Halim Serdar DİYAR

OSTİM/Ankara

Emek Gençliği’nin düzenlediği ankette 530 genç işçi ile yüz yüze görüştük. Anket süreci boyunca genç işçilerle çalışma koşullarını, aldıkları ücretleri, sosyalleşme ve izin olanaklarını, yaşadıkları sorunları ve gelecekten beklentilerini konuştuk. MESEM’e kayıtlı gençlerle özel olarak MESEM programına dair düşüncelerini dinledik.

“Kuş kadar maaş uğruna gençliğimi kaybetmek.”

Bu söz, “İş yeri denince aklına ilk ne geliyor?” diye sorduğumuzda 16 yaşında MESEM’li bir genç işçinin verdiği cevap. Ankete verilen cevaplar farklı ifadelerle dile getirilse de bu söze çıkıyor. Genç işçilerin çalışma koşulları, aldıkları ücret, işyerinde ustadan ve patrondan gördükleri muamele ve çalışmanın hayatlarının geri kalanına bıraktığı alan, gençliklerini nasıl yaşayacaklarını da belirliyor.

“Saatlerce çalışıyoruz ama gençliğimizi yaşamıyoruz!”

Anketin MESEM ayağında bu tablo daha da açık. MESEM’li gençlerin %46,1’i haftada 5 gün, %44,9’u 6 gün çalışıyor. Günlük çalışma süresinde ise en yaygın cevap 9-10 saat. Her üç MESEM’li gençten biri 11-12 saat çalıştığını söylüyor. Bir yandan okuluna devam eden, bir yandan işyerinde çalışan gençlerin günün büyük bölümünü çalışarak geçirmesi, geriye kalan zamanı ancak dinlenmeye ayırması anlamına geliyor. Bu kadar dinlenme de sadece sonraki gün işe gidebilmeye yetiyor.

Bunu genç işçilerin kendi ifadelerinde de görüyoruz. “Üzerimden tır geçmiş gibi” diyen 15 yaşındaki genç işçi, aslında anket boyunca sık sık karşılaştığımız bir durumu birkaç kelimeyle anlatıyor. Sabah işe giderken kendisini “zombi gibi” hissettiğini söyleyen de var, “herkes sabret sabret diyor ama gerçekten bıktım” diyen de. Genç yaşta çalışmanın gençlerin enerjisini, zamanını ve gençliklerini nasıl tükettiğini bu cevaplarda doğrudan görmek mümkün.

Ücret meselesi de aynı tablonun önemli bir parçası. Genç işçiler hem aldıkları paranın azlığından hem de yaptıkları iş ile aldıkları ücret arasındaki uçurumdan söz ediyor. “Hakkım olan parayı istiyorum” diyen 15 yaşındaki MESEM’li genç işçi, talebini oldukça açık ortaya koyuyor. Bir başka genç işçi ise “düşük ücret ile iş öğrenmeyip amelelik yapıyorum” diyerek MESEM’de karşılaştığı durumu tarif ediyor.

Ortak talepler etrafında mücadele bir ihtiyaç

Burada karşımıza çıkan şey, birbirinden bağımsız sorunlar değil. Uzun çalışma saatleri düşük ücretle, düşük ücret işyerindeki baskıyla, bu baskı ise genç işçinin hayatının tamamıyla iç içe geçiyor. Bu nedenle genç işçilerin talepleri de birbiriyle örtüşüyor. Ankette işyerinde neyin değişmesini istediklerini sorduğumuzda ilk sırada %28,7 ile çalışma saatleri, %26 ile ücretler ve %18 ile usta ve ustabaşının davranışları geliyor. Fakat bu taleplerin ortaklaşması önemli bir başka soruyu da beraberinde getiriyor: Bu talepleri nasıl kazanacağız?

Çünkü 530 genç işçinin anlattıkları bize aynı sorunların farklı işyerlerinde tekrar tekrar yaşandığını gösteriyor. Bir işyerinde düşük ücret, başka bir işyerinde uzun çalışma saati, başka bir yerde usta baskısı olarak karşımıza çıkan sorunların kaynağı ortak. Bu nedenle çözümün yalnızca tek başına ve birilerinden bekleyerek bir iyileştirme olmadığını görmek gerekiyor. Genç işçilerin yaşadığı sorunların ortak olması, mücadelelerinin de beraber olması ihtiyacını doğuruyor. Çünkü “gençliğimi kaybediyorum” diyen genç işçi yalnız değil. Anket de gösteriyor ki onun gibi ucuz iş gücü olarak görülen, aynı sorunları yaşayan yüzlerce, binlerce genç işçi var.

Anadolu lisesinde ya da ortaokulda okurken okul masraflarını karşılayabilmek için yazın çalışmak zorunda kalan gençler olduğu gibi, eğitim masraflarını karşılayamadığı için eğitimden koparak doğrudan çalışmaya başlayan gençler de var. Yoksulluk düzeni içinde gençlere düşen, eğitim ve gelecek yerine ucuz iş gücü olarak çalışmak oluyor.

Çalışma koşullarımız daha da ağırlaşacak

Önümüzdeki dönemde de genç işçilerin üzerindeki bu yük daha da ağırlaşacak. Saray düzeninin 2026-2028 Orta Vadeli Programı, ücretli emeğin daha da ucuzlatıldığı, gençlerin ve çocukların işgücü piyasasına daha fazla çekildiği bir düzenin önünü açıyor. Programda “güvenceli esneklik” adı altında esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılması hedeflenirken, mesleki eğitim ile işgücü piyasası arasındaki bağın güçlendirilmesi de öne çıkarılıyor. Bunun ne anlama geldiğini bugün MESEM’de yüz binlerce genç yaşayarak görüyor.

Yani önümüzdeki dönemde bizi daha fazla çalışmaya, daha ucuza ve daha güvencesiz çalışmaya iten koşullar daha da derinleşecek. Bugün “kuş kadar maaşa” gençliğini kaybeden genç işçinin karşısına yarın da aynı düzen çıkacak. Buna karşı çıkmanın yolu ise genç işçilerin ucuz ve güvencesiz işgücü olarak görülmesine karşı ortak bir mücadele örgütlemekten geçiyor.

Emek Gençliği’nde örgütlenelim!

Genç işçilerin bugün karşı karşıya kaldığı bu düzeni değiştirmek mümkün. İnsanca bir ücret için, çalışma saatleri için, güvenli çalışma koşulları için, nitelikli mesleki eğitim için yan yana gelmek, taleplerimizi belirlemek ve bu talepler etrafında örgütlenmek gerekiyor. Bu yüzden anket bize bu sorunları değiştirmek için nereden başlayacağımızı da gösteriyor. Kendi işyerimizde, okulumuzda yaşadığımız sorunu diğer genç işçilerle konuşmaktan, ortak taleplerimizi belirlemekten ve bu talepler için birlikte mücadele etmekten başlamamız gerekiyor.Tüm genç işçileri, kendi sorunlarına ve geleceğine sahip çıkmaya, aynı sömürü düzenine karşı omuz omuza gelmeye ve birlikte mücadele ederek bu düzeni değiştirecek gücü büyütmeye çağırıyoruz. Yalnız kalmayalım, Emek Gençliği’nde örgütlenelim; kuş kadar maaşa sığdırılmak istenen gençliğimizi, emeğimizi ve geleceğimizi hep birlikte geri alalım.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.