25.09.2026 10:38 / Güncelleme: 16:26

10 Ekim Katliamı davası sona erdi: Duruşma 3 Aralık'a ertelendi

10 Ekim Gar Katliamı davasında firari sanıklara yönelik devam eden dosyanın duruşması bugün 4. kez değiştirilen mahkeme heyetiyle görüldü. Firari Sanık Ömer Deniz Dündar, bir önceki duruşmadaki ifadesini tekrarlarken, duruşma 3 Aralık'a ertelendi.

10 Ekim Katliamı davası sona erdi: Duruşma 3 Aralık'a ertelendi

Fotoğraf: Özcan Yaman

Nisa Sude Demirel
[email protected]


Ankara'da 103 kişinin yaşamını yitirdiği 10 Ekim Ankara Gar Katliamında, firari sanıklar yönünden devam eden dosyada duruşma bugün görülüyor. Ankara’ya ilişkin son hakim ve savcı atamasında heyetin değiştiği 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmada, kırmızı bültenle aranırken Suriye'de yakalanan firari sanık Ömer Deniz Dündar, ifadesine devam ediyor.

Duruşmayı katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanı sıra Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Yeni Parti Milletvekili Murat Emir, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve pek çok kitle örgütü temsilcisi izliyor.

Sanık Ömer Deniz Dündar, duruşmaya SEGBİS ile bağlandı.

Dava avukatları teşhis işleminin SEGBİS aracılığıyla yapılamayacağını belirterek bir sonraki duruşmada Dündar'ın duruşmaya getirilmesini talep etti.

“Kemeri yardım için tutmuşumdur” savunmasını tekrarladı

Kendisine 23 Haziran 2017'de Hatay'da ele geçirilen ve terör saldırısında kullanılması planlanan bir arabada bulunan patlayıcı kemerin üzerindeki parmak izleri soruldu. Dündar, “Arabanın üzerinde parmak izi olmasının imkansız olduğunu” iddia ederek o dönemde Suriye'de olduğunu söyledi. Dündar, patlayıcı kemer üzerindeki parmak izine ilişkin ise “yardım etmek için tutmuşumdur” savunmasını tekrarladı.

Dündar, bir önceki duruşmada verdiği ifadesinde de, “Abdulhaki kod adlı Ahmet Güneş, dini eğitimler veriyordu. Örgüt dışarıya göndereceği bombalı eğitimlerde görevliydi. Örgütte patlama eğitimini veriyordu Kendisinin evine misafir olduğum zaman tuttum kemeri. Parmak izim o şekilde ortaya çıkmış. Sadece tutmamı istedi, kendisi için olduğunu söyledi” yanıtını vermişti.

“Dosyayı bilmeyen bir heyetle ifade alındı”

Dündar'ın beyanlarının ardından müşteki avukatları söz aldı.

Dava avukatlarından Gülşah Kaya, mevcut heyetin dosyadaki dördüncü heyet olduğuna dikkat çekerek, “Bu sıralarda oturanlar izleyici değil. Katliamda çocuğunu, eşini, babasını kaybedenler; bazıları katliamın bizzat mağduru" dedi. 30 Haziran'da görülen bir önceki duruşmada geçici heyet olduğunu hatırlatan Kaya, “Katliamdan 11 sene sonra, Suriye'den gelen ve bu dosyanın önemli bir sanığının sorgusunu dosyayı bilmeyen bir heyetle yapmak zorunda kaldık” diye konuştu.

"Antep'te böyle bir örgütlenme nasıl gerçekleşebiliyor?”

Avukat İlke Işık da heyet değişikliğinin ardından taleplerini yeniden gerekçelendirme ihtiyacı duyduklarını söyledi. “2015 Türkiye’sinde olanların bugünü anlamak için gerekli olduğunu" vurgulayan Işık, 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından peş peşe gerçekleşen saldırıları hatırlattı.

Dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, Ümit Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu gibi isimlerin saldırıya ilişkin “bildikleri” olduğunu söylediklerini ancak mahkemeye çağrılma talebinin her defasında reddedildiğini ifade eden Işık, mülkiye müfettişlerinin raporunu da hatırlattı. Raporda Ankara Valiliğinin ve emniyetin bir saldırı gerçekleşeceğine dair istihbarata sahip olduğunun yer aldığının altını çizen Işık, “Ankara'da önlem almayan valilik, emniyet ve İçişleri Bakanlığı da sorumludur" dedi. Ayrıca raporun tam halini görme taleplerinin de defalarca reddedildiğini, tam haline eriştiklerinde ise raporun büyük çoğunluğunun sansürlendiğini ifade etti. IŞİD'in o dönem Antep'teki yoğunluğuna dikkat çeken ve Yunus Durmaz, Ahmet Güneş gibi isimleri hatırlatan Işık, “Antep'te böyle bir örgütlenme nasıl gerçekleşebiliyor?” diye sordu.

“Size absürt geliyor olabilir ama bu dosyada delil saklandı”

Dosyanın kendilerine 72 klasör olarak geldiğini, ancak daha sonra tayini çıkan savcıların odasından 8 klasör daha çıktığını anımsatan Işık, “Size absürt geliyor olabilir ama bu dosyada delil saklandı” dedi. Kamunun sorumluluğuna vurgu yapan Işık, Yakup Şahin'in Nizip'te bombalar için amonyum nitrat alırken gübreci tarafından ihbar edildiğini, ancak Antep Emniyetinin herhangi bir işlem uygulamadığını; avukatların talebi doğrultusunda dosyada açılan tek soruşturmanın Gaziantep Valiliği sorumluları hakkında olduğunu söyledi. Yargılamanın sadece IŞİD'lilerle sınırlı tutulamayacağını ifade ederek “10 Ekim kaosla, şiddetle, katliamla iktidarı almanın günü olarak tarihe geçti. Sadece IŞİD'lilerin yargılanması katliamın aydınlatılması için yeterli olamaz" diye konuştu.

“Canlı bomba ihtimali biliniyordu, Dündar sıradan bir üye değildi”

Avukat Eylem Sarıoğlu da sözlerine 2015 öncesinde Antep ve Adıyaman'da ailelerin çocuklarının IŞİD'e katıldığı yönündeki şikayetlerine rağmen müdahale edilmediğini hatırlatarak başladı. 2014'ün Ağustos ayında katliamın planlayıcısı Yunus Durmaz'ın ifade verdiğini de hatırlatan Sarıoğlu; katliam sonrasında canlı bombanın tespiti için Alagöz ailesinden sonra DNA istenen ilk ailenin Ömer Deniz Dündar'ın ailesi olduğunu anımsattı.

Sarıoğlu, “Canlı bomba olma ihtimali biliniyordu, Dündar sıradan bir üye değildi” dedi. Dündar'ın 2013'te Suriye'ye gittiğini; kendisini Yunus Durmaz'ın karşıladığını, eğitim gördüğünü ve Durmaz'ın ekibinde yer aldığını söyleyen Sarıoğlu, yeniden Dündar'ın yalnızca 'örgüt üyesi' olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

“Nasıl olur da dosyanın kilit sanığına ilişkin delilleri dosyada göremeyiz”

Dosyadaki diğer firari sanıklara da vurgu yapan Sarıoğlu, firari sanıklardan Cebrail Kaya'ya dair de Yunus Durmaz'la ilintisi ve onunla beraber tuttuğu pozisyona ilişkin tespitlere rağmen müdahale edilmediğini vurguladı.

Mustafa Delibaşlar ve Ahmet Güneş'in 2014'te Suriye'de bir infaz gerçekleştirdiğini, görüntülerin dosyada yer aldığını ve Cebrail Kaya'nın da görüldüğünü anımsatan Sarıoğlu; Kaya'nın ancak Suruç Katliamı sonrasında arandığını ifade etti. 10 Ekim Katliamı firari sanıklarından Savaş Yıldız'ın Adana ve Mersin'de gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin bulguların halen dosyaya iletilmediğini söyleyen Sarıoğlu, "Nasıl olur da bu dosyanın kilit sanıklarından birine ilişkin delilleri biz kendi dosyamızda göremeyiz?" diye sordu.

Savaş Yıldız'ın verdiği bir röportajda MİT'le pazarlık yaptıklarını söylediğini vurgulayan Sarıoğlu, pek çok IŞİD militanının benzeri söylemleri olduğunu hatırlatarak geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye getirilen 184 IŞİD'li arasında Savaş Yıldız dışında dosya sanıklarının olup olmadığını sordu.

"Polis memuru G.B'ye IŞİD'ten para transferi soruldu"

Avukatlar ayrıca IŞİD'in "Gaziantep emiri" olarak anılan ve katliamın planlamacısı olarak ismi geçen Yunus Durmaz tarafından, G.B. isimli polis memuruna para transferi yapıldığını söyleyerek polis memurunun bir sonraki duruşmaya çağırılmasını talep etti.

Ardından mahkemeye 13.30'a kadar ara verildi.

Özgür Özel: Sorumluluğu bulunan kamu görevlileri yargılanmalı

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Ara sırasında, duruşmayı izleyen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel basın açıklaması yaptı. Özel açıklamasında, AKP iktidarının 7 Haziran'da Meclis çoğunluğunu kazanamaması ardından Türkiye'de cehennemin yaşandığını, saldırıların önünün açıldığını hatırlattı.

Önemli iki hususun olduğunu vurgulayan Özel, dosyada zamanaşımı riski olduğunu hatırlatarak, Gar Katliamının insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve mahkemenin bunu kabul etmesi gerektiğini belirtti. Özel, "Zamanaşımı riski ortadan kaldırılmalı" dedi. 

Özel ayrıca, IŞİD üyesi olan ve sınırdan geçmemesi gereken kişilerin nasıl olur da sınırdan geçip, Antep'ten Ankara'nın göbeğine gelebildiğini sorguladı. Miting izninin günler öncesinden alındığını, hayatını kaybeden 104 kişinin üstleri aranarak, kimlik kontrolleriyle alana girdiğini anımsatan Özel, "Görevini kötüye kullananlar olmadan, bombayı patlatanların Ankara'nın göbeğine gelmesi mümkün değil" dedi ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğine dikkat çekti. 

Sanık "haberi olmadığı" iddialarını tekrarladı

Aranın sona ermesi ardından sanık Ömer Deniz Dündar yeniden söz aldı.

2013'te "Adıyaman grubu" ile beraber Suriye'ye geçtiğini, 2014'te yeniden Türkiye'ye ve ardından Suriye'ye geçerek IŞİD'e katıldığını söyledi. IŞİD'deki herkesin canlı bomba olduğunun bir algı olduğunu savunan Dündar, "Örgüt kimseye bunu dayatmaz, gönüllü olunur" dedi. Diyarbakır HDP Mitingi bombacısı Orhan Gönder'in de "canlı bomba değil bombaları yerleştiren kişi olduğunu" söyleyen Dündar; 2014-2026 arasında hiç Türkiye'ye gelmediğini iddia etti.

Katliamın tamamen Yunus Durmaz inisiyatifiyle gerçekleştirildiğini iddia eden Dündar, kendisinin bilgisi olmadığı yönünde beyanını yineledi.

Kendisinin insanlarla tanıştığı oyunları oynadığını reddeden Dündar, GSM numarasının ve üstünde kendi fotoğrafının olduğu kimliğin başkaları tarafından kullanıldığını iddia etti. Bir önceki duruşmada bahsettiği eylem planlarından, gerçekleşmeyeceği belli olduktan sonra haberdar olduklarını iddia eden Dündar, kendisinin sadece "yazılımcı" olduğunu öne sürdü.

Türkiye'ye getirilen IŞİD'lilerin bağlantısı sorulacak

Dündar'ın savunması ardından mahkeme heyeti karar için ara verdi.

Aranın ardından dava 3 Aralık 2026'ya ertelendi. Ömer Deniz Dündar'ın tutukluluğunun devamına karar veren heyet, geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye 184 IŞİD'li arasında dosyayla ilintisi olup olmayanların sorulmasına hükmetti. Heyet, Ömer Deniz Dündar'ın ilişkilerinin açığa çıkarılması dahil kalan bütün talepleri reddetti.

“Yargılamanın mevcut sanıklarla sınırlandırılmasını istemiyoruz”

Duruşma sonrası Avukatlar ve aileler açıklama yaptı. Açıklamada davanın avukatlarından Eylem Sarıoğlu, 10 Ekim Derneği Eşbaşkanı İshak Oruç, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan söz aldı.

fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel

fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel

Yeni bir heyetle yeni bir duruşma sürecine başladıklarına dikkat çeken Avukat Eylem Sarıoğlu, “Biz heyetin aslında Türkiye'nin en büyük katliamlarından birinin yargılamasını yaptığını, buradaki ailelerin adalete olan özleminin ne kadar yüksek olduğunu anlaması için kendimizi anlatmaya çalıştık. Ama maalesef mahkeme heyeti daha önceki heyetler gibi, bu davayı takip edenlerin bu davaya müdahil olduğunu anlamadan salonda bulunan herkesi izleyici olarak nitelendirdi. Biz bu bakış açısından kurtulmak için gerekli uyarıları yapmıştık” diye konuştu.

Hem usul hem de esas açısndan davanın nasıl ele alınması gerektiğine dair beyanlarını ayrıntılı olarak sunduklarını vurgulayan Sarıoğlu, “Taleplerimizin gerekçesini de anlatmak amacıyla bir dosya özeti yapmaya çalıştık. 11 yılın özetlenmesi tabii ki kolay değil, yüzlerce delilden bahsediyoruz. Ama en azından bizim dosyamızın esaslarından olan kamu sorumluluğunu, insanlığa karşı suçu ve şu anda firarilerin olduğu yargılama devam ettiğinden firarilerin pozisyonunun ne olduğuna ilişkin bir izahta bulunmaya çalıştık. Ancak ara karardan sonra gördük ki söylediklerimizin de anlattıklarımızın da heyette hiçbir karşılığı olmamış. Tüm taleplerimizi sadece IŞİD üyesi 184 kişinin akıbetini ve pozisyonunu sormak dışında tüm taleplerimizi ‘yargılamayı uzatmaya yönelik’ gerekçesiyle reddedildi. Biz hızlı karara varılan bir yargılama istemiyoruz. Çünkü niyetlerinin sadece orada oturan sanıklarla sınırlı bir yargılama olduğunun bilincindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz”

fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel

fotoğraf: Nisa Sude Demirel/Evrensel

Ardından söz alan 10 Ekim Derneği Eşbaşkanı İshak Oruç da taleplerin soruşturmanın genişletilmesi ve gerçek suçluların ortaya çıkarılması yani adaletin gerçek anlamda tesis edilmesi için önemli olduğuna vurgu yaptı. “Mehkeme heyeti, adaleti başka türlü anladığı için bütün taleplerimizi reddetti” diyen Oruç, “Adalet adı altında adaletsizliği, hukuk adı altında hukuksuzluğu, zulmü bize reva görüyorlar. Biz taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz. Firari sanıkların geri getirilmesi için, iade edilmesi için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz. 104 kişinin katledildiği bir katliam insanlığa karşı işlenmiş suç değilse biz neye insanlığa karşı işlenmiş suç diyeceğiz? Birkaç IŞİD'linin canı sıkıldığı için bu katliamı yapmadığını herkes biliyor. Başta devlet biliyor. Devletin kendi belgeleri var. Hepsini takip etmişler. Peki kamunun, devletin kimi kurumlarının bundan hiç mi bilgisi yok. Var tabii. Antep'ten Ankara'ya gelen iki canlı bomba ellerini kollarını sallayarak gelmedi” diyerek karara tepki gösterdi.

“Heyetler değişiyor ancak tek yapılan kamu sorumluluğunu ortadan kaldırmak”

10
Ekim Derneği Eşbaşkanı İshak Oruç

10 Ekim Derneği Eşbaşkanı İshak Oruç

İshak Oruç’un ardından söz alan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan da sözlerine, “Dönemin İçişleri Bakanının, dönemin Ankara Emniyet müdürünün, dönemin bürokratlarının hiç suçu yok mu? Antep Valisinden Antep Emniyet Müdürüne kadar hiç suçu yok mu?” diye sordu. Mahkemeler değişiyor, heyetler değişiyor ancak hepsinin yaptığı şey, kamunun sorumluluğunu ortadan kaldırmak ve oradan bir tuğlanın düşmesini engellemek. MİT’in ve devlet kurumlarının hepsinin Ankara'daki Gar Katliamında suçları ortaktır. Onlar bunu inkar etse de Türkiye halkı, işçileri emekçileri, onların IŞİD'e yol verdiklerini, Ankara'ya kadar getirdiklerini biliyor. Aslında nasıl bir yol izlediklerini geçmiş dönemdeki kararlarından tahmin ediyoruz. Asıl yargılamayı halkımızın vicdanında, halkımızın adalet arayışında yapacağız. Bu davanın takipçisi olmaya, bütün katliamların hesabını sormaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
25.09.2026 16:08

En güçlü pasaportlar belli oldu: Türkiye kaç ülkeye vizesiz seyahat edebiliyor?

Passport Reports araştırmasının son sonuçlarına göre Türkiye, 121 mobilite puanıyla dünya pasaport sıralamasında 81'inci sırada yer aldı. Türk pasaportu sahipleri 71 ülkeye vizesiz seyahat edebiliyor.

En güçlü pasaportlar belli oldu: Türkiye kaç ülkeye vizesiz seyahat edebiliyor?

Fotoğraf: Pixabay

25.09.2026 12:41

Pusula Holding soruşturmasında 6 kişi gözaltına alındı

Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Pusula Holding kapalı fon sisteminde hesabı bulunan ve daha önce haklarında adli işlem yapılmayan 7 şüpheli hakkında operasyon düzenlendi.

Pusula Holding soruşturmasında 6 kişi gözaltına alındı
25.09.2026 05:56

BM'de boş koltuklara konuşan Netanyahu'ya Filistinli milletvekilinden ironi: Salondan gönüllü göç

Filistin asıllı milletvekili Ahmet Tibi, BM Genel Kurulunda neredeyse boş koltuklara konuşan Netanyahu'yu "Salondan gönüllü göç, Netanyahu için bir uluslararası başarı daha" sözleriyle tiye aldı.

BM'de boş koltuklara konuşan Netanyahu'ya Filistinli milletvekilinden ironi: Salondan gönüllü göç

Fotoğraf: Mehmet Eser/AA

25.09.2026 14:43

Espressolab’ın yüzde 70'i Abu Dabi merkezli Mair Group’a

Türkiye’de kurulan ve yurt dışında hızla büyüyen Espressolab’ın sahibi Eslab’ın yüzde 70’inin Abu Dabi merkezli Mair Group'a satılması için anlaşma imzalandı. İşlemin tamamlanmasıyla şirketin kontrolü Mair Group'a geçecek.

Espressolab’ın yüzde 70'i Abu Dabi merkezli Mair Group’a
25.09.2026 14:40

Aile Dayanışma Ağı 46’ncı kez buluştu: 'Herkes için adalet istiyoruz'

Aile Dayanışma Ağı’nın Saraçhane’deki 46’ncı buluşmasında konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, tutukluluklara tepki göstererek, “Kim olursa olsun, herkes için hukuk. Kim olursa olsun, herkes için adalet” dedi.

Aile Dayanışma Ağı 46’ncı kez buluştu: “Herkes için adalet istiyoruz”

Fotoğraf: ANKA

25.09.2026 15:17

Yasa dışı sorgu paneline operasyon: 101 milyon kimlik bilgisi, 118 milyon cep numarası sorgulanmış

“Dragon Hacker” isimli yasa dışı sorgu panelinin sunucusunda 101 milyon kimlik bilgisi ile 118 milyon GSM numarası-T.C. kimlik numarası eşleşmesi tespit edildi. İstanbul ve Diyarbakır’daki operasyonlarda 2 kişi gözaltına alındı.

Yasa dışı sorgu paneline operasyon: 101 milyon kimlik bilgisi, 118 milyon cep numarası sorgulanmış

Fotoğraf: Pexels

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!