Ayvalık Film Festivali'nde beşinci gün: Sinema, müşterekler ve toplumsal hafıza
Ayvalık Uluslararası Film Festivali'nin beşinci gününde 16 film izleyiciyle buluşurken, “Müştereklerin Tüketilmesi” başlıklı bölüm kapsamında doğanın ve ortak yaşam alanlarının tahribatı tartışıldı.
Fotoğraf: Ayvalık Film Festivali
Merve Tur
[email protected]
Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 18 Eylül Cuma günü yoğun bir programla devam etti. Dünya sinemasından filmlerin yanı sıra yerli yapımlar da izleyiciyle buluştu.
Festivalde Melik Kuru’nun yönettiği İsimsiz Eserler Mezarlığı, Vural Sineması’nda gösterildi. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan film, yetişkinliğe adım atan bir kuşağın günümüz toplumunda kendisine yer bulma çabasını anlatıyor. Gösterimin ardından yönetmen Melik Kuru, oyuncular Manolya Maya, Ekremcan Aslandağ, Tuğrul Tülek ve Emrah Öz ile yapımcılar Simla Güran ve Fahriye İsmayilova izleyicilerin sorularını yanıtladı.
Söyleşide bağımsız sanat üretiminin zorlukları da ele alındı. Kuru, orta sınıfa mensup bir sanatçı olarak kendi deneyimlerinden hareket ettiğini ve sanat üretimiyle toplumsal ayrıcalıklar arasındaki ilişkiyi sorguladığını belirtti. Kuru, sinemanın ekonomik açıdan ayrıcalıklı olmayı gerektiren bir alan haline geldiğini ifade etti.
“Film seyircide sorular bırakmalı”
Festivalin yerli yapımlarından Banu Sıvacı imzalı Günyüzü de izleyiciyle buluştu. İlk uzun metrajı Güvercin ile tanınan Sıvacı’nın ikinci filmi, yıllar sonra yeğeninin düğünü için köyüne dönen müzisyen Suna’nın geçmişi ve unutmaya direnmesi üzerinden ilerliyor.
Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide Sıvacı, filmin kendi ailesinin hikâyelerinden izler taşıdığını anlattı. Yönetmen, “Günyüzü”nün annesi ve anneannesinin hikâyelerinden oluştuğunu belirtti.
Sıvacı ayrıca adaletsizliğe maruz kalan ailelerin yaşadığı acıların haberlerde kısa süreli görünür olduğuna dikkat çekerek, bu ailelerin yıllar boyunca yaşadıklarının ve aile ilişkilerinde yarattığı sonuçların yeterince görülmediğini söyledi.
Müştereklerin tüketilmesi tartışıldı
Festivalin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Müştereklerin Tüketilmesi” kapsamında da film gösterimleri ve söyleşi gerçekleştirildi. Bremen Sanat Üniversitesi ve Lahey Kraliyet Sanat Akademisi’nde dersler veren Prof. Dr. Füsun Türetken’in hazırladığı bölümde Orman Kanunu ve Geçişler filmleri gösterildi.
Filmlerin ardından düzenlenen söyleşide “Gaiaporosis” kavramı üzerinden doğal kaynakların tüketilmesi, dijital iletişim altyapılarının ekonomik ve toplumsal etkileri ile müştereklerin aşınması tartışıldı.
Türetken, kavramın gezegenin maddi kaynaklarının tükenmesiyle bağlantılı olduğunu belirterek, kaynakların tüketilmesinin devlet şiddeti ve zorunlu göç gibi sonuçlara yol açabildiğine dikkat çekti. Söyleşide ayrıca asbest tehlikesi ve Antakya depremi sonrasındaki yıkım çalışmalarında işçilerin asbeste maruz kalması da gündeme geldi.
Doğal kaynakların talanı ve göç
“Geçişler” filminin yönetmeni Angela Melitopoulos da çevrimiçi katıldığı söyleşide göçmenlik ve borç krizini doğal kaynakların talanıyla birlikte ele aldığını söyledi. Melitopoulos, Kanadalı Eldorado maden şirketinin Yunanistan’daki faaliyetlerinden ve bu faaliyetlerin hükümet tarafından kolaylaştırılmasından söz etti.
Festival direktörü Azize Tan ise Lucrecia Martel’in Bizim Toprağımız filmindeki toprak mülkiyeti meselesi ile Türkiye’deki gelişmeler arasındaki paralelliklere dikkat çekti.
Tan, insanların kendilerini yaşadıkları çevreyle tanımladığını belirterek, çevreyle kurulan bağın koparılmasının toplumsal bir mesele olduğunu ifade etti.
Bulutsuzluk Özlemi sahne aldı
Festivalin beşinci günü, Bulutsuzluk Özlemi’nin Pür Cunda’da verdiği özel konserle tamamlandı. Festival kapsamında grubun dünyasını anlatan Yaşamaya Mecbursun! belgeselini izleyen festival takipçileri, grubun uzun yıllara yayılan müzik üretimini konserle birlikte deneyimledi.
Günün bir diğer etkinliğinde ise Kadir İnanır anısına 1981 yapımı Kırık Bir Aşk Hikâyesi, Ayvalık’ta ücretsiz olarak gösterildi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et