İBB davasında 86'ncı gün: Duruşma UYAP'ta yaşanan sorun nedeniyle sona erdi
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 436 sanıklı İBB davasının ikinci celsesinde 22. gün başladı. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam edecek.
Fotoğraf: Evrensel
Tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 436 sanıklı İBB davasının ikinci celsesinde 22. gün başladı. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları, sorguları ve avukatlarının beyanları bugün de devam edecek.
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk gelen isim Mehmet Karataş oldu. Karataş, 30 yılı aşkın süredir inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini ve kamu projelerinde çalıştığını belirtti.
''Adı geçenleri tanımıyorum'
Tutuklu İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar, Mehmet Karataş’a “İhale sürecinde benim sizle ya da ortaklarınızla gizliliği ihlal edecek bir temasım oldu mu?” diye sordu. Karataş, kesinlikle bir temasın olmadığı yönünde cevap verdi. Ayrıca, devletin kullandığı parametrelerle yaklaşık maliyeti yüzde 80-90 oranında öngörebildiklerini belirtti.
Mehmet Karataş’ın savunması ve sorgusunun ardından sanık kürsüsüne Erdinç Karataş geldi. Kirazlı - Halkalı metro hatta projesine yönelik suçlamayla yargılanan Karataş, AKM isimli şirketin çalışanı olduğunu ve adı geçen hiç kimseyi tanımadığını belirtti. Karataş, beraatini istedi.
Ardından sanık kürsüsüne gelen Can Karataş önceki ifadesini tekrarladığını, söz konusu hususlarla ilgili bilgisinin olmadığını söyleyerek beraatini talep etti.
"Usulsüzlük yapıtığıma dair belge yok"
Savunmaların ardından kürsüye gelen reklamcı İsmail Oygur, "Biz ihaleye girip fiyat verdik, vermez olaydık. Usulsüzlük yaptığıma dair bir belge yoktur, suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. Oygur ve avukatının ardından reklamcı Ömer Gürsoy’un savunması ve çapraz sorgusu yapıldı. Tutuklu İBB Emlak İşleri Daire Başkanı Kağan Sürmegöz’ün, bakanlıktan devralınan alanlara ilişkin 2020’ye kadar İBB’ye ödeme yapılıp yapılmadığı yönündeki sorusunu Gürsoy, "Sadece reklam vergisi ödenmiştir" şeklinde yanıtladı.
Gürsoy’un ardından kürsüye çıkan reklamcı Kamil Timur Delibaş, kanser tedavisi gördüğünü belirterek hakkındaki yakalama kararı ile yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını istedi. Mahkeme başkanı, Delibaş hakkındaki yakalama kararını kaldırdı.
"Bilirkişi raporundaki kamu zararı hesabı hatalı"
Daha sonra savunma yapan eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Turgut Tuncay Önbilgin, görevde bulunduğu 20 aylık sürenin pandemiye denk geldiğini, bu süreçte dört kez Covid-19 geçirmesine rağmen çalışma temposunu düşürmediklerini söyledi. Pandeminin belediye bütçesine olumsuz yansıdığını ve gelir getirici ihalelerin hayata geçirildiğini aktaran Önbilgin, "İhaleler birkaç kişinin iradesiyle hazırlanıp sonuçlandırılmaz" dedi.
İBB’nin reklam ve taşınmaz ihalelerinin 1990 ve 2000’li yıllardaki idari işleyişle benzer yürütüldüğünü belirten Önbilgin, şartnamelerin geçmiş dönem metinlerinin devamı niteliğinde olduğunu kaydetti. 490 milyon liralık kamu zararı tespitinin yer aldığı bilirkişi raporuna da değinen Önbilgin, rapordaki hesaplamanın kısa süreli tek satış fiyatının 10 yıla yayılması sonucu ortaya çıkan teorik ve hatalı bir hesaplama olduğunu savundu.
“Öyle bir ‘sistem’ olsaydı, önceden istifa ederdim”
Önbilgin’in savunmasının tamamlanmasının ardından sorgusuna geçildi.
Sorgu aşamasında söz alan tutuklu İmamoğlu, Önbilgin’e Mali Hizmetler ve Emlak Daire sorumluluğu üstlendiğini hatırlatarak göreve başlama sürecini sordu. İddianamedeki suç örgütü nitelemesine işaret eden İmamoğlu, "2019 öncesi tanışıyor muyduk? Göreve başlamanız nasıl ilerledi?" sorusunu yöneltti. Önbilgin bu soruya, "Sizi daha önce hiç tanımıyordum. Öncesinde isminizi medyada duyuyordum" yanıtını verdi.
İmamoğlu’nun, "Sizin görev süreciniz içinde şu ödeme listesini bir getir, 'gelin bakalım şuradaki yüzlerce firmanın hangisini ödeyecekseniz bir bakalım' diye bir toplantı yaptık mı?" sorusu üzerine Önbilgin, "Öyle bir sistem yok. Bizim kendi kurduğumuz sistemde önce vergi borcu ödenir. Onun mekanizmasını kurmuştuk. Kimsenin değiştirmesi mümkün değil. Öyle bir üslubunuz olmadı" dedi.
İddianamede yer verilen iddialara değinen İmamoğlu, "Sistem diye bir şey üretilmiş. Bu ifadelerle birlikte iddia makamının yaratıcı üslubuyla literatüre geçmiş. Sizin döneminizde sistem diye bir dil, üslup yaşandı mı? Talimatımla biri gelip sistemden bahsetti mi?" diye sordu. Önbilgin ise "Başkanım böyle bir şey olmaz. Öyle bir sistem olsa 1 yıl 8 ay çalışmaz daha önce ayrılırdım" ifadelerini kullandı.
Dış krediler ve denetim mekanizmalarına ilişkin olarak da değerlendirmede bulunan İmamoğlu, "Yurt dışından kredi teminini yaptık. Bu iddianamenin en yüklü rakamlarından birisi 50 milyar liralık. Ne tesadüftür ki iddia makamı bu konuda en uzman kişilere tek bir kelime dahi sormadı. Biz krediyi yurt dışından, dünyanın en önemli finans kuruluşlarından alacağız, yüksek denetime tabi olacağız ve o paraları firmalara boca edeceğiz ve orada harcatacağız. Tuncay Bey, bu kadar yüksek denetim altında böyle bir şey mümkün müdür?" sorusunu yöneltti. Önbilgin ise "Bu ödemeleri bizim belirli bir proje kapsamında olmayan bir şeye yapmamız söz konusu değildir" şeklinde cevap verdi.
UYAP'ta yaşanan sorun nedeniyle duruşma sona erdi
Önbilgin'in sorgusu ve avukatının beyanlarının tamamlanmasının ardından mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme katibi, UYAP'ta yaşanan sorun nedeniyle oturuma bugünlük devam edilemeyeceğini söyledi. Duruşmaya, yarın devam edilecek.
(Politika Servisi)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et