İBB davasında 87.gün: Mahir Polat'tan 'sistem' yanıtı
İBB davası kapsamında havalimanında gözaltına alınarak Silivri’ye getirilen eski TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in oğlu Mithat Sinan Bolak, mahkemedeki savunmasında hakkındaki suçlamaları reddetti.
Görsel: Google Gemini Al
Dilan Temiz
[email protected]
İstanbul-Görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davasında 2. celsenin 23. duruşması Silivri'de görülüyor. Saat 11:43 sularında başlayan davada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
İBB soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan eski TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in oğlu Mithat Sinan Bolak İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmasının ardından davaya getirildi.
Dava ilk olarak Bolak’ın savunmasıyla başladı. İBB'ye Dış İlişkiler için başvurduğunu, profesyonel yeterliliği nedeniyle Kültür A.Ş.'den teklif geldiğini ifade eden Bolak, "Bir süre düşündüm. Tereddüdümün nedeni daha önce kamu kurumlarıyla hiç çalışmamış olmamdı" dedi. Eski Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürü olan Bolak, amacının hiçbir zaman maaş ve yan hak olmadığını ifade etti.
“Görev yaptığım döneme ilişkin hakkımda suçlama yok”
Görevini 3 ay boyunca vekil olarak yürüttüğünü ve açılan davanın da vekaleten görev yaptığı döneme denk geldiğini ifade eden Bolak, asıl görevinin Kültür Etkinlikleri Müdürü olduğunu, bu görevi yaptığı döneme ilişkin hakkında bir suçlamanın bulunmadığını söyledi.
Davadan 2 yıl önce geçici olarak yurtdışına taşındığını ifade eden Bolak, tüm bilgilerini de konsolosluk ve E - Devlet üzerinden güncellediğini, eski telefonundan kendisine ulaşılmaya çalışıldığını ancak kullanımda olmadığı için ulaşılamadığını belirtti. Bolak, "Suçlandığım eylemde yer alan sözleşmelerde imzam bulunmuyor. Suçlamalara ilişkin bağlantıma dair somut bir delil yok. Kimseden rüşvet almadım" dedi.
Bolak'ın savunmasının ardından mahkeme başkanı hakkındaki yakalama kararının kaldırıldığını söyledi.
Mahkeme başkanına "kanunun zorlaması var" yanıtı
Ardından konuşan Reklamcı İnan Boztaş, şirketinin aldığı hiçbir ihalede usulsüz bir teklif verilmediğini belirterek, "İhalelere katılan sanık olarak anılmayan diğer firma şirketlerinden hiçbir farkım yoktur" dedi.
Mahkeme başkanı, "Eğer para ödenmezse, izin ve iş verilmiyordu şeklinde beyanınız var. Size herhangi bir zorluk çıkarıldı mı?" diye sordu. Boztaş, "Burada zorlama varsa kamunun zorlaması var, kişilerin değil" yanıtını verdi.
"Savcıya bildiklerimi anlattım, tahliye oldum"
Oyuncu ve yapımcı Hamit Serkan Balbal da davada savunmasını yaptı. Etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki ile birlikte para kaçırmak ve Kapki’nin kasası olmakla suçlanan Balbal, hakkındaki suçlamaları reddetti. 2019’dan sonra Kapki ile ticari faaliyetinin bulunmadığını söyleyerek, Kapki’den 2024 sonunda bir gayrimenkul aldığını belirttti.
Balbal, bunun borç-alacak ilişkisinden kaynaklandığını söyleyerek “Mal kaçırmak veya aklamak amacıyla yapılmış bir işlem değildir" dedi. Tutuklanıp 3 ay cezaevinde kaldığını ifade eden Balbal, "Savcıya bildiklerimi daha net anlattım ve tahliye oldum" dedi. Balbal, Murat Kapki'yle yakın dost olduklarını ama hayatının hiçbir döneminde İBB ile iş yapmadığını ifade etti.
Ekrem İmamoğlu'ndan Mahir Polat'a sorular
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ise savunmasında "20 yıldır doğru düzgün tatil yapmamış, Anadolu'yu köşe bucak gezmiş, akademi çalışmalarını Türkiye'nin bir parçası görmüş bir kişiyim" dedi. Restorasyonlar sırasında çok geniş reklam alanları elde ettiklerini ve çalışmalarının çok merkezi noktalarda olduğunu ifade eden Polat, "Çıkar sağlamak gibi bir niyetimiz olsaydı bu alanlarda reklamla ilgili işlem yapardık" diye konuştu.
Mahir Polat'ın sorgusunda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu "2019'dan bu yana kendinizi baskı ve vesayet altında yaşadınız mı? Bir suç örgütü, 'Sistem' gibi hususları yaşadınız mı?" diye sordu. Polat, "Kesinlikle böyle bir şey olmamıştır. Bizim çalışma metodumuzda liyakatin yeri olmuştur. En ufak bir talimat olmamıştır" diye yanıtladı.
İmamoğlu'nun sorduğu sorulara Mahir Polat'ın yanıtları şöyle oldu:
Ekrem İmamoğlu: Kendinizi vesayet altında ya da bir baskı altında, yani bir işi yaparken acaba "o ne der, bu ne der" başta ben olmak üzere herhangi bir vesayet sistemi ya da bu iddianamede geçen bir sistem ya da bir suç örgütü gibi hususları yaşadınız mı ya da siz özgün yeteneklerinizle burada yaratıcılığınızla, koruyuculuğunuzla, birikimlerinizle geliştirdiğiniz, masaları genişlettiğiniz bir ortamla mı iş yaptınız?
Mahir Polat: Başkanım, kesinlikle olmamıştır. Bizim çalışma metodumuzda her zaman bilginin, liyakatin, daha da önemlisi bir alana ilişkin uzmanlığın özel bir yeri ve pozisyonu olmuştur. Bu bakımdan çalışmalarımızı yaparken fikir geliştirmek, alana ilişkin özgün bilgiden faydalanmak ve onun çalışmasını yaparken, ana omurgasını olgunlaştırmadan tartışmaya açmayan bir idarecilik yapmış geçmişim var. Bu bakımdan böyle bir talimatla, bir başka türlü süreç olmamıştır. Fakat kentte çalışıyoruz ve bunun tabii ki doğal sonucu olarak bazı vizyoner projelerin yapılması, başta başkanlığın ve sonra da diğer birimlerin değerlendirmesine ve iş birliğine tabidir.
Benim çalıştığım alanlarda daha çok emek yükünü verdiğim konu malumdur. Ben kültür, miras ve tarihi alanlarda, özellikle bunun Türkiye'nin manevi değerleri üzerinde çalışmış birisiyim. Bu konuları her zaman derinliğine çalışmak ve önemini ilk önce çalışıp önünüze getirmek gibi bir yükümlülüğümüz doğal olarak vardır. Ben, çalışmam süresince bunu hep aynı şekilde işlettim. Sadece sizinle değil Başkanım, Türkiye'de kamu idaresinde çalışmayan, fakat konusunun uzmanı olan, tarih çalışan, entelektüel olarak mimarlık çalışan, estetik çalışan, partili partisiz hangi partiden olduğunun hiç önemi olmayan, hangi dünya görüşünden olduğunun hiç önemi olmayan, tabii ki en azından çalıştığın yerin ahlakı, yani alanın ahlakı ve fikriyle, bugünün konularını değil 1000 yıllık bir medeniyetin konularını çalışacak şekilde herkesle görüştüğümüz, herkesin de proje getirdiği, beraber geliştirmeye çalıştığımız bir yönetim anlayışı oldu. Bunun dışında söyleyebileceğim, bahsettiğiniz gibi bir tutum hiçbir zaman yaşamadık. Böyle bir durum yoktur.
Ekrem İmamoğlu: Görev yaptığınız sürece "Şu reklamlarını indirmeyin" ya da "Şunları kaldırın" diye ben veya herhangi bir başka kişilikten böyle bir talimat ya da böyle bir hüküm, yani bir vesayet altında bir süreç yaşadınız mı?
Mahir Polat: Yok Başkanım. Çok net olarak söyleyeyim, Kentsel Tasarım Müdürlüğü’nde aldığımız bu tür kararlar, yönetmelik ve komisyon kararları ekseninde ve bizim kente bakışımızın vizyonel çerçevesinde verilmiş kararlardır. Bu konuda hiçbir yöneticiden, hiç başka türlü kimseden en ufak bir görüşme, konu odaklı, hiçbir dosyanın sahibinin, başvuran kişinin kim olduğunu bile bilmediğim bir icra yapmışızdır. Zaten onun dışında bizim ahlak ve temel ilkelerimize yakışmaz. Bugün bile dediğim gibi hiçbirisini tanımadığı insanlar... Söylediğiniz gibi en ufak bir talimat ya da bir tek bir konuya ilişkin tek bir değerlendirme bile olmamıştır.
Mithat Sinan Bolak nasıl gözaltına alınmıştı?
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu davada ifade vermeye gelmeyen beş kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı. Hakkında yakalama kararı verilenler arasında eski Türkiye Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner’in oğlu Mithat Sinan Bolak da bulunuyor. Kararı avukatları aracılığıyla öğrendiğini belirten Bolak, yurt dışında yaşadığı için kendisine ulaşılamadığını söyledi. Bolak, yargı sürecinden kaçmadığını belirterek en kısa sürede Türkiye’ye gelip ifade vereceğini ifade etmişti. İddianamede Bolak’a, Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü görevini yürüttüğü döneme ilişkin olarak “İBB reklam izinleri karşılığında muvazaalı sözleşmelerle rüşvet alınması ve suç gelirlerinin aklanması” suçlamaları yöneltiliyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et