Manisa'daki okul saldırısına tepkiler: 'Okullar güvenli hale getirilsin'
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki okul saldırısının ardından sendikalar, siyasi parti temsilcileri ve kitle örgütleri açıklama yaptı. Açıklamalarda okullarda güvenliğin sağlanması ve şiddete karşı önleyici politikaların hayata geçirilmesi istendi.
Fotoğraf: ANKA
Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında düzenlenen silahlı saldırının ardından sendika, siyasi parti ve kitle örgütlerinden açıklamalar geldi.
Eğitim Sen: Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz
Eğitim Sen'in açıklaması şöyle; “Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde, sabah saatlerinde öğrencileri hedef alan silahlı saldırıda ilk bilgilere göre 10 öğrenci yaralanmıştır. Yaralanan öğrencilere acil şifalar diliyor; ailelerine, arkadaşlarına ve tüm eğitim çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bu saldırı, okullarımızın ve okul çevrelerinin güvenlik zafiyetini bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Çocukların ve eğitim çalışanlarının can güvenliğinin sağlanamadığı koşullarda sağlıklı bir eğitim ortamından söz edilemez. Milli Eğitim Bakanlığı'nı okulların ve çevrelerinin güvenli hale getirilmesi için derhal somut adımlar atmaya davet ediyoruz. Eğitim Sen olarak, hukuki süreçleri sonuna kadar takipçisi olacağız. Şiddetin her türlüsüne karşı 'Güvenli okul, güvenli gelecek' mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
KESK: Kamusal ve bütünlüklü politikalar hayata geçirilmeli
KESK ise saldırının yalnızca güvenlik önlemleri kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, öğrenciler ve eğitim emekçileri için kamusal ve bütünlüklü politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yaptı. Açıklamada şöyle denildi;
"Manisa Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşanan silahlı saldırıda bir öğrencimizin hayatını kaybettiğini, 8 öğrencimizin de yaralandığını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Hayatını kaybeden öğrencimizin ailesine ve yakınlarına başsağlığı, yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.
Yaşananlar yalnızca bir 'güvenlik zafiyeti' olarak değerlendirilemez; yıllardır derinleşen eşitsizliklerin, yoksulluğun, güvencesizliğin, cezasızlığın ve toplumsal şiddetin geldiği boyutu gözler önüne sermektedir.
Şiddeti, mafyalaşmayı ve çeteleşmeyi sıradanlaştıran; gençleri umutsuzluğa ve güvencesizliğe iten politikalar terk edilmelidir. Okullarımızda öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin can güvenliğini sağlayacak önlemler derhal alınmalı, benzer acıların bir kez daha yaşanmaması için kamusal ve bütünlüklü politikalar hayata geçirilmelidir."
Eğitim-İş: Okulların kapısına kadar şiddet geldi
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, saldırının ardından Milli Eğitim Bakanlığına tepki gösterdi. Eğitimde şiddetin "münferit olaylarla" açıklanamayacağını belirten Özbay, daha önce "güvenli okul, sağlıklı eğitim" talebiyle Bakanlığa on binlerce imza sunduklarını hatırlattı.
"Türkiye’de çocuklar okula giderken can güvenliğinden emin değildir. Öğretmenler görevlerinin başında öldürülmektedir. Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir" diyen Özbay, yalnızca güvenlik görevlisi görevlendirilmesinin yeterli olmayacağını söyledi.
Özbay; psikososyal destek ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, okul çevrelerinde kalıcı önlemler alınması ve kapsamlı bir şiddet eylem planı hazırlanması çağrısı yaptı. Özbay, "Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir" dedi.
Mansur Yavaş: Çocukların olduğu yerde şiddetin gölgesi dahi olmamalı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Yavaş, okulların çocukların geleceğe hazırlandığı yerler olduğunu belirterek, "Çocuklarımızın olduğu bir yerde şiddetin gölgesi dahi olmamalı" dedi.
Aytekin: Ailelerin ve çocukların can güvenliği sağlanmalı
Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, saldırının bütün yönleriyle araştırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Okul güvenliğinin ülkenin temel meselelerinden biri olduğunu söyleyen Aytekin, "Siyaset kurumu tam da bu noktada görevini yapmalı, ailelerin ve çocukların can güvenliğini sağlamalıdır" dedi.
Koçyiğit: Açıklanan önlemlerin ne kadar işe yaradığının sorgulanması zorunlu
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Nisan ayında yaşanan okul saldırılarının ardından hiçbir risk unsurunun göz ardı edilmeyeceğinin açıklandığını hatırlatt; “Aylar sonra yeniden bir okulun çevresinde silahların konuşması, açıklanan önlemlerin ne kadar işe yaradığını sorgulamayı zorunlu kılıyor. Hiçbir can kaybı yaşanmamasını ve yaralıların bir an önce sağlıklarına kavuşmasını diliyorum."
Halkevlerinden MEB'e tepki
Halkevleri de saldırının ardından yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve iktidarın eğitim politikalarını eleştirdi. Açıklamada, güvenli bir eğitim ortamının yalnızca kolluk tedbirleriyle sağlanamayacağı savunularak şiddeti besleyen yoksulluk, eşitsizlik ve geleceksizlikle mücadele edilmesi çağrısı yapıldı.
SOL Parti’den Yusuf Tekin’e istifa çağrısı
SOL Parti de saldırının ardından yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. Açıklamada, “Bugün öğrenciler de öğretmenler de sınıfta, okulda ve sokakta kendini güvende hissetmiyor. Maraş’tan Siverek’e, şimdi de Manisa’ya uzanan saldırıları yalnızca birkaç kişinin bireysel eylemi olarak görmek, eğitim sisteminin ve toplumun içine sürüklendiği çürümeyi görmezden gelmektir. Çocuklarımızın eğitimi ve geleceği piyasanın, sermayenin ve tarikatların insafına bırakılamaz. Yusuf Tekin artık istifa” denildi.
(Haber Merkezi)
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et