Fahiş kiralar emekçileri sürgün ediyor: ‘Ancak kiraya ve faturalara çalışıyoruz’
İstanbul’daki işine devam edebilmek için her gün şehirlerarası yolculuk yaptığını aktaran işçi, ulaşım maliyetini ve süresini asgari düzeyde tutabilmek için önce İzmit’e, ardından Gebze’ye yerleştiğini belirtiyor.
Ahmed Ziya Aydın
İstanbul’da derinleşen barınma krizi ve fahiş kira artışları, asgari ücret sınırında çalışan emekçileri kentin dışına itiyor. 30 yıl boyunca İstanbul’da kiracı olarak yaşayan bir kadın işçi; artık geçinemediği için Kocaeli’ne taşınmak zorunda kaldığını, her gün iş için iki şehir arasında mekik dokuduğunu söylüyor.
Büyükşehirlerde tırmanan yaşam maliyeti ve kira fiyatları, ücretliler için barınmayı imkansız hale getiriyor. İstanbul’da çalışıp geçimini asgari ücretin hemen üzerinde bir gelirle sağlamaya çalışan emekçiler, çözümü çevre illere taşınmakta arıyor. 1996 yılından bu yana İstanbul’da ikamet eden ve 30 yıldır kiracı olan bir kadın işçi, artan krizin ardından Kocaeli’ne taşınma sürecini ve emekçilerin yaşadığı zorlukları anlattı.
‘Sosyal hayatımızı kenara bıraktık, kiraya çalışıyoruz’
Kira artışları karşısında aldığı ücretin eridiğini belirten kadın işçi, şehir değiştirme kararını “1996’dan sonra ekonomik krizlerden, kiraların yüksekliğinden dolayı şehir değiştirmek durumunda kaldım. İstanbul’da geçinmek çok zor. Aldığımız asgari ücretin bir tık üstü. Aldığımız maaş ancak kiraya gidiyor. Sosyal hayatımızı tamamen kenara bırakıyorum, lüksümüz yok, dışarıda bir yemek yiyemiyorsunuz. Ancak kiraya ve faturalara çalışıyorsunuz” ifadeleriyle özetledi.
İstanbul’daki işine devam edebilmek için her gün şehirlerarası yolculuk yaptığını aktaran işçi, ulaşım maliyetini ve süresini asgari düzeyde tutabilmek için önce İzmit’e, ardından Gebze’ye yerleştiğini belirtiyor: “Mümkün oldukça yol mesafesini kısmaya çalışıyorum.”
Dar gelirliler için duyurulan sosyal konut projeleri ve kiralık konutlara ilişkin defalarca TOKİ başvurusu yapmasına rağmen ret aldığını söyleyerek, “Hükümetin dar gelirli aileler, engelliler, emekçiler için ‘allayıp pullayarak’ sunduğu projeler maalesef gerçekleşmiyor. Sigortalı bir çalışan olarak TOKİ’ye birçok kez başvurdum ama hep ret aldım. Evi, arabası olan, hanesine çift maaş giren insanlara TOKİ’den ev çıkarken, asıl ihtiyacı olan işçiye, emekçiye ne hikmetse çıkmıyor. Kiralık konutların da işçiye verileceğine inanmıyorum. 3 yıl sonra bu evlerden çıkış dayatıldığında kimse zenginleşmiş olmayacak. Kriz derinleştikçe belki daha da mağdur olacağız” ifadelerini kullandı.
‘Zemininden su çıkan rutubetli evler bile lüks oldu’
Geçmişte daha uygun fiyatlı kiralık ev bulabilmek için sağlıksız koşullara katlanmak zorunda kaldığını belirten kadın işçi, mevcut koşullarda en niteliksiz evlerin dahi ulaşılamaz hale geldiğine dikkat çekerek “Güneş görmeyen, arkada kalan, hatta zemininden su çıkan rutubetli bir evde kirası biraz daha uygun diye 2-3 yıl yaşamak zorunda kalmıştım” dedi.
Kentsel dönüşüm süreçlerinin de kiracılar üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu belirten işçi, Gebze’deki yeni evinde de benzer bir tedirginlik yaşadığını ifade ediyor:
“İnsanlar can güvenliği için binalarını dönüştürmek istiyor, bu haklı bir talep. Ancak kiracının güvencesi yok. Ev sahibiyle anlaşıp taşınıyorsunuz, boyasını tadilatını yapıyorsunuz; bir yıl sonra ‘Evi kentsel dönüşüme verdim, çık’ deniyor. 20 bin liraya oturduğunuz evi bir yıl sonra aynı fiyata bulamıyorsunuz. Şu an Kocaeli’de oturduğum bina da eski ve görüşmeler yapılıyor. Tam biraz rahatlayacağım derken her an kapının önüne konulma riskiyle yaşıyoruz.”
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et