İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri: Otoyollar sermayeye teslim edilmek isteniyor
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, köprü ve otoyolların özelleştirme programına alınmasına tepki gösterdi. Eylemde OVP'nin emekçilerin değil, sermayenin çıkarlarına göre hazırlandığı ifade edildi.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, köprü ve otoyolların özelleştirme programına alınmasına tepki göstermek için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. Sıklıkla “Otoyollar halkındır satılamaz”, “Sermayeye değil emekçiye bütçe”, “Sefalete teslim olmayacağız” sloganlarının atıldığı eylemde basın metnini KESK İzmir Dönem Sözcüsü Savaş Candemir okudu.
Üç yıllık dönemin ekonomik ve sosyal politikalarına yön verecek, aynı zamanda bütçenin hazırlanmasında temel alınacak politika belgesi niteliğindeki Orta Vadeli Programı kabul etmediklerini belirten Candemir, “Bu program emekçinin, emeklinin ve yoksulun programı değil, zenginin ve sermayenin programıdır. TÜİK verilerine göre istihdamda olan yurttaş sayısı 32,5 milyondur. Yaklaşık 10 milyon kişi kayıt dışı çalışmaya devam ediyor. Üstelik bunlara göçmen, sığınmacı pozisyonda olanlar dahil değil. Yine 16 milyonu aşkın emekli var” diye konuştu.
“OVP’de gençlerle ilgili bir şey bulunmuyor”
2026-2027-2028 yılları için bir kez daha 20 yıldır tutturulamayan OVP enflasyon hedeflerine endeksli toplu sözleşmenin esas alındığını vurgulayan Candemir, “Bir önceki OVP’de yüzde 16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin yüzde 28,4’e, yüzde 9 olarak açıklanan 2027 enflasyon hedefinin yaklaşık 2,3 kat artırılarak yüzde 21’e, yüzde 8 olan 2028 enflasyon hedefinin ise yüzde 13,5’e çıkarıldığını görüyoruz. Enflasyon düşecek deniliyor, hedefler yükseliyor. Sonuçlarını son yirmi yıldır yaşıyoruz. Örneğin 2024 yılı hedeflenen enflasyon ile değil, yüzde 44,38 enflasyonla kapandı. Ama 2025 asgari ücreti yüzde 30 artırıldı. 2025 yılı yüzde 30,89 enflasyonla kapandı, asgari ücret artışı ise yüzde 27’de kaldı” diye konuştu.
TÜİK verilerine göre geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30,6’ya çıktığını belirten Candemir, “Buna rağmen OVP’de başta gençler olmak üzere güvenceli, kadrolu istihdama ilişkin tek bir cümle bulunmamaktadır. İktidar gençlere güvencesizlik ve esneklik, yani geleceksizlik taahhüt etmektedir” dedi.
OVP’nin bir başka gerçeğinin de vergi politikalarında ortaya çıktığını vurgulayan Candemir, “2027 yılı enflasyon hedefi yüzde 21 iken vergi gelirlerinde yüzde 36 artış, 2028 yılı enflasyon hedefi yüzde 13,5 iken vergi gelirlerinde yüzde 20,4 artış hedeflenmektedir. Bu vergi yükünün kimlerin sırtına yükleneceğini 24 yıllık AKP iktidarında hayata geçirilen politikalardan da biliyoruz. Çok uzağa gitmeye gerek yok. 2025’te toplanan vergilerin yüzde 62,4’ü KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluşurken, patronlardan ve sermaye çevrelerinden alınan kurumlar vergisinin payı yalnızca yüzde 11,1’de kaldı” ifadelerini kullandı.
“İktidar için öncelik halk değil”
Çocuk işçiliğinin eğitim politikaları aracılığıyla piyasanın ihtiyaçlarına göre daha da arttırılmasının hedeflendiğini söyleyen Candemir, “Bu OVP ile mevcut iktidarın önceliğinin kimler olduğu bütçelerden faize ayrılan paylarla bir kez daha teyit edilmiştir. Öncelik emekçilere, yoksul halka değil, faizden, ranttan, özelleştirme talanından beslenenlere verilmiştir” diye konuştu.
Geçtiğimiz yıl 2 devlet köprüsünün ve 8 otoyolun özelleştirilmesi iddialarının ciddi bir şekilde gündeme geldiğini fakat iktidarın bu iddiaları yalanladığını belirten Candemir, “Ancak aynı iktidar daha birkaç gün önce Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin ve ikisi çevre otoyolu olmak üzere 8 otoyolun özelleştirme programına alındığını ilan etmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı her ne kadar bunun ‘satış’ değil, 30 yıllığına ‘işletme hakkı transferi’ olduğunu ve mülkiyetin devlette kalacağını savunsa da gerçekler ortadadır” diye konuştu.
Karayolları Genel Müdürlüğünün 2026 Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na göre bakım ve diğer giderleri düşüldükten sonra 2025 yılında 500 milyon dolar net gelir elde edilen köprü ve otoyolların sermayeye teslim edilmek istendiğini söyleyen Candemir, “Ücretsiz olması gereken köprü ve otoyollarının özelleştirilmesinin emekçilere ve halka fahiş fiyatlar olarak yansıdığını görmek zor değildir. Verili duruma baktığımızda örneğin kamu olarak işletilen 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet (FSM) Köprülerinden bir otomobilin geçiş ücreti 59 TL iken Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle özel bir firmanın işlettiği Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden bir otomobilin geçiş ücreti yaklaşık iki katı olan 110 TL’dir” ifadelerini kullandı.
“Emeğimizin değersizleştirilmesine izin vermeyeceğiz”
Özelleştirme talanının köprü ve çevre yolları ile sınırlı kalmadığını vurgulayan Candemir şunları söyledi: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülen ihale kapsamındaki satışlar bir hafta önce tamamlanmıştır. Toplam 46 ilde, 29 bin 218 hektarlık, yani yaklaşık 40 bin futbol sahası kadar ormanlık ve tarımsal alan özel maden şirketlerine satılmıştır.”
İktidarın orta vadeli programının da uzun vadeli programının da emek düşmanı, sermaye dostu olduğunu vurgulayan Candemir, “Nitekim yıllardır emekçiler, çalışanlar olarak bizlerin gelirleri küçülürken büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar olmuştur. Yoksullaştırma politikalarına rıza üretmemiz için dayatılan antidemokratik uygulamalara her gün bir yenisini eklemeye devam ediyorlar” dedi.
Emeği ile geçinen tüm kesimlere çağrıda bulunan Candemir, “İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret, adil bir vergi sistemi, halk için, emek için bütçe, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Baskılara, emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur diyelim” diye konuştu.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et