Nazlıcan BİLİR
İstanbul Üniversitesi
Kampüslerimize geri dönüyoruz. Ancak yeni dönemde hepimizin hissettiği ortak bir gerçek var. Okula dönüşümüz, aynı zamanda ülkede baskı politikalarının en yoğun hissedildiği alanlara dönüşümüz anlamına geliyor. Üniversiteler uzun süredir söz ve karar hakkının elimizden alındığı, yönetimin de iktidarın tercihleri doğrultusunda şekillendirildiği bir baskı aygıtına dönüştürülmek isteniyor. Atanmış rektörler ve uzantısı yönetimler, öğrencilerin kendi alanları üzerinde söz sahibi olabileceği mekanizmaları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Soruşturmalar ve her alana yayılan yasaklar, gençliğin örgütlenme ve üniversiteye dair söz söyleme olanaklarını daraltıyor. Özellikle 19 Mart’tan sonra kulüp ve topluluklara yönelik saldırıların ve bürokratik engellemelerin artması, etkinliklerin keyfi gerekçelerle yasaklanması gibi örnekler bunun somut bir göstergesi. Bu tablo, Türkiye’de artan antidemokratik politikalardan bağımsız düşünülemez. İktidar, sorgulamayan, hakkını aramayan, pasifleştirilmiş bir gençlik profili oluşturmak istiyor. Çünkü çok iyi biliyorlar ki kendi bölümünde, kulübünde sıra arkadaşlarıyla yan yana gelen bir genç, memleketteki adaletsizliklere ve ekonomik krizin getirdiği yüklere de sessiz kalmayacaktır. Bu nedenle üniversitelerde yaşanan dönüşüm, ülkenin siyasal iklimiyle doğrudan bağlantılıdır.
Peki, antidemokratik üniversite ne demek?
İktidarın mensubu olduğu sermaye sınıfının ihtiyaçlarına göre şekillendirilen antidemokratik üniversite modeli, bilimsel üretimi piyasalaştırırken, öğrenciyi de müşteri olarak konumlandırıyor. Özgür düşüncenin ve eleştirinin yasaklandığı bir yerde ne gerçek anlamda bilim üretilebilir ne de toplumsal fayda sağlanabilir. Atanmışların kışla disipliniyle yönetmeye çalıştığı üniversite, kendi varlık amacıyla çelişen büyük bir açmazın içindedir. Üniversite, bileşenlerinin ortak iradesiyle yönetildiği, bilginin toplum yararına üretildiği ve her türlü baskıdan arındırıldığı ölçüde üniversite niteliği kazanır.
Tam da bu yüzden, demokratik bir Türkiye’ye ulaşmak için demokratik ve özerk üniversitelere ihtiyacımız var. Üniversite bizler için salt mesleki bilgi edinilen bir yer olarak şekillenmemeli. Eğer bir ülkede gençler kendi alanlarında karar süreçlerinin dışında tutuluyorsa, halkın en geniş karar mekanizmalarına katıldığı gerçek bir demokrasiden de bahsetmek mümkün olamaz. Demokratik üniversite, baskıcı rejime karşı toplumsal muhalefetin yeniden üretildiği en temel mevzidir. Dolayısıyla buradaki özgürleşme, tüm ülkedeki hürriyet mücadelesini besleyen ana damardır.
Özerk ve demokratik bir üniversite derken ne kastediyoruz?
Özerk üniversite, yöneticilerin tepeden atanmasıyla değil, tüm öğrencilerin, akademisyenlerin ve üniversite çalışanlarının katıldığı eşit ve doğrudan seçimlerle belirlenmesidir. Müfredattan bütçe kullanımına, sosyal tesislerden kulüp faaliyetlerine kadar tüm süreçlerin üniversitenin asıl sahibi olan bileşenler tarafından ortaklaşa kararlaştırıldığı bir yönetim modelidir. Bu, soruşturma tehditlerinin olmadığı, bilimsel ve sanatsal üretimin idari yaptırımlarla engellenmediği, toplulukların faaliyetlerini özgürce sürdürebildiği ve öğrencilerin talepleri etrafında yan yana gelebildiği bir üniversite anlamına gelir. Ve böylesi bir üniversite uzak bir temenni değildir.
Yeni dönemde de antidemokratik uygulamaların artarak devam edeceğini öngörmek çok zor değil. Bu sebeple okullarımızda bu gidişatı değiştirmek istiyorsak, karşımızda duran güç kadar örgütlü olmak zorundayız. Sınıfımızdan topluluğumuza kadar karşılaştığımız her haksızlığa karşı taleplerimizi yan yana gelerek kararlılıkla dile getirmek, yalnızlaştırılmaya çalışılan bu düzene verilecek en güçlü cevap olacaktır. Kayyımlara, baskılara ve geleceksizliğe karşı tüm üniversite öğrencilerini Emek Gençliği saflarında örgütlenmeye, “Demokratik, özerk üniversite! Bağımsız, demokratik Türkiye!” sloganı etrafında mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et