MESEM'lilerin aileleri anlatıyor: 'İşçinin çocuğu hayata 1-0 yenik başlıyor'
Antep’te işçi aileleri, çocuklarını MESEM’e gönderme nedenlerini ve karşılaştıkları çalışma koşullarını anlatıyor: "Sabah işe korkarak yolluyoruz"
Kaynak: www.gaosb.org sitesinden alınmıştır
Mesut Baylav
[email protected]
Antep – MESEM programı, iş cinayetleri ve gittikçe yaygınlaşan iş kazaları nedeniyle gündemden düşmüyor. Çocuklarını MESEM programına gönderen işçi aileleri, bu seçeneğe mecbur kaldıklarını ve çocuklarıyla gözlemledikleri ağır sömürü koşullarını anlatıyor.
Çocuk işçilik MESEM’le yasal
Antep’te konuştuğumuz işçi aileleri, çocuklarının MESEM kapsamındaki işyerlerinde ‘mesleki eğitim’ ismiyle nasıl bir çocuk emeği sömürüsü çarkının işlediğini ortaya koyuyor. Başpınar'da bir fabrikada çalışan işçi, çocuk işçi çalıştırmanın yasak olduğunu ancak bunun MESEM'lileri kapsamadığına dikkat çekiyor: “Benim çocuğun çalıştığı işyerinde MESEM kapsamında çok sayıda çocuk işçi var. Maalesef devletin aldığı yanlış bir karar ve çocuğu okutamayınca biz de böyle bir yola girdik.”
"Devlet okumaya değil çalışmaya teşvik ediyor"
Başpınar’da bir fabrikada çalışan işçi de MESEM'lerdeki çalışma koşullarını kendi çocuğu üzerinden anlatıyor: “15-16 yaşındaki MESEM’li çocuklara yetişkin bir insanın yaptığı işi yaptırıyorlar. Ama paraya gelince aylık 7-8 bin TL veriyorlar, sigorta da yok. Patronlar çocukların yemeğini ve yol parasını da karşılamıyor. Çocuklar 12 saat çalıştırıyor. Yani MESEM’de işverenin kesesinden bir para çıkmıyor. Devlet MESEM’lerle çocukları okumaya teşvik etmek yerine çalışmaya teşvik ediyor.”
İşçi, çocuğunu MESEM'e gönderme gerekçesini ise şöyle açıklıyor: “Bizler çocuklarımızı ne dershaneye gönderebiliyoruz ne de bir özel hoca tutma durumumuz var. İşçinin çocuğu hayata bir sıfır yenik başlıyor. Tüm aile bireylerinin tek düşüncesi ay sonunu getirmek.”
"Kızımın gece 5'te eve geldiği oldu"
Bir başka işçi ise kızının MESEM’e gidiş sürecini anlatırken, bunun ilk tercihleri olmadığını belirtiyor: “Kızımın okuması için elimden gelenin fazlasını yaptım. Ama benim kızım pek çalışkan olamadı. Geçen dönem lise 1'de sınıfta kaldı. Daha sonra MESEM’de aşçılık bölümüne kayıt yaptırdık. Şimdi haftanın bir günü tatil yapıyor, bir günü okula gidiyor.”
MESEM koşullarını ise şöyle değerlendiriyor: “8 bin TL devlet işverene veriyor. Geri kalan işveren inisiyatifinde. İşveren sigorta yapmıyor. Benim kızımın çalıştığı yerde 7 MESEM öğrencisi var. Okul daha önce bir yere gönderdi kızımı. Güya aşçılık bölümü ama garsonluk yaptırdılar. Gece 5'te eve geldiği oldu. Biz de uykusuz kaldık kızım da. Çok da korktuk, çünkü görüyoruz haberlerde çocuk ölümlerini.”
"İmkan olmayınca bizim gibi işçi oldu"
Çocuğu iki yıldır MESEM kapsamında marangoz atölyesinde çalışan bir işçi ise çocuğunu MESEM'e gönderme sürecini şöyle anlatıyor: “O dönem okuldan çağırdılar, ‘senin çocuğun okumakta gözü yok, MESEM’e yazdır’ dediler. Eskiden ‘çocuklar okusun bizim gibi olmasın’ derdim ama artık MESEM’e yazdırdık. İmkan olmayınca bizim gibi işçi oldu. Belki ileride eli ekmek tutar.”
MESEM kapsamında çalıştırılan çocukların çalıştığı yerlerde hayatını kaybettiği haberleri gördüğünü söyleyen işçi, “O çocukların fotoğraflarını görünce çok kötü oluyorum. Bizim çocuk geliyor aklıma. Korkmuyoruz dersem yalan söylemiş olurum” diyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et