Batan gemideki kayıp denizcilerin aileleri: Kayıplarımız bulunana kadar susmayacağız
2 Eylül’de Marmara Denizi’nde batan ve o günden beri haber alınamayan 9 denizcinin aileleri yaptıkları açıklamayla yetkililere, "yakınlarımızın naaşlarını çıkarın" çağrısı yaptı. Dernek kuran aileler, "Kayıplarımızı çıkarmak imkânsız değil" dedi
Fotoğraf: Evrensel
İstanbul – Marmara Denizi’nde 2 Eylül’de batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde bulunan ve kendilerinden hâlâ haber alınamayan 9 denizcinin aileleri, kazanın 25. gününde Silivri İskele Meydanı’nda bir araya geldi. Kazanın yaşandığı günden bu yana meydanda kurdukları çadırda yakınlarından gelecek bir haberi bekleyen aileler, arama-kurtarma çalışmalarının sürdürülmesini ve kayıp denizcilere ulaşılması için devletin sorumluluklarını yerine getirmesini istedi.
“Arkamızı dönüp gidelim mi?”
“Arkamızı dönüp gidelim mi, bizden bunu mu bekliyorsunuz?” diye soran aileler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulundu. Deniz Kazalarında Canlarını Kaybeden Aileler Platformu adına yapılan açıklamada “Bizim kayıplarımız istatistiklerden ibaret değildir” denildi. Aileler, her kaybın bir evlat, eş, baba, kardeş ve ailenin hayatı olduğuna vurgu yaparak “Haftalardır gelecek tek bir haberin umuduyla yaşıyoruz, geçen her gün belirsizlik, endişe ve acıyı büyütüyor” ifadelerine yer verildi.
“Planlama konusunda hiçbir bilgi yok”
5 Eylül’de gemi enkazının bulunmasının ardından mevcut kamu imkânlarının çıkarma çalışmaları için yeterli olmadığının kendilerine iletildiğini aktaran aileler “ARAS Salvage firmasıyla görüşüldüğü ve kayıp denizcilerin bulunabileceği yaşam mahalline erişim ile gerektiğinde bu bölümün ayrılarak kaldırılmasının değerlendirileceğinin bildirildi. Ama 12 Eylül’de yapılan toplantıda firma yetkilisi herhangi bir teknik veri sunmadan, gemi enkazının 720 metre derinlikte olmasını göstererek naaşlara ulaşmanın mümkün olmadığını söyledi” bilgisi verildi. 17 Eylül’de Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar ile yapılan toplantıda da bundan sonraki aşamaya ilişkin somut ve yazılı bir planın paylaşılmadığını söyleyen aileler, Bakanlığa gemideki mürettebata ulaşılması ve çıkarılması konusunda nasıl bir planlama yapıldığını sorduklarını aktardı. Aileler, aradan geçen süreye rağmen bu konuda kendilerine herhangi bir geri dönüş yapılmadığını belirtti.
“Örnekler var, imkansız değil”
Açıklamada enkazın bulunduğu 720 metre derinliğin, operasyonu teknik olarak güçleştirdiği ancak tek başına kesin bir imkânsızlık anlamına gelmediği vurgulanarak “2001 yılında Japonya’da Ehime Maru gemisinin yaklaşık 610 metre derinlikten, 2009’da Air France uçağının enkazından yaklaşık 4 bin metre derinlikteydi ve naaşların çıkarıldı. Ayrıca 2012’de Türk keşif uçağının enkazından 1260 metre derinlikte iki pilotun naaşına ulaşıldı” hatırlatması yapılarak ayrıntılı ve bağımsız mühendislik incelemesi yapılmadan ‘ulaşılamaz’ sonucuna varılmayacağı belirtildi.
Aileler imza kampanyası başlattı
Deniz tabanı ve zemin uzmanlarından oluşan bağımsız bir teknik heyet kurulmasını isteyen aileler, “Bugüne kadar bizimle ROV gözlem raporu, kesintisiz görüntü kayıtları, sonar verileri, üç boyutlu modelleme sonuçları ve enkazın yapısal durumu ile zemine gömülme miktarına ilişkin gerekçeli teknik rapor paylaşılmadı. Dayanağını göremediğimiz sözlü değerlendirmelerin yeterli değil. Biz kimseden imkânsızın vaat edilmesini istemiyoruz” ifadelerini kullanarak bağımsız incelemeler tamamlanmadan çalışmaların sonlandırılmaması çağrısında bulundu. Kazanın ardından Change.org üzerinden imza kampanyası başlattıklarını ve 10 aile olarak Deniz Kazalarında Canlarını Kaybeden Aileler Platformunu kurduklarını açıklayan aileler, kayıplarının akıbeti kesin olarak ortaya çıkana ve olay tüm yönleriyle aydınlatılana kadar hukuki ve demokratik zeminde mücadele edeceklerini söyledi. Açıklama, “Kayıplarımız bulunana kadar susmayacağız” sözleriyle sona erdi. (Evrensel)
Bayhan: Bakan ailelerin sorularını yanıtlamalı
Ailelerle görüşen Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, kayıp denizcilere ulaşılması için çalışmaların teknik gerekçelerle durdurulmaması ve araştırmaların genişletilmesi gerektiğini söyledi. Ailelerin bilirkişi raporuna itiraz ettiğini belirten Bayhan, Kıyı Emniyeti tarafından hazırlanan raporun tarafsızlığına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu, bağımsız bir kurum tarafından yeni bir rapor hazırlanması gerektiğini ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na ailelerin sorularını yanıtlaması çağrısı yapan Bayhan, 2 Eylül’deki kazanın ardından 5 Eylül’de verdiği soru önergesinin de hâlâ yanıtlanmadığını belirterek “Burada bir iş cinayeti yaşanmıştır” dedi.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et