Gianina’nın iki dünyası | 'The Diary of a Chambermaid': Sınıf, göç ve sömürü
Radu Jude’un Octave Mirbeau’nun romanından uyarladığı "The Diary of a Chambermaid", bir hizmetçinin Fransa’daki yaşamı üzerinden sınıf, göçmenlik ve sömürü ilişkilerini ele alıyor.
The Diary of a Chambermaid adlı filmden bir sahne.
Ezgi Oğraş
[email protected]
Radu Jude’un The Diary of a Chambermaid filmi, 14-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen 5. Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde, “Farklı Gözle Bakanlar” bölümünde gösterildi.
Sınıfsal mesafenin görünmeyen yüzü
Radu Jude’un Fransızca dilindeki ilk filmi olan The Diary of a Chambermaid, Octave Mirbeau’nun 1900 tarihli aynı adlı romanından bir uyarlama. Bunu da kendine özgü mizahıyla, insan ilişkilerinin absürt tınılarını yakalayarak ve klasik film dilinin dışına çıkarak yapıyor Radu Jude. Bordeaux’da üst sınıfa ait bir ailenin evinde çalışan, hem ev işlerini yapan hem de ailenin çocuğu Louen’le ilgilenen Romanyalı Gianina’nın Eylül ve Ocak arasındaki günlerini takip ediyoruz film boyunca. Romanya’daki annesine ve küçük kızına para göndermek için çalışıyor ve kızına duyduğu özlemle Noel tatilinde Romanya’ya gitmeyi bekliyor Gianina. Bu zaman aralığında ailesiyle yaptığı görüntülü telefon görüşmeleri aracılığıyla aralarındaki ilişkiye de şahit oluyoruz. Telefonda kaydedilen videolar ve yapılan görüşmeler üzerinden sinemadaki modern görüntü biçimleriyle Romanya ve Fransa arasındaki karşıtlığı, iki hayat arasındaki sınıfsal eşitsizliği görünür kılıyor film.
Gianina’nın hikâyeleri
Gianina’nın patronları Marguerite ve Pierre ile olan ilişkisi görünürde samimi ve sıcak bir tonda. Ancak çok geçmeden bunun sömürünün bir uzantısı olduğunu ve örtük biçimde sürdürüldüğünü anlıyoruz. Çiftin arkadaşlarının da dahil olduğu gösterişli akşam yemeklerinde Gianina’nın yaşantısı ve fikirleri, sohbetin küçük bir eğlence aracına dönüşüyor; gerçeklikten uzak bir meraktan öteye gitmiyor. Bu tutum, Gianina’nın Louen’e anlattığı Rumen hikâyeleri sonrasında çiftin tepkisinde de karşılık buluyor. Patronu Pierre, Gianina’nın hikâyelerini çok sevdiğini, ilginç bulduğunu ve Avrupa hikâyeleri arasında daha gerçek hissettirdiğini söylese de çocuklarının bu hikâyelerden duygusal olarak etkilenmesi ve ölüm üzerine düşünmeye başlaması Melanie’nin sert bir tepki vermesine neden oluyor. Çocuğun etkilenmemesi için Gianina’dan bu hikâyeleri anlatmamasını istiyor.
Söylem ile gerçeklik arasında
Hikâye meselesi üzerinden Avrupa’nın ahlaki ikiyüzlülüğünü, oryantalist ilginin varlığını ancak sorumluluk alınması gereken meselelerde nasıl kayıtsızlaştığına dair bir hiciv görüyoruz. Gianina’nın üniversite tiyatro topluluğunda yer alması da filmde bu iki farklı tutumun başka bir karşılığı. Göçmenlere yer açan bir toplulukta Romanyalı olarak yer alıyor ve sahne arkası ekibin konuşmalarında politik doğrucu sohbetlere, buna yönelik kaygının oyunu nasıl şekillendirdiğine dair tartışmalara şahit oluyoruz. Ancak keskin kurgu geçişleriyle gördüğümüz ev hayatında bu söylemlerin karşılık bulmadığı, politik tutumun sahne gösterisi gibi inşa edildiği anlaşılıyor.
Gianina’nın sahnedeki oyunculuk performansında, çalıştığı evdeki itaatkâr ve uyumlu hâlinin aksine arzularını gösteren ve kendisini özgürce ifade eden bir karakter görüyoruz. Tiyatro oyununda da hizmetçi rolünde olması, hikâyedeki paralellikle meta anlatıyı kuruyor. Film genel anlamda potansiyelinin altında kaldığına dair bir his uyandırıyor ancak ev, tiyatro ve telefon görüşmeleri arasında gidip gelen anlatı, farklı yaşamlar ve biçilen kimlikler arasındaki ayrımı görünür kılıyor. Değindiği meseleler hakkında söyleyeceklerini anlatım biçimiyle de kesiştiriyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et