Efe KOÇDOĞAN
Mamak/Ankara
Yeni eğitim dönemine girerken Mamak’ta farklı liselerden 50 öğrenciyle okullarımızda ve günlük hayatımızda yaşadığımız sorunları konuştuk. Kantin fiyatlarından ulaşıma, ücretsiz yemekten bilimsel eğitime kadar birçok konuda arkadaşlarımıza sorular sorduk. Aldığımız cevaplar, aslında çoğumuzun her gün yaşadığı ama çoğu zaman tek başımıza yaşadığımızı düşündüğümüz sorunların ne kadar ortak olduğunu bir kez daha gösterdi.
Öğrencilerin %92’si bir öğün ücretsiz yemek istiyor
İlk olarak kantin fiyatlarını sorduk. “Okul kantinindeki fiyatlar nedeniyle istediğin ya da ihtiyaç duyduğun bir besini almaktan vazgeçtiğin oldu mu?” sorusuna 50 öğrenciden 33’ü “evet” dedi. Yani görüştüğümüz her üç öğrenciden yaklaşık ikisi, okulda bir şey almak istediğinde önce cebindeki parayı düşünmek zorunda kalıyor.
Bir öğrencinin okulda karnını doyurabilmesi en temel ihtiyaçlardan biri olmasına rağmen bugün kantinden bir tost, sandviç ya da içecek almak bile birçok öğrenci için ciddi bir masraf haline gelmiş durumda. Bütün gününü okulda geçiren öğrenciler açısından mesele yalnızca “kantinden bir şey alamamak” değil, öğünü atlamak anlamına geliyor.
Tam da bu yüzden arkadaşlarımıza “Okulda her öğrenciye bir öğün ücretsiz yemek verilmesi gerektiğini düşünüyor musun?” diye sorduk. 46 öğrenci “evet” cevabını verdi. Yani Mamak’taki öğrencilerin %92’si... Nitekim okulda bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek bir ayrıcalık değil, her öğrencinin sahip olması gereken bir hak.
Okula ulaşmanın bile bir bedeli var!
Sorunlarımız daha okula ulaşmaya çalışırken başlıyor. “Ulaşım masrafları bütçeni zorluyor mu?” sorumuza 36 öğrenci “evet”, 2 öğrenci ise “kısmen” cevabını verdi. Ankara’da öğrenci abonmanının 450 liradan 650 liraya çıkması da liselilerin en çok konuştuğu konulardan biri oldu. Servise, otobüse, metroya verilen para ay sonunda öğrencilerin ve ailelerin bütçesinde önemli bir yer tutuyor. Bir yandan kantin fiyatları, bir yandan ulaşım, kırtasiye ve diğer okul masrafları derken “ücretsiz eğitim” denilen şey her geçen gün daha fazla masrafla karşımıza çıkıyor. Peki, gerçekten ücretsiz eğitimden söz edebilir miyiz?
Tercihlerimizi ekonomik koşullar belirliyor
“Eğitim masraflarının herkes için nitelikli eğitime erişimi zorlaştırdığını düşünüyor musun?” diye sorduğumuzda 50 öğrenciden 47’si “evet” cevabını verdi. Özellikle meslek liselerinde okuyan arkadaşlarımızla yaptığımız konuşmalarda maddi sorunların gençlerin eğitim hayatındaki tercihlerinde ne kadar belirleyici olduğu da karşımıza çıktı. MESEM gibi programlara yönelen öğrenciler açısından “Aileme yardım etmeliyim”, “Para kazanmam gerekiyor” düşüncesi önemli bir yerde duruyor. Bir gencin nasıl bir eğitim alacağını yetenekleri ve istekleri değil, içinde yaşadığı ekonomik koşullar belirler hale geliyor. Bu nedenle MESEM gibi programlarda öğrenciler patronlar tarafından ucuz iş gücü olarak kullanılırken, geçtiğimiz 20 ayda 37 çocuk işçi MESEM programları kapsamında hayatını kaybetti.
Sabun ve tuvalet kâğıdı bile bulamıyoruz
Anket sırasında arkadaşlarımızdan yalnızca sorularımıza cevap vermelerini değil, kendi okullarında yaşadıkları sorunları da anlatmalarını istedik.
En sık dile getirilen sorunlardan biri okullardaki hijyen koşulları oldu. Bazı öğrenciler okul tuvaletlerinde sabun ve tuvalet kağıdının dahi bulunmadığını söyledi. Temiz bir tuvalete ulaşmak, ellerimizi sabunla yıkayabilmek gibi en temel ihtiyaçların bile öğrencilerin gündeminde bir “sorun” haline gelmesi, aslında okullarımızın durumunu anlatmaya yetiyor.
Aynı sorunları yaşıyorsak çözümü de birlikte aramalıyız
Bu anketi yaparken belki de gördüğümüz en önemli şey şuydu. Yaşadığımız sorunlarda yalnız değiliz. Madem sorunlarımız ortak, o zaman çözümü de tek tek aramak zorunda değiliz.
Mamak’ta konuştuğumuz 50 öğrencinin verdiği cevaplar bize şunu gösteriyor. Biz liselilerin ne istediği aslında oldukça açık. Karnımızı doyurabildiğimiz, ulaşımın cebimizi yakmadığı, temiz ve sağlıklı koşullarda eğitim gördüğümüz, bilimin ve düşünmenin önünün açıldığı okullar istiyoruz. Şimdi asıl mesele, aynı sıralarda aynı sorunları yaşayan biz öğrencilerin birbirimizi bulması, konuşması ve taleplerimiz etrafında yan yana gelmesi. Çünkü okulda değişmesini istediğimiz şeyleri değiştirecek gücü ancak birlikte olduğumuzda yaratabiliriz.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et