Bir 68’linin hayatı: Ural Köklü’nün mücadele yılları kitapta
Turgut Üzüm’ün kaleme aldığı 68 Gençlik Hareketi’nin Bir Neferi: Ural Köklü kitabı, 1948’de Uşak Eşme’de başlayan bir yaşamın 68 Gençlik Hareketi’nden öğretmenliğe, sürgün yıllarından milletvekilliğine uzanan hikâyesini anlatıyor.
Hasan Can Bilici
[email protected]
Turgut Üzüm’ün kaleme aldığı 68 Gençlik Hareketi’nin Bir Neferi: Ural Köklü kitabı, 68 kuşağının içinden gelen Ural Köklü’nün yaşamını ve mücadele yıllarını anlatıyor. 1948 yılında Uşak’ın Eşme ilçesinde dünyaya gelen Köklü’nün çocukluğundan üniversite yıllarına, öğretmenlik ve sendikal faaliyetlerinden 12 Eylül dönemindeki gözaltı süreçlerine, milletvekilliğinden Eşme’deki üretim çalışmalarına uzanan yaşamı kitapta ele alınıyor.
Sason sürgünü bir anne ile Uşak Eşme’nin Güllü köyünden bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Köklü, çocukluğunu büyük bir yoksulluk içinde geçirdi. Küçük yaşta kendi harçlığını çıkarmak ve ailesine katkıda bulunmak için ayakkabı boyacılığı yaptı; trenlerde ve pazarlarda köfte ekmek sattı.
Uşak Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’ne giren Köklü, üniversite yıllarında devrimci, sol ve sosyalist düşüncelerle tanıştı. Felsefe bölümünde Türkiye’deki ilk öğrenci boykotlarından birine tanıklık eden Köklü, Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun (FKF) kongresinde Yönetim Kurulu’na seçildi ve kurulda yazman olarak görev yaptı. Daha sonraki süreçte Dev-Genç çalışmalarında yer aldı.
Eşme’de örgütlenme çalışmaları
Köklü, memleketi Eşme’de de gençlerin bilinçlenmesi ve örgütlenmesine yönelik çalışmalarda bulundu. Halk Evi çatısı altında yürütülen faaliyetlere katılan Köklü, Dev-Genç’in ilk dönem etkinliklerinden biri olan 1970 başlarındaki Eşme Tütün Mitingi’nin örgütleyicileri arasında yer aldı.
Öğrencilik yıllarında çeşitli davalarda yargılanan Köklü, davalardan birinde üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezanın gerekçesi arasında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını övmek, onlara silah ve mermi temin etmek suçlamaları bulunuyordu. Temyiz başvurusunun ardından karar bozuldu.
Öğretmenlik ve sürgün yılları
Üniversite eğitiminin ardından Erzurum’un İspir ilçesine felsefe öğretmeni olarak atanan Köklü, bir süre sonra Eşme’ye tayin edildi. Burada TÖB-DER Eşme Şube Başkanlığı görevini üstlendi.
Sendikal ve siyasi faaliyetleri nedeniyle sık sık sürgün edilen Köklü, mahkeme kararlarıyla bazı sürgünlerini durdurmayı başarsa da kısa süre sonra yeniden başka bir yere gönderildi. Sürgün yıllarında da üretimden kopmayan Köklü, Eşme’de tütün tarımıyla uğraştı.
1979 yılında Uşak Eğitim Enstitüsü’nde müdür başyardımcısı olarak görev yapan Köklü, siyasi baskılar nedeniyle üç ay sonra bu görevinden istifa etti. Bir süre sonra öğretmenlikten de ayrıldı.
Öğretmenlikten ayrılmasının ardından Eşme’de bahçıvanlık yapan Köklü, mevsimine göre marul, roka, maydanoz ve salatalık gibi ürünler yetiştirerek geçimini sağladı.
12 Eylül sonrası siyaset
12 Eylül 1980 darbesi döneminde günler süren gözaltılar yaşayan Köklü, sonraki yıllarda siyasi çalışmalarını sürdürdü. Sosyal Demokrasi Partisi’nin (SODEP) Eşme’deki kurucuları arasında yer aldı ve partinin yönetim kurulunda görev yaptı.
20 Ekim 1991 genel seçimlerinde Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den (SHP) Uşak milletvekili adayı oldu. Ön seçimde üçüncü sırada yer alan Köklü, o dönem uygulanan tercihli oy sistemi sonucunda ikinci sıraya yükseldi. 1991 seçimlerinde Uşak’ın üç milletvekilliğinin tamamını SHP kazandı.
Milletvekilliği döneminde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Köklü, ayrıca Öğretmen Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun başkan yardımcılığını yaptı. Farklı komisyonlarda da görev alan Köklü, çeşitli kanun tekliflerine imza attı.
SHP ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) birleşme sürecinde oluşturulan birleştirme komitesinin çalışmalarında da etkin görev aldı.
“Ankara’daki politika ona göre değildi”
Kitapta Köklü’nün milletvekilliği dönemine ilişkin ayrıntılar da yer alıyor. Ankara’daki siyasi yaşamın kendisine uygun olmadığını düşünen Köklü, bir dönem daha milletvekili adayı olmadı.
Milletvekili seçildiğinde Ankara’ya Renault Toros marka otomobiliyle giden Köklü, milletvekilliği boyunca da aynı aracı kullandı. Görevinin sona ermesinin ardından Eşme’ye dönerken Renault Broadway alan Köklü’nün bu otomobili de eşinin emekli maaşıyla satın aldığı aktarılıyor.
Köklü, milletvekilliğinin ardından yeniden Eşme’ye dönerek üretim çalışmalarına devam etti.
Eşme’de üretime devam etti
Köklü ve ailesi, Eşme’ye döndükten sonra bahçe işlerini sürdürürken 22 sera kurdu. Yetiştirdikleri doğal sebzelerden tarhana üreten aile, aynı zamanda gezen tavuk yetiştiriciliği de yaptı.
Üretimin temel amaçlarından biri yöre halkına örnek olmak ve birlikte çalıştıkları 5-6 aileye istihdam sağlamaktı. Köklü, bahçıvanlık, tarhana ve tavuk üretimiyle uğraşırken sosyal ve siyasi yaşamdan da kopmadı. İlçedeki parti çalışmalarına katılmayı sürdüren Köklü, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eşme Şubesi’nin üç dönem başkanlığını yaptı.
Kitapta 68 kuşağı da anlatılıyor
Turgut Üzüm’ün kitabında Ural Köklü’nün yaşamının yanı sıra 68 kuşağının toplumsal ve siyasal koşullarına da yer veriliyor.
Kitapta, 68 kuşağının çocuklarının İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yaşanan yokluk, kıtlık ve yoksulluk ortamının içinden geldikleri; bu nedenle dönemin toplumsal koşullarının farkında oldukları ve eğitime önem verdikleri vurgulanıyor.
Dönemin gençlerinin bilgiye ulaşma çabalarına da dikkat çekilen kitapta, özellikle sol ve sosyalist eserlerin bulunmasının güç olduğu, bazı kitapların açıkta satılırken bazılarının ise gizli yollarla temin edildiği anlatılıyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et