Edebiyat Fakültesi öğrencisi
Erciyes Üniversitesi
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlıyoruz. Yeni dönemin hepimiz açısından daha nitelikli, insanca yaşanılabilir, demokratik ve bilimsel bir eğitim ortamında geçmesini temenni ediyorum. Peki, bu iyileştirmeler nasıl olacak?
Kampüslerimizde güvende değiliz
Geçtiğimiz yıl Edebiyat Fakültesi kampüsünde Meliha Keskin’in öldürülmesi ve rektörlüğün tek bir sorumluluk dahi almaması, bu düzenin öğrencilerin yaşamını nasıl hiçe saydığının en somut kanıtıdır. Üniversitede kadın öğrencilerin maruz kaldığı baskı ve psikolojik şiddete bizzat göz yumulmaktadır. Kadına yönelik şiddetin ve tacizin sadece gerçekleştiğinde konuşulduğu değil; önlenmesi için mekanizmaların kurulduğu, faillere gereken yaptırımların uygulandığı, kadın öğrencilerin güvende hissetiği bir üniversite istiyoruz.
Nitelikli ve güvenli bir eğitim ortamından bu kadar uzakken temel yaşam koşullarımız her geçen gün daha da kötüleşmektedir. Edebiyat Fakültesi'nde derslikler kış aylarında ısınmıyor, tuvaletler temizlenmiyor ve tuvalet kağıdına dahi erişimimiz kısıtlanıyor. Kantin ve yemekhane fiyatları ise üniversiteyi öğrencinin yaşam alanı olmaktan çıkarıp işletmeye dönüştürüyor.
Üniversite ne için var?
Akademik alanda ise bize bilimin ve eleştirel düşüncenin kapılarını açması gerekenler, bulundukları konumları aile propagandası yapmak, homofobikliğin ve gericiliğin tohumlarını ekmek için kullanıyorlar. Üniversiteler, ezbere dayalı bir müfredatla ve tek tip insan yetiştirme projeleriyle kuşatılmış bir şekilde karşımıza çıkıyor.
Öğrenciler olarak bizler, üniversitenin öznesi olmaktan tamamen çıkarılıyor; ticari bir araca dönüştürülüyoruz. Öğrencilerin bizzat öznesi olduğu hiçbir konuda bizlerin düşüncesine ihtiyaç bile duyulmuyor; alınmış kararları uygulamamız gerekiyor.
Sermayenin ve iktidarın arka bahçesi hâline getirilmeye çalışılan üniversiteleri; demokratik ve güvenli bir hale getirmek için için aktif Cinsel Tacizi Önleme Birimleri ile öğrencilerin denetiminde, bağımsız ve güvenilir şikayet, soruşturma mekanizmaları kurulmalıdır. Bulundukları konumları iktidar propagandası ve homofobik saldırılar için kullanan zihniyete karşı, gericilikten arınmış ve bilimsel eğitim için adımlar atılmalıdır. Karar mekanizmalarında öğrenciler yer almalı, Öğrenci Temsilcilikleri Kurulu aktifleştirilmelidir. Rektörlükler ve Dekanlıklar atanma yoluyla değil, üniversitede demokratik seçimlerle belirlenmelidir. Rektörlüklerin ve Saray iktidarının üniversiteleri şirketlere dönüştüren politikaları karşısında, vereceğimiz en güçlü yanıt bizim örgütlü mücadelemizdir.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et