İBB davasında azami tutukluluk süreleri gündemde: ‘Bir meczubun sözleri emniyet ve savcılık tespiti gibi sunuldu’
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davası, 83. gününde Silivri’de devam ediyor.
Görsel: Google Gemini Al
Dilan Temiz
[email protected]
Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 51’i tutuklu 414 kişinin ye aldığı İBB davasında yargılama devam ediliyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davanın 83’üncü günü.
Tutuksuz sanıkların savunma yaptığı ikinci celsenin 19. günü itibariyle bugüne kadar tutuksuz yargılanan 325 kişiden 200'ü beyanda bulundu.
Dünkü duruşmada tutuklu sanıklar ve avukatlarının çapraz sorgusuna tutulan etkin pişmanlıktan yararlanan tutuksuz sanık Kabil Taşçı, ifadesindeki ağır iddiaların somut bir delile dayanmadığını kabul ederken, sorgusu boyunca 20'nin üzerinde "duydum" ifadesini kullandı.
Bugün 11:50 sularında başlayan duruşmada ilk olarak söz alan Ahmet Savaş’ın avukatı, müvekkilinin ihale aşamasında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını vurguladı. İddianamede iki ayrı ihalenin yapıldığı gerçeğinin göz ardı edilerek tek bir ihale varmış gibi suçlama yöneltildiğini ifade etti.
Varlık Fonu’nun Genel Müdür Danışmanı Ahmet Ağırman: 5.5 yıl sonra onay vermem mümkün değil
Daha sonra kürsüye gelen eski İSFALT Genel Müdürü Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Varlık Fonu’nun Genel Müdür Danışmanı Ahmet Ağırman savunma yaptı. Ağırman 18 Temmuz 2019 tarihinde görevinden ayrıldığını belirterek 2024 yılının Ekim ve Kasım aylarında gerçekleşen ihalelere onay vermekle suçlandığını söyledi: “Ben daha önce Mali Şubeden çağrıldım, gittim. 2019'da ayrıldığım için 2024'teki ihalelere onay vermemin mümkün olmadığını orada da söyledim. Şimdi de aynısını söylüyorum. Ayrıldıktan yaklaşık 5,5 sene sonra bir ihaleye onay vermemiz mümkün değil. Beraatimi talep ediyorum.”
Ağırman'ın ardından İSFALT’a yönelik suçlamalar kapsamında Çağrı Mazı, Levent Coşar, Mustafa Kaplan, Mustafa Tozkoparan ve Nuri Alpay da savunmalarını tamamladı.
Metro ihalesi ve bilirkişi raporuna eleştiri
Kirazlı - Halkalı metro hattı ihalesinde kamu zararı oluştuğu iddialarıyla yargılanan İBB Avrupa Yakası Raylı Sistemler Şube Müdür Yardımcısı Akif Gündüz, usule uygun teminat sunmayan Yapı Merkezi firmasının komisyon kararıyla elendiğini dile getirdi. Tutuklu sanık Ceyhun Avşar’ın sorusu üzerine Gündüz, söz konusu firma elenmeseydi dahi en düşük teklifi veremediği için ihaleyi kazanamayacağını belirtti.
Aynı ihalede komisyon başkanı olan Ahmet Önal ise soruşturmadaki bilirkişi raporunu hedef aldı. Raporu hazırlayan kişinin uzmanlık alanının muhasebe olduğuna dikkat çeken Önal, “Sayın bilirkişi hatalı tespitler yaptığı gibi, kimsenin görev ve yetkinliğine bakmamış, herkesi bir çuvalın içine atmış ve aynı suç isnadında bulunmuş” dedi.
"Mesajdaki fatih, Fatih Keleş değil"
Duruşmada iddianamede yer alan WhatsApp yazışmaları da gündeme geldi. Tutuklu Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın sorusu üzerine Ahmet Önal, mesajlarda geçen "Fatih abi alacak" ifadesine açıklık getirdi. Savcılığın bu ifadeyi İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'e para verileceği şeklinde yorumladığını belirten Önal, mesajda kastettiği kişinin Metro İstanbul çalışanı Fatih Bey olduğunu söyledi. Söz alan tutuklu sanık Fatih Keleş'in "Beni tanıyor musunuz?" sorusuna da yanıt veren Önal, Keleş'i duruşma salonuna gelene kadar hiç görmediğini ve ismini iddianameden önce bilmediğini kaydetti.
"Kopyala-yapıştır nedeniyle adım burada yer alıyor"
Öğle arasının ardından başlayan oturumda eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı sanık kürsüsüne çıktı. İhaleye fesat karıştırma suçlamasında herhangi bir görevi olmadığını belirten Yazıcı, iddianamede kopyala-yapıştır yapılması nedeniyle adının dosyada yer aldığını savundu.
Davanın şikayetçilerinden Sedat Kapıdağ'ın kendisine gece yarısı mesaj atarak rüşvet iddiasında bulunduğunu ancak bu mesajları daha sonra sildiğini belirten Yazıcı, mülkiye müfettişlerinin yaptıkları incelemede İBB'yi haklı bulduğunu hatırlattı. Duruma tepki gösteren Yazıcı, bir meczubun sözlerinin emniyet ve savcılık tespiti gibi sunulduğunu belirterek, "Deliller nerede, kim kimden rüşvet istemiş?" diyerek suçlamaları reddetti.
Azami tutukluluk süreleri dolanlar artıyor
Öte yandan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı davada 18 aylık azami tutukluluk süresini dolduran 7 tutuklu sanığın bu hafta tahliye edilmesi gündemde.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102’nci maddesine göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en fazla bir yıl. Zorunlu hallerde gerekçe gösterilerek bu süre altı ay daha uzatılabiliyor. Böylece toplam azami süre 18 aya çıkabiliyor.
Bu kapsamda Vedat Şahin, Hakan Karanis, Ahmet Köksal, Hüseyin Köksal, Murat Kapki, Mustafa Nihat Sütlaş ve Buğra Gökçe'nin 18 aylık azami tutukluluk süresi 23 Eylül'de dolacak. 7 ismin avukatları müvekkillerinin bu cuma yapılacak olan tutukluluk incelemesinde serbest bırakılması gerektiğini ifade ediyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11 Kasım 2025 tarihli iddianamesindeki suçlamalar ve tutuklama tarihleri esas alınarak hazırlanan listeye göre, 25 Eylül’de azami tutukluluk süresini dolduracak olan Güldem Şık ve 26 Eylül’de 18 aylık süreyi dolduracak olan Ömür Yılmaz'ın ise önümüzdeki hafta tahliye edilmesi gündeme gelecek.
53 tutuklu sanığın bulunduğu İBB davasında 21 tutuklu sanığın 12 aylık azami tutukluluk süresi dolmuş durumda. Ancak son tutukluluk incelemesinde tahliye edilmediler.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et