Sarin ve Boran
Beylikdüzü/İstanbul
Okullarımız açılırken bizleri her dönem olduğu gibi yeni dönemde de niteliksiz eğitim, ulaşım zamları, artan kantin fiyatları, sınav kaygısı, kulüplerimizin kapatılması veya işlevsizleştirilmesi, okulların dönem başında bizlerden talep ettiği fahiş ücretler, MESEM’lerde ucuz iş gücü olarak güvencesiz çalışma ve geleceksizlik bekliyor.
Okullarımızda güvende hissetmek istiyoruz
Geçen sene yaşanan saldırılardan önce okullarımızda güvenlik görevlisi bile yokken, saldırılardan sonra okullarımızın polislerle doldurulması bizim güvenliğimiz için değil; bulunduğumuz alanlarımızın denetlenmesi için atılmış bir adımdır. Örneğin, okuldan çıktıktan sonra evime gidecek toplu taşımaya ulaşabilmek için 10 dakika yürüyorum. O esnada gelip arkadaşlarıma ve bana bıçak çeken, tehdit eden, saldırmaya çalışan çeteler var ve ne tesadüftür ki polis bunları görmüyor. Üstelik bu saldırılara karşı alınan önlemler, okullara polis yerleştirilmesiyle sınırlı kalmayıp okullara X-ray cihazı ve turnikeler konulmasına ve telefonların toplanmasına kadar uzandı. Oysa asıl çözüm, çocukların suça sürüklenmesini engellemek ve sistemi değiştirmektir. Bu ülkede can güvenliğimiz dahi olmadığı için okullarımıza “Acaba yolda başıma bir şey gelir mi?” korkusuyla gidiyoruz, ailelerimiz de bu konuda bir o kadar endişeli. İkinci evimiz olarak tarif edilen okulumuzda bile güvende hissedemezken sokaklarda iç rahatlığıyla yürümek gerçekten bir hayal olmuş durumda.
Eğitim politikaları gençliğe ne vaat ediyor?
Yusuf Tekin’in eğitim politikası; MESEM’den tutun da öğrencilerin ne şekilde yetiştirileceği, gençlerin ve çocukların nasıl bir toplum anlayışıyla büyütüleceğini yeniden düzenliyor. Öğrenci profili yalnızca akademik bilgi üzerinden değil, belirli davranışlar ve değerler üzerinden de tanımlanıyor. MEB’in ifadelerinde Maarif Modeli’nin hedefi, “yetkin ve erdemli insan” yetiştirmek ve “milli bir şahsiyet” oluşturmak olarak tarif ediliyor.
Yusuf Tekin’in “Her bir çocuk bize emanettir.” sözlerine rağmen devlet eliyle yalnızca bir buçuk yılda 9.950 çocuğun MESEM’lerde iş kazası geçirmesi, bu politikaların sonuçlarını açıkça gösteriyor.
Bizler sınava hazırlanırken okullarımızdaki niteliksiz eğitim yüzünden test kitapları almak, özel derslere ve dershanelere gitmek zorunda kalıyoruz. Birçok genç, yoksulluk yüzünden eğitimden kopuyor ve uzaklaşıyor; iş yerlerinde hayatını kaybediyor. Taleplerimiz ortak. Bu yüzden şimdi demokratik, bilimsel, nitelikli ve parasız eğitim için sıra arkadaşlarımızla birlikte örgütlü mücadeleye!
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et