Failken yetişkin, mağdurken ne?
Suça sürüklenen çocuklara yönelik cezalara dair uzmanlar fail olduğunda "yetişkin" sayılarak ağır cezalara çarptırılan çocukların, istismar ve erken evlilik davalarında korumasız bırakılma riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Ahmed Ziya Aydın
Kamuoyunda "Suça Sürüklenen Çocuklar (SSÇ) Yasası" olarak bilinen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki son değişiklikler, çocuk hakları alanında kırılmaya işaret ediyor. Bir tarafta MESEM’lerle ortaokul çağına kadar indirilmek istenen sömürü, diğer tarafta suça sürüklenen çocuklara yönelik artırılan cezalar ve daraltılan indirim oranları. Ortaya çıkan bu tablo kritik bir soruyu beraberinde getiriyor: "Yetişkin gibi çalıştırılan ve yetişkin gibi cezalandırılan çocuklar, cinsel istismar ve erken evlilik davalarında da 'yetişkin gibi muamele' görme tehlikesiyle mi karşı karşıya?"
Uzmanlar, çocuk hakları savunucuları ve hukukçular, meselenin yalnızca infaz oranlarıyla sınırlı olmadığını, çocukluk algısının ve koruma sisteminin bütüncül ruhunun zedelendiğini belirtiyor. Önleyici, rehabilite edici ve sosyal devlet mekanizmaları işletilmedikçe, artırılan cezalar suç oranlarını düşürmek yerine çocukluk hakkının tasfiyesine zemin hazırlıyor.
‘Çocuk koruma sistemi, çocukların ihtiyaçları üzerine kuruludur’
Yeni düzenlemenin pedagojik bir çıkmaz yarattığını belirten Özgür Aktükün, sistemin fail veya mağdur ayrımı yapmaksızın çocuğun gelişimsel, biyolojik ve psikososyal gereksinimlerini gözetmesi gerektiğini vurguladı. Son yasanın yalnızca fiile ve cezasızlık algısına odaklandığını ifade eden Aktükün, 15 yaş örneği üzerinden oluşabilecek mantıksal çelişkiyi "15 yaşındaki bir çocuğa, 'Sen işlediğin fiilin anlam ve önemini kavrayacak kapasitedesin' diyerek en üst sınırdan ceza vereceksiniz. Peki, aynı çocuk istismara uğradığında ya da erken yaşta evlendirildiğinde sistem ona 'Her şeyin bilincindeydin, neden direnmedin' mi diyecek?" ifadeleriyle özetledi.
Mevcut mekanizmanın tamamen reaksiyoner işlediğini ve yalnızca "yangın çıktıktan sonra" devreye girdiğini kaydeden Aktükün, koruyucu ortam sağlanmadığı sürece cezaları artırmanın mükerrer suçları önleyemeyeceğini belirtti.
‘27 yıl ceza verip 40 yaşında eğitimsiz bırakmak ıslah değildir’
Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği (ÇİİÖDER) Başkanı Murat Altuğgil, yalnızca ceza artırarak sorunun çözülemeyeceğini, aksine çocukların bir suç döngüsüne hapsedildiğini ifade etti. 15 yaşında cezaevine girip 40 yaşında tahliye edilen bir kişinin mesleksiz, diplomasız ve rehabilite edilmemiş olarak topluma döndüğünde tekrar suça yöneleceğini hatırlatan Altuğgil, çözümün onarıcı adalet modelinde olduğunu aktardı.
Kanundaki "sosyal çalışma görevlisi" tanımındaki teknik yetersizlikleri de eleştiren Altuğgil, her meslek grubuna bu yetkinliğin verilmesini "dâhiliye hekimine göz ameliyatı yaptırmaya" benzetti. Okul sosyal hizmeti ve psikoloğu gibi önleyici ağların yetersizliğine değinen Altuğgil, erken yaşta evlilik ve istismar davalarında öne sürülen "çocuk rızası" kılıfına da tepki gösterdi. 18 yaşın altındaki her bireyin çocuk olduğunu ve istisnasız korunması gerektiğini vurgulayan Altuğgil, hormonal değişim evresindeki çocukların davranışları üzerinden rıza tartışması yürütülmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
‘Rehabilite edilmeyen çocuk suç örgütlerinin aparatına dönüşüyor’
Yasanın teknik ve infaz boyutunu değerlendiren Av. Hasan Erdoğan; Türkiye'de ceza ehliyeti yaşının 12 olmasının ve ceza indirimlerinin daraltılmasının, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'yle çeliştiğini söyledi. Dünyada bu sınırın genellikle 15-16 yaş civarında olduğunu ve çocuk cezaevleri yerine uzmanlaşmış Gençlik Mahkemeleri kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, Türkiye'de cezaevindeki çocukların yüzde 80'inin bir yıl içinde yeniden içeri girdiğine dikkat çekti.
İnfaz rejiminin ağırlaştırıldığını ve daha serbest nitelikteki eğitimevlerine geçişin dahi zorlaştırıldığını ifade eden Erdoğan, adliyelerdeki mevcut Sosyal İnceleme Raporları'nın da çocukların çevresini derinlemesine araştırmaktan uzak, 5 dakikalık ayaküstü görüşmelerle hazırlandığını kaydetti.
‘Çocukluk hakkının tasfiyesine zemin hazırlanıyor’
Düzenlemenin doğrudan Medeni Kanun’daki evlilik yaşını ya da TCK’daki istismar maddelerini değiştirmediğini hatırlatan Av. Erdoğan, buna karşın yaklaşım tarzındaki tehlikeye dair "Çocuk koruma sisteminin temel taşı olan 'tutukluluğun son çare olması' ilkesi zedelendiğinde ve çocuk odaklı bakış açısı terk edildiğinde, çocukların kazanılmış tüm hakları fiilen aşınma riskiyle karşı karşıya kalıyor" dedi.
Çocuklara yetişkin cezaları verilebilecek
Suça sürüklenen çocuklara yönelik düzenlemeleri içeren Çocukları Koruma Kanunu Teklifi, 8 Ağustos’ta TBMM’de kabul edilerek yasalaştı. “Suça sürüklenen çocuk" yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesinin kullanılacağı mevzuattaki yeni düzenlemelerde öne çıkan başlıklar ve kritik değişiklikler şu şekilde:
- 12-15 yaş grubunda yer alan ve işlediği fiilin “hukuki sonuçlarını kavrayabilen” çocuklar için; yetişkinlere verilen ağırlaştırılmış müebbet yerine 13-18 yıl, müebbet yerine 10-12 yıl hapis cezası verilecek.
- Hakim, 12-15 yaş grubundaki faillere gerekli gördüğü durumlarda bir üst grubun ceza rejimini tatbik edebilecek.
- 15-18 yaş grubu için ise yetişkinlere verilen ağırlaştırılmış müebbet suçlarda 19-27 yıl, müebbet gerektiren suçlarda 15-18 yıl hapis cezası öngörülüyor.
- Kasten öldürme veya kalıcı sakatlık, organ kaybı, bitkisel hayat, yüzün sürekli değişmesi, gebeliğin sonlanması ve ölümle sonuçlanan ağırlaşmış yaralama suçlarında; kastın ağırlığı ve amaç gibi unsurlar dikkate alınarak 15-18 yaş grubuna yaş indirimi uygulanmayabilecek.
- Çocuk hükümlüler cezalarına doğrudan eğitimevinde değil, kapalı ceza infaz kurumlarında başlayacak. “İyi halli” oldukları tespit edilirse eğitimevlerine sevk edilecekler.
- Disiplin suçu kesinleşen veya firar eden çocuklar yeniden kapalı ceza infaz kurumuna iade edilecek.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et