Muğla eğitim sendikaları güvenli okul için somut adım istedi
Muğla'da Eğitim Sen ve Eğitim-İş şubeleri, Manisa Turgutlu'da okul saldırısı ile ilgili yaptıkları açıklamada, okul güvenliğinin polisiye önlemlerle sınırlandırılamayacağını belirterek koruyucu ve kamusal mekanizmaların güçlendirilmesini istedi.
Fotoğraf: Övgü Yıldız/Evrensel
Muğla – Eğitim Sen Muğla Şubesi ile Eğitim-İş Muğla Şubesi, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin Muğla Sınırsızlık Meydanı'nda bugün saat 18.00'de basın açıklaması yaptı. Açıklamaları Eğitim Sen Muğla Şube Başkanı Nilüfer Enginsu ile Eğitim-İş Muğla Şube Başkanı Serdar Sargın okudu. İki sendika da yaralı öğrencilere acil şifa dilerken, şiddetin münferit bir olay olarak ele alınamayacağını vurguladı.
Enginsu önleyici ve sosyal destek istedi
Enginsu, okullarda artan şiddetin eğitim sistemindeki yapısal sorunlar, toplumsal şiddet ortamı ve öğrencilerin güvenliğini gözetmeyen ihmallerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Millî Eğitim Bakanlığının önlük ve öğretmenlerin giyimi gibi şekilci gündemlere yoğunlaştığını belirten Enginsu, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını koruyacak somut adımların gecikmeden atılmasını istedi. Enginsu, “Okullarda şiddeti sona erdirecek somut adımlar acilen atılmalıdır” dedi.
Çözümün okulları denetim ve güvenlik alanlarına çevirmek olmadığını dile getiren Enginsu, psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri ile sosyal hizmet uzmanlarının eğitim sürecinin merkezine alınmasını istedi. Personel görevlendirmesinin yalnızca kontenjan sayılarına değil, okulların bulunduğu çevrenin sosyoekonomik koşullarına, öğrencilerin ihtiyaçlarına ve somut risklere göre planlanması gerektiğini söyledi.
Enginsu, kalabalık sınıfların öğrenciler ve eğitim emekçileri için sağlıklı ve güvenli bir okul ortamı kurulmasını zorlaştırdığını belirtti. Müfredatın sınava dayalı eleme ve yarıştırma anlayışından çıkarılması gerektiğini söyleyen Enginsu, kültür, sanat ve spor etkinliklerinin okul yaşamında daha geniş yer bulmasını istedi. Öğrencileri potansiyel suç öznesi olarak gören güvenlikçi yaklaşımların okulun demokratik dokusuna zarar verdiğini ifade etti. Öğrencilerin sosyal, duygusal ve pedagojik ihtiyaçlarına yanıt verecek önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Sargın protokol sahada karşılık bulmalı dedi
Sargın ise saldırının gerçekleştiği okulun birinci derece riskli olarak değerlendirildiğini belirterek, bu riskin gerektirdiği tedbirlerin neden alınmadığını sordu. Geçen eğitim öğretim yılında yaşanan saldırıların ardından yaz tatilinin eksiklerin giderilmesi için kullanılabileceğini söyleyen Sargın, okullar açıldıktan sonra yedi bakanlığın güvenlik protokolü imzaladığını hatırlattı. Sargın'ın aktardığına göre saldırı, protokol açıklamasından yaklaşık 15 saat sonra meydana geldi. “Protokol ancak sahada karşılığı varsa anlamlıdır” diyen Sargın, imzacı bakanlıkların kendi görev alanlarında hesap vermesini istedi.
Sargın, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen çocuğun örgün eğitimden kopuş sürecinin de incelenmesi gerektiğini söyledi. Devamsızlığı artan, okuluyla bağı zayıflayan veya davranışlarında ciddi değişiklikler görülen çocuklara ulaşacak bir erken uyarı sistemi kurulmasını isteyen Sargın, okul, aile, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik birimleri arasında işleyen bir koordinasyon bulunmadığını savundu. Bireysel silahlanmanın yarattığı tehlikeye de işaret eden Sargın, bir çocuğun ateşli silaha nasıl ulaşabildiğinin yanıtlanması gerektiğini belirtti.
Çocukların eğitimden uzaklaşmasının kamunun sorumluluğu olduğunu belirten Sargın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının devamsızlık ve okuldan kopuş karşısında birlikte hareket etmesini istedi. Risk altındaki çocukların ailelerine olaydan önce ulaşacak bir destek sistemi kurulmasını isteyen Sargın, kurumların sorumluluğu birbirine bırakmaması gerektiğini vurguladı. Yaralanan öğrenciler ile ailelerinin, arkadaşlarının ve öğretmenlerinin yaşadığı korku ve travmanın izlenmesi çağrısı yaptı.
Ortak talepler rehberlik sosyal hizmet ve kamusal sorumluluk
İki açıklamada da güvenli okulun yalnızca okul kapısındaki güvenlik görevlisiyle sağlanamayacağı vurgulandı. Sendikalar; yeterli sayıda PDR uzmanı, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanı istihdam edilmesini, çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesini, kalabalık sınıfların azaltılmasını ve ikili eğitimin sona erdirilmesini talep etti. Öğrencilerin ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp çalışmalarına erişmesi, zorbalık ve sosyal dışlanmayla mücadele programlarının yaygınlaştırılması ve çocukların okula aidiyetinin güçlendirilmesi de ortak talepler arasında yer aldı.
Enginsu, önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesiyle demokratik bir okul iklimi kurulabileceğini söyledi. Sargın ise risk altındaki çocukları olay yaşanmadan belirleyecek güçlü bir çocuk koruma sisteminin oluşturulmasını istedi. Eğitim-İş'in “Güvenli Okul Sağlıklı Eğitim” talebiyle üç gün boyunca siyah giyip kokart taktıklarını belirten Sargın, sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
Sendika başkanları, hiçbir ailenin çocuğunu okula gönderirken silahlı şiddet kaygısı yaşamaması gerektiğini belirterek kamu kurumlarını sorumluluk almaya çağırdı. Enginsu yeni saldırıları önleyecek tedbirlerin gecikmeden alınmasını isterken, Sargın sorumlulara “istifa” çağrısı yaptı. İki sendika da çocukların hem şiddetin mağduru hem de faili olmasını önleyecek bütünlüklü kamusal politikaların hayata geçirilmesini talep etti.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et