Okul saldırısını değerlendiren liseliler: 'Tedbirleri güvenlikten çok bizi kısıtlamaya yönelik'
Okul saldırılarının endişelerini taşıyan liseliler, güvenlik adı altındaki tedbirlerin daha çok kendilerini kısıtlamaya yönelik olmasını eleştiriyor. Öğrenciler, "Kıyafetimize karışanlar silahla geleni fark edemiyor" diyor.
Fotoğraf: Feliphe Schiarolli/Unsplash
İstanbul- Manisa Turgutlu’da bu hafta okula yönelik silahlı saldırı Sancaktepe’deki liseli gençlerin de gündeminde. Saldırıdan bir gün önce 7 bakanlığın ortaklığına imzalana "Okul Güvenliği için İşbirliği" protokolünün işlevsizliği de öğrenciler tarafından tartışılıyor.
‘Kıyafetimize karışanlar silahla geleni fark edemiyor’
Sancaktepe'deki liseliler, alınan tedbirlerin yetersiz olduğu görüşünde. Mehmetçik Anadolu Lisesi’nden 10'uncu sınıf öğrencisi, alınan önlemleri yeterli bulmadığını belirterek “Cebimize koyduğumuz dudak nemlendiricisi alınıp ceza veriliyor. Sırf siyah değil de koyu gri eşofman giydik diye okula sokulmuyoruz. Ama okula boyu kadar tüfekle, silahla girmeye çalışanlar fark edilmiyor. Bunu aklım almıyor” dedi. 12'inci sınıf öğrencisi ise "Bu olaylar ancak birine zarar geldiği zaman konuşuluyor, ardından unutuluyor. Kimse sabahın köründe geldiği okulda canından olmak istemez" diye konuştu.
Öğrenciler idarenin ve bakanlığın tedbirlerinin öğrencileri kısıtlamak üzerine kurulu olmasına tepki gösteriyor. 10'uncu sınıf öğrencisi "Her sabah evden çıkarken 'İnşallah sağ salim eve dönerim' diye dua ediyorum” ifadelerini kullanarak “Bizim canımız oyuncak değil hayalleri olan öğrenciler mezarda değil, okul sıralarında olmalı. Ben geceleri korkudan ağlıyorum" sözleriyle yaşadığı endişeyi paylaştı.
Tuvaletlerde sabun bile yokken...
Liseli öğrenciler bir yandan da okullardaki fiziki yetersizliklere dikkat çekiyor. Okul tuvaletlerine sabun koyamayan bir sistemde can derdine düştüklerini anlatan öğrenciler “Artık hedefimiz iyi bir eğitim hayatı değil, sadece hayatta kalmak" diyor.
‘Sadece kapıdaki güvenlikle sorun çözülmez’
Sarıgazi Anadolu Lisesi’nden bir öğrenci, şiddetin yalnızca kapıdaki güvenlik görevlisi sayısının artırılmasını çözülemeyeceğini düşündüğünü dile getirerek “Asıl olarak psikolojik danışmanlık ve rehberlik servisleri aktif çalışmalı, öğrencilerin gelişimini yakından takip edilmeli ve akran zorbalığının önüne geçilmesi gerekiyor. Bu tarz saldırılara yönelen bireylerin davranışlarının, daha öncesinde öğretmenlere zaten açık sinyaller verdiğini düşünüyorum. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı ve okul yönetimlerinin öğrencileri tamamen ruhsuz, mekanik birer robot gibi yetiştirmeye odaklanan eğitim anlayışının da bu tablonun ortaya çıkmasında büyük bir payı var. Şiddeti önlemenin yolu öğrencilerin okul sonrasındaki yaşamına ve geleceğine umut olabilmekten geçiyor” dedi.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et