33. Musa Anter Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu: Hakikatin kalemi yerde kalmadı
33. Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu. Ailelerin ve gazetecilerin adalet ve barış mesajı verdiği törende, Filiz Gazi ve Özlem Temena'nın gazetemizde yayımlanan haberleri Türkçe Haber dalında birincilik ödülünü aldı.
Fotoğraf: MA
Diyarbakır – Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) tarafından bu yıl 33’üncüsü düzenlenen ödül töreni, ÇandAmed Kongre Merkezinde yapıldı. Katledilen gazetecilerin aileleri, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda gazetecinin katıldığı tören, yaşamını yitiren basın emekçileri için yapılan saygı duruşuyla başladı. Törende söz alan DFG Eş Başkanı Kesira Önel, özgür basın geleneğinin sansür, tutuklama ve faili meçhullere rağmen direnişle taçlandığını vurgulayarak, barış dilinin ve medyadaki baskıların son bulmasının önemine dikkat çekti. Gecede Musa Anter’in oğlu Dicle Anter’in yanı sıra, YRA (Özgür Basın Birliği) ve DİSK Basın-İş'in dayanışma mesajları da okundu.
“Gerçeği yazmaktan barış istemekten vazgeçmemeli”
Törende söz alan gazeteci Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, Musa Anter'in gerçeği yazmanın bedelini hayatıyla ödediğini belirterek, "O sadece barış istediği için katledildi. Kardeşim Metin de sadece görevini yapıyordu, haber alma hakkımızı savunuyordu. Musa Anter susturulmak istendiği her an yazmaya, barış istemeye devam etti. Ardılları bugün onun düşünü büyütüyor. Gerçeği yazmaktan, barış istemekten asla vazgeçmemeli" ifadelerini kullandı.
Rojava’da Cihan Bilgin’le birlikte katledilen Nazım Daştan’ın babası Mehmet Ali Daştan ise sahneye çıkarak “Bir söz verdik, dünya üzerimize gelse altından kalkarız. Apê Musa ve Özgür Basın kahramanları onurumuzdur" dedi.
Namık Tarancı’nın eşi Derman Tarancı da törene gönderdiği mesajda, "O en karanlık günlerde dahi susmayan, kalemini halkın ve hakikatin hizmetine sunan tüm gazetecilere selam olsun. Hiç eksilmeyen öfkemiz ve inancımızla bir kez daha haykırıyoruz: Unutmadık!" sözleriyle seslendi.
“Rojin için adalet”
Kürtçe Haber dalında birincilik ödülü Ajansa Welat’tan Nedim Oruç’a, mansiyon ödülü ise Heval Önkol’a verildi. Fotoğraf dalında birincilik ödülünü "Yitirilenlerin Işığında" fotoğrafıyla Ardıl Batmaz alırken, mansiyon ödülü "Rojin İçin Adalet" karesiyle Dokuz8 Haber’den Sultan Kılıç’a verildi.
Kılıç, ödülünü kısa süre önce yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş’ten aldı. Baba Kabaiş, "Rojin’i üniversiteye teslim ettik, sahip çıkmadılar. Biz gerçeğin peşini bırakmayacağız" derken, salonda uzun süre "Rojin için adalet" sloganları atıldı. Video haber dalında ise birincilik ödülü, "Bir mezar taşı peşinden 88 yaşında Strazburg’tan Cûdî’ye" haberiyle Mezopotamya Ajansı'ndan Emrullah Acar’a verildi.
Türkçe Haber Ödülü Evrensel'e
Türkçe Haber dalında birincilik ödülü gazetemizde yayımlanan"Fabrikalarda Uzuv Kayıplı Kaza Gerçeği" haberiyle Filiz Gazi ve Özlem Temena’ya verildi. Ödülü Musa Anter’in çocukları Rahşan ve Dicle Anter’den alan Özlem Temena, bu anlamlı ödülü barış mücadelesinde yaşamını yitiren gazetecilere ve iş cinayetlerinde katledilen işçilere adadı. Törene katılamayan Filiz Gazi ise gönderdiği mesajda ödülünü; "Çalıştığı atölyede kendini yapayalnız hisseden MESEM öğrencisine; çocukları uyurken vardiyaya giden işçiye; penceresiz atölyelerde sigortasız, güvencesiz çalışan kadınlara, hayatlarını kazanırken hayatlarından eksilen herkese" atfetti.
Aynı dalda ikincilik ödülü "Kürdün Dağı Taşı Yağmalanıyor" haberiyle Yeni Yaşam Gazetesi’nden Reyhan Hacıoğlu’na, üçüncülük ödülü ise "Trans Kadın Öğretmen Zoe Hedef Gösterildi" haberiyle Bianet’ten Tuğçe Yılmaz’a verildi. Jüri Özel Ödülü'nü Express’ten İrfan Aktan alırken, Karikatür Ödülü Ereğli Cezaevi’nde tutuklu bulunan 30 yıllık mahpus Mahmut Ulusan’a verildi.
"Özgür basın başkaldırıdır"
Hüseyin Aykol Basın Özgürlüğü Ödülü bu yıl, mücadelede yakınlarını kaybeden aileler adına MEBYA-DER’e verildi. Ödülü Hüseyin Aykol’un eşi Nuray Çevirmen Aykol’dan alan Barış Annesi Menice Yeni, "Musa Anter’in kalemi yerde kalmadı. Özgür Basın başkaldırdı, 'Biz varız, buradayız' dedi. Yazarları katlederek bizi sessizleştireceklerini sandılar ama biz sessiz kalmadık" diye konuştu. Nuray Çevirmen Aykol da eşi Hüseyin Aykol'un halkın kalbinde sonsuza kadar yaşayacağını dile getirdi. Törende ayrıca Özgür Basın'ın mücadelesini anlatan bir sinevizyon gösterimi de yapıldı.
Tören, hep bir ağızdan atılan "Özgür Basın susturulamaz" sloganlarıyla sona erdi.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et