Yapay zekanın görünmeyen iklim faturası: Fosil yakıt üretimini besliyor
Yapay zekanın iklim üzerindeki etkisi yalnızca veri merkezlerinin enerji tüketimiyle sınırlı değil. Araştırmalar, fosil yakıt üretiminde kullanılan yapay zekanın veri merkezlerinden kaynaklanan emisyonların 13 katına kadar çıkabileceğini gösteriyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte artan elektrik tüketimi iklim tartışmalarının merkezinde yer buluyor. Düzenlenecek iklim zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye de bu konuyu COP31 gündeminin öncelikli maddeleri arasına alacağını duyurdu.
New York İklim Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, hükümetlerin yapay zekaya yönelik kurallar geliştirmesi ve artan enerji ihtiyacını açıkça ele alması gerektiğini ifade etti. Murat Kurum ayrıca önümüzdeki haftalarda 2026 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü metninin kamuoyuna açıklanacağını ve “Yapay Zeka Destekli Temiz Teknolojiler Girişimi” kurularak “temiz teknoloji projeleri”nin yatırımcılarla buluşturulacağını aktardı.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Fosil yakıt sektöründe teknoloji kullanımı emisyonları artırıyor
Gözler ağırlıklı olarak veri merkezlerinin enerji tüketimine çevrilmişken, Ağustos ayında NJP Climate Action dergisinde yayımlanan bilimsel bir çalışma meselenin farklı bir boyutunu sergiliyor. Araştırma sonuçları, yapay zekanın iklim üzerindeki temel etkisinin ne kadar elektrik harcadığından ziyade hangi amaçlarla kullanıldığına bağlı olduğunu gösteriyor. Çalışma kapsamında incelenen 64 farklı senaryo, gerekli yasal düzenlemeler yapılmadığı takdirde yapay zekanın küresel emisyonları azaltmak yerine belirgin bir biçimde artıracağını kanıtlıyor. Emisyonlarda düşüş sağlanması ise sadece yapay zekanın fosil yakıt üretiminde kullanılmadığı senaryolarda gerçekleşebiliyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Veri merkezlerinden 13 kat daha fazla emisyon faturası
Araştırmada yer alan bulgular, yapay zekanın fosil yakıt sektöründe kullanılmasının veri merkezlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan emisyonlardan 13 kata kadar daha fazla emisyona yol açabileceğine işaret ediyor. Fosil yakıt çıkarılması ve arama süreçlerinde maliyetleri düşüren yapay zeka, ekonomik olarak işletilebilir kaynak miktarını artırıyor. Örneğin Microsoft şirketinin Exxon ve Chevron ile gerçekleştirdiği teknoloji işbirlikleri günde sırasıyla 50 bin ve 400 bin varil ek fosil yakıt üretimini mümkün kılıyor. Yalnızca bu iki anlaşmanın yol açtığı emisyon artışı, teknoloji devinin veri merkezleri dahil tüm operasyonel karbon ayak izinin yüzde 300'ünden fazlasına denk geliyor. Sektörel veriler ise petrol ve gaz arama şirketlerinin yüzde 44'ünün keşif aşamalarında şimdiden bu teknolojiden faydalandığını sergiliyor.
Holly Alpine
Sadece enerjiye değil kullanım amacına odaklanma zamanı
Stanford Üniversitesi McCoy Aile ve Yol Açılan Emisyonlar Kampanyası Direktörü Holly Alpine, Türkiye'nin açıkladığı yapay zeka adımlarını değerlendirirken veri merkezlerinde şeffaflık arayışının ve temiz teknoloji yatırımlarının olumlu nitelik taşıdığını dile getiriyor. Buna karşın Holly Alpine, yapay zekanın günümüzde daha çok fosil yakıt üretimini artırmak amacıyla kullanıldığı gerçeğinin gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguluyor. Süreçlerin sadece enerji tüketimi boyutuna odaklanmanın resmin yarısını kaçırmak anlamına geldiğini belirten Holly Alpine, yapay zekanın COP31 kapsamında inandırıcı şekilde ele alınabilmesi için teknolojinin ne amaçla kullanıldığını da kapsayan bütüncül bir iklim yönetişiminin şart olduğunu kaydediyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et