Hakan Fidan'dan Türkiye'yi savaşa sokma sinyali: ‘Lafta bölgesel savaşa karşıyız, pratikte savaşın ateşini harlıyoruz’
İktidarın gizli tutulan ‘Mekke Anlaşması’ üzerinden Suudi Arabistan’a askeri destek verebileceğini duyuran Bakan Fidan’ın açıklamalarını EMEP Milletvekili İskender Bayhan ve Prof. Dr. İlhan Uzgel değerlendirdi.
Dilan Temiz
[email protected]
Yemen’in büyük bir bölümünü kontrol altında tutan Husilerin (Ensarullah Hareketi) Suudi Arabistan’ın Mekke kentine saldırdığı yönündeki iddiaların ardından ‘Mekke Anlaşması’ kapsamında iktidarın ne yapacağı merak konusuydu. Savaş sürerken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugüne kadar kınama açıklamalarıyla sınırlı kalan tutumun ötesine geçilebileceğinin sinyalini verdi. Fidan, Suudi Arabistan için “Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir; bunu karşılama yönünde bir sıkıntımız olmaz” dedi.
Türkiye’nin 7 Ağustos’ta Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladığı ‘Mekke Anlaşması’ metninde “Taraf devletlerden birine yönelik silahlı saldırı, tüm taraflara yapılmış sayılacaktır” maddesi yer alıyor. Anlaşmanın kalan maddeleri kamuoyuna açıklanmazken, anlaşma Meclise de sunulmadı. Mutabakatın taraflarından Pakistan, Husilerin reddettiği saldırının ardından Mekke ve Medine’nin güvenliğinin korunması konusunda "koşulsuz" taahhütte bulunduğunu duyurdu.
Çatışmaların Suudi Arabistan topraklarına sıçraması ve petrol rafinerilerinin hedef alınması üzerine ABD’li Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Joe Wilson, “Mekke İttifakı bir anlam taşıyorsa Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Husileri yok etmeli” diyerek Ankara’ya açıkça askeri rol biçmişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın da destek verdiği anlaşma kapsamında MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Pakistan’a giderek üst düzey temaslarda bulunmuştu.
Hakan Fidan: Askeri destek sağlayabiliriz
Bölgedeki temasların ardından anlaşmaya dair tartışmalar sürerken NTV yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugüne kadar kınama açıklamalarıyla sınırlı kalan tutumun ötesine geçilebileceğini açıklamış oldu. Türkiye'nin Suudi Arabistan'a teknik konularda askeri destek sağlayabileceğini belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim anlaşmamızda da müttefiklik maddesi var, sözümüzün eriyiz. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz. Mekke İttifakı olarak süreci yakından takip ediyoruz. Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir; bunu karşılama yönünde bir sıkıntımız olmaz."
Mekke İttifakı'nın bölgesel bir "oyun değiştirici" olacağını ve yeni katılımlarla genişleyebileceğini savunan Fidan, boğazlardaki krizin ekonomik yansımalarının tolere edilebilir seviyeyi geçtiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Fidan’ın açıklamalarını değerlendiren Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ve YENİ Partili Prof. Dr. İlhan Uzgel dış politikadaki bu yönelime tepki gösterdi.

İskender Bayhan: ABD emperyalizminin işbirlikçisi olarak bölgesel savaşın ateşini harlamaktır
Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, “Fidan’ın açıklamaları, Mekke İttifakı’nın temel hedeflerinden birisinin İran’a yönelik ABD emperyalizminin saldırılarını ve kuşatmasını güçlendirmek olduğu gerçeğini bir kez daha somut olarak gösteriyor” dedi.
“İran ve Suudi Arabistan arasında fiilen ikiye bölünmüş durumda olan Yemen’de iç savaşa körükle gitmek, bunu Suudiler ve işbirlikçilerine askeri destek vererek yapmak kabul edilemez bir politikadır” diyen Bayhan, “Bu politika aynı zamanda Siyonist İsrail’in çıkarlarına da uygundur ve ona verilmiş bir destek anlamına da gelecektir. Bu açıdan da kabul edilemez. Dahası bu politika, lafta bölgesel savaşa karşıyız derken, pratikte ABD emperyalizminin işbirlikçisi olarak bölgesel bir savaşın ateşini harlamaktır. Belli ki Hakan Fidan Mekke İttifakı kapsamında Suudi Arabistan‘a silah satarak yangından kar devşirmeyi de rasyonel ve kazan kazan dış politikasının bir marifeti saymaktadır. Yemen türküsü bizim çok bilinen halk türkülerimizden birisidir. Bu politikanın sahipleri bu türküyü yeniden yeniden dinlemelidir. Bu yapılan işin ne yemen halkına ne de Türkiye ve Orta Doğu haklarını bir yararı yoktur.” İfadelerini kullandı.
‘ABD atının sırtında Osmanlı kılıcı sallama politikasına karşı olmaya çağırıyoruz’
ABD emperyalizminin işbirlikçiliğini yapıp onun çıkarları için silah satıp zengin olmak ülkeye de halka da zarar vermekten, bölgede yıkımı ve acıları büyütmekten başka bir işe yaramayacağını belirterek, “Bölgenin bütün milliyetlerden ve inançlardan sömürülen ve ezilen haklarının çıkarına bir dış politika izlenmelidir. O da başta ABD olmak üzere bölgedeki her tür emperyalist müdahale, askeri varlık ve iş birliğine son vererek olur. Partimiz, Saray oligarşisinin ABD atının sırtında Osmanlı kılıcı sallama politikasına karşıdır. Bütün işçi ve emekçileri emperyalizme, sömürü ve savaşa karşı mücadeleyi büyütmeye çağırmaktadır” dedi.

Prof. Dr. İlhan Uzgel: Ortada Türk halkının sözü yok, Saray’ın sözleri var
Prof. Dr. İlhan Uzgel ise “Bu anlaşma TBMM'de görüşülmedi, Anayasa'nın 90.maddesine göre onaylanmadı, Resmi Gazete'de yayınlanmadı. Dolayısıyla, şu anda yok hükmünde. Olmayan bir anlaşmadan doğan yükümlülükten bahsediyor bakan. Hükümet, Meclis iradesi olmadan Türkiye'yi Orta Doğu'daki çatışmaların içine sokmaya çalışıyor, 10 yıldır devam eden çatışmanın bir parçası yapmak istiyor. Ortada Türk halkının verdiği bir söz yok. Saray'ın sözleri var ve o sözlerin ne karşılığı verildiğini halkımızın bilmeye hakkı var” dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et