Metropollerde iklim alarmı: Türkiye'de 54 milyondan fazla kişi aşırı sıcaklara maruz kaldı
Yapılan araştırmaya göre, Türkiye genelinde 54,3 milyon kişi 30 günden fazla süreyle riskli sıcaklıklara maruz kaldı. Uzmanlar, erken uyarı sistemleri ve temiz enerjiye geçiş vurgusu yapıyor.
Fotoğraf: Zeynep Sude Emek/Pexels
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale - Climate Central tarafından gerçekleştirilen küresel araştırma, 2026 yılı yaz mevsiminde iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Çalışma verilerine göre Türkiye'de ortalama bir vatandaş, haziran, temmuz ve ağustos aylarını kapsayan dönemde iklim değişikliği nedeniyle fazladan 32 gün boyunca riskli sıcaklık koşullarına maruz kaldı. Belirli bölgelerde 1991-2020 yılları arasında kaydedilen sıcaklıkların yüzde 90'ından daha yüksek olan günler riskli sıcak gün şeklinde tanımlanırken, bu eşiğin aşılması insan sağlığı üzerindeki tehlikeleri belirgin biçimde tırmandırıyor. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde 54,3 milyon kişinin 30 günden fazla süreyle riskli sıcaklıkları deneyimlediği kaydediliyor.
En fazla etkilenen kentler Adana ve Gaziantep oldu
Fotoğraf: Araştırma raporu
İklim değişikliği kaynaklı fazladan yaşanan riskli sıcak gün sayısının en yüksek seviyeye ulaştığı kentler arasında 40 günle Adana ve 39 günle Gaziantep ilk sıralarda yer alıyor. Bu illeri sırasıyla 37 günle İstanbul, 34 günle Bursa ve 33 günle İzmir takip ediyor. Dünya genelinde son üç ayda 1,5 milyardan fazla insanın iklim değişikliğinin artırdığı yüksek sıcaklıklara en az bir ay boyunca maruz kaldığı vurgulanırken, Avrupa'da her 10 kişiden dokuzunun benzer koşulları yaşadığı aktarılıyor. Asya kıtasında ise 2,8 milyar nüfusun en az 30 gün boyunca aşırı sıcaklık baskısını hissettiği ifade ediliyor.
Mevcut veriler ihtiyatlı bir alt sınırı gösteriyor
Fotoğraf: Kişisel arşiv
Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Türkiye'nin iklim değişikliği olmasaydı yaşamayacağı 32 riskli sıcak günü geride bıraktığına dikkat çekiyor. Yavaşlı, kullanılan sıcaklık eşiğinin halihazırda ısınmış bir dönem olan 1991-2020 ortalamasına dayanması sebebiyle açıklanan rakamların ihtiyatlı bir alt sınır olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor. Hesaplamaların günlük ortalama sıcaklık üzerinden yapıldığına değinen Yavaşlı, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında insan sağlığını olumsuz etkileyen nem faktörünün analize dahil edilmediğine işaret ediyor. Ayrıca yaklaşık 25 kilometrelik veri hücresi çözünürlüğünün kent içindeki betonlaşma ve gölgelik alanlar arasındaki sıcaklık farklarını yansıtmada yetersiz kaldığı dile getiriliyor.
Erken uyarı sistemleri ve temiz enerjiye geçiş vurgusu yapılıyor
Uzmanlar, iklim değişikliğinin tırmanan etkilerine karşı sıcak hava dalgalarına yönelik erken uyarı mekanizmalarının, şehir ölçeğinde ısı haritalarının ve bunlarla entegre sağlık planlarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor. COP31 zirvesine hazırlanan Türkiye gibi ülkelerin öncelikle kendi nüfusunun sıcaklık maruziyetini doğru ölçmesi gerektiği kaydediliyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell ise aşırı sıcakların sağlık sistemleri, işletmeler ve ekonomiler üzerinde yarattığı ağır yüke değinerek fosil yakıt bağımlılığının sonlandırılması yönünde çağrıda bulunuyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et