araba alma hayalini gerçekleştirmek için aylık 15-20 bin lira taksitle ödeme yapmak daha cazip geliyor. Kiraların da bu seviyelerin çok üstünde olduğunu düşününce ‘Belki bu ay bize çıkar’ umudu emekçileri buraya sevk ediyor.”
Daha önce küçük tutarlarla kripto para işlemleri yaptığını ve orada da kayıp yaşadığını da söyleyen işçi, yatırım yoluyla yoksulluktan çıkma umudunu sorguladığını belirtti. “Yarın girdiğimiz hisseler yükselir de biz de bu yoksulluk çektiğimiz hayattan, işçilikten kurtuluruz diye umut ediyoruz, yanılıyoruz” diyen işçi, “Bireysel değil, toplumsal kurtuluşa ihtiyacımız var” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
‘Arabayı aldım ama güvenli bulmuyorum’
Fuzulev üzerinden araç alan bir başka işçi, başlangıçta bu kurumlara güvenmediğini ancak birikimi olmadığı ve banka kredilerinin maliyetini yüksek bulduğu için fikrinin değiştiğini söyledi. Çalıştığı fabrikadaki arkadaşlarının deneyiminden sonra sisteme katıldığını anlatan işçi, “Biraz kaygı, biraz korku derken altı ay sonra istediğim arabayı alacak kadar parayı verdiler. Aracı aldım, şimdi borcumun bitmesine iki ay kaldı” dedi.
Aracını teslim almış olmasının kuşkularını gidermediğini belirten işçi, “Böyle bir imkân olmasaydı çocuklarımın istediği aracı alamayacaktım. Güvenli mi sorusuna gelince, bana göre bankalar da bu kurumlar da güvenli değil” diye konuştu. Düşük ücretlerle para biriktirmenin güçlüğüne dikkat çeken işçi, bu sistemlerin arkadaş ve akraba tavsiyesiyle yayıldığını anlattı: “Alanlar anlatıyor, cazip geliyor. Biz de aldık.”
‘Alım satım hakkımız elimizden alındı’
Gazetemize konuşan bir başka işçi ise fon işlemlerinden doğrudan etkilendiğini söyledi. Soruşturma sürecindeki kısıtlamalara tepki gösteren işçi, “Alım satım hakkımızı elimizden aldılar. Devlet bizleri koruyacağını söyleyerek bizi daha çok mağdur etti, bilinmez bir yola soktu” dedi.
Aynı zamanda araç almak için tasarruf finansman sistemine girdiğini anlatan işçi, bu kararı rahatlıkla vermediğini söyledi: “Faizlerin yüksek olması nedeniyle el mahkûm o sistemlere giriliyor. Ben de araba almak için girdim ama hiç rahat bir süreç geçirmedim. ‘Her an her şey olabilir’ düşüncesi içindeyim.”
İşçi, yaşadıklarının ardından yeniden yatırım yapmayı düşünmediğini belirterek “Bu düzene güvenim kalmadı” dedi. Emekçileri bu arayışlara iten nedenin düşük ücretler olduğunu vurguladı: “Ücretlerimiz yetersiz, yaşam koşullarımız zorlaştırıldı. Evlenmek, bir şeye sahip olmak çalışarak imkânsız hale getirildi.” Mağdur işçi, yaşananlarda kamu kurumlarının sorumluluğu olduğunu düşündüğünü de belirtti.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et