Suriye'de akaryakıt protestoları HTŞ yönetimini sarsıyor
Suriye’de, Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) yönetiminin petrol ürünlerine yaptığı zamma karşı eylemler üçüncü gününde de devam ediyor. Protestolar nasıl başladı? Talepler neler? HTŞ yönetimi ne yapıyor?
Fotoğraf: MA
Yusuf Ertaş
Yoksulluk oranının yüzde 90’a dayandığı Suriye’de, Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) yönetiminin Enerji Bakanlığı, geçen cumartesi akşamı petrol ürünlerinin fiyatlarını yüzde 28 ila 40 arasında değişen oranlarda artırdı. Karar birçok kentte büyük protesto gösterilerine neden oldu. Haseke’de başlayan eylemler kısa sürede HTŞ’nin kaleleri olarak görülen kentlere kadar yayıldı. Haber ajansları eylemleri “Esad’ın devrilmesinden sonra en geniş protesto hareketi” olarak nitelendiriyor.
Protestolar neden olan kararın detayları neler?
“Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi” tarafından onaylanan yeni tarifeye göre 95 oktan benzinin litre fiyatı 152 yeni Suriye lirasından 195 liraya yükseltildi. Böylece yaklaşık yüzde 28’lik artış gerçekleşti. 90 oktan benzinin litre fiyatı ise 145 liradan 185 liraya çıkarılarak yaklaşık yüzde 28 oranında artırıldı. Motorinin fiyatı da 125 yeni liradan 175 liraya yükseldi; yaklaşık yüzde 40’lık bu artış, üç petrol ürünü arasındaki en yüksek zam oranı oldu. Böylece akaryakıt fiyatları, Esad yönetiminin aralık 2024’te devrilmesinden bu yana yaklaşık yüzde 60 oranında artmış oldu.
El-Cumhuriye’nin haberine göre, HTŞ, kararı “küresel ölçekte petrol ürünlerinin tedarik maliyetlerindeki olağanüstü artış” ve Banyas Rafinerisi’ndeki bakım çalışmalarıyla gerekçelendirirken, fiyat düzenlemesinin “geçici olduğunu ve olağanüstü koşullarla bağlantılı bulunduğunu” açıkladı.
Protestolar nasıl başladı, nerelere yayıldı?
Protestolar, yeni fiyat tarifesinin açıklanmasından birkaç saat sonra Haseke, Rakka ve Deyrizor illerinde başladı. Deyrizor’da Tayyana, Azbe, Kesra, Muhamida, Haşam, Tebni ve Kuriye bölgelerinde protesto gösterileri düzenlendi.
Halk, ikinci gününde de El Ömer Petrol Sahası yolunu yanan lastiklerle kapatmayı sürdürdü. Rakka kentinde ve kırsalında da bir dizi gösteri düzenlendi. Yüzlerce kişinin katıldığı eylemlerin herhangi bir ön koordinasyon olmaksızın, kendiliğinden geliştiği görüldü.
Protestocular, Rakka-Deyrizor yolunu Şennan, Buhamed, Kerame ve Maadan köyleri de dahil olmak üzere çeşitli noktalarda trafiğe kapatarak yol ortasında lastik yaktı. Buhamed’de göstericiler, yoldan geçen bir hükümet konvoyunun önünü kesti. Rakka-Tel Abyad yolu da trafiğe kapatıldı.
Tel Tamer’de Tel Tamer ile Halep’i birbirine bağlayan M4 uluslararası karayolu ile Kamışlı yönündeki güzergâh trafiğe kapatıldı. Yolun ikinci gününde de kapalı kalması nedeniyle yüzlerce petrol tankerinin hareketi durdu. Yerel kaynaklar ayrıca bazı otobüs terminallerinde araç bulunmadığını ve sürücülerin greve gittiğini bildirdi.
Protesto dalgası kısa sürede kuzeye doğru yayılarak İdlib ve Halep’e de ulaştı. Halep ilinde de çeşitli bölgelerde protestolar düzenlendi. Eylemlerin başta kuzey kırsalında yoğunlaştığı görülürken, Mare ve Azez kentlerinde geniş katılımlı gösteriler yapıldı. Doğu kırsalındaki Bab kentinde ve Halep şehir merkezindeki özellikle Helvaniye Mahallesi’nde de protestolar düzenlendi.
Azez’de protestocular Halep-Gaziantep uluslararası yolunu trafiğe kapatarak lastik yaktı. Protestocular ile güvenlik güçleri arasında “taşlı çatışma” yaşandığı bildirildi. HTŞ’nin güvenlik güçlerinin daha sonra bölgeden çekildiği belirtildi. Azez’de dün yeniden protestolar düzenlenirken göstericiler akaryakıt fiyatlarının düşürülmesini ve Enerji Bakanı’nın istifa etmesini talep etti.
Protestoların talepleri neler?
Protestocuların başlıca talepleri arasında zamların geri çekilmesi, Enerji Bakanı’nın görevden alınması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi yer alıyor.
Bir protestocu El-Cumhuriye gazetesine yaptığı açıklamada, “Fiyatları düşürsünler diye her gün gösteri yapmalıyız. Çünkü yarın yiyecek ve içecek fiyatları daha da artacak. Biz zaten zar zor geçiniyoruz, bir de kışa giriyoruz. Artık bizi kandırmayı bıraksınlar. Her şey ateş pahası. Vallahi bu bir suç” dedi.
Aynı habere göre protestoların yoğunlaştığı ve HTŞ’nin uzun yıllar kalesi olan İdlib kentinde gece saatlerinde düzenlenen öfkeli gösteride, “Enerji Bakanı’nın görevden alınması ve akaryakıt fiyatlarının düşürülmesi” talep edildi. Şam ve kırsalında doğrudan protesto gösterileri yaşanmadı. Ancak işletme maliyetlerinin artması ve mevcut ulaşım tarifelerinin yeni akaryakıt fiyatlarıyla uyumsuz hale gelmesi nedeniyle bazı servis şoförleri kısmi greve gitti. Mezza Cebel-Karayolları hattında çalışan şoför Musa Eid, grevin “fiyatlardaki mantıksız artış” nedeniyle yapıldığını söyledi. Taksi şoförü Amr Hamdan ise “Benzin pahalandı, yolcunun da artık ödeyecek gücü kalmadı” dedi.
Sosyal medya platformlarında “İskat el-Vezir (Bakan görevden alınsın)” ve “Galâ el-Mahrukat (Akaryakıt pahalılığı)” etiketleri saatler içinde gündemin üst sıralarına çıktı.
Haseke’de Anab Baladi’ye konuşan bölge sakinleri, kent içi ulaşım ücretlerinin yanı sıra su taşıma maliyetlerinin de arttığını söyledi. Bazı sürücüler ise ücretleri artırmak ile çalışmayı durdurmak arasında kaldı.
HTŞ yönetimi ne diyor?
Sana’nın haberine göre Suriye Halk Meclisi fiyat artışının nedenlerini ele almak üzere Enerji Bakanı için 17 Eylül Perşembe günü “dinleme oturumu” düzenleneceğini duyurdu.
Enerji Bakanlığı zammın geçici olduğunu ve kalıcı bir fiyatlandırma politikası değişikliği anlamına gelmediğini iddia ediyor. Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, Suriye’nin günlük petrol üretiminin yaklaşık 102 bin varil olduğunu, yayımlanan verilere göre iç piyasanın ise günlük yaklaşık 300 ila 325 bin varile ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bakanlık açıklamasında da ihtiyacın bir bölümünün ithalat yoluyla karşılanmasının zorunlu olduğu savunuldu.
Ekonomi Bakan Yardımcısı Mahir el-Hasan, ekmeğin fiyatı ve gramajının değişmeyeceğini açıkladı. El-Hasan, ekmek üretiminde kullanılan unun ton fiyatının 20 binden 15 bin liraya indirildiğini ve böylece ekmekteki devlet desteğinin yüzde 60’tan yüzde 70’e çıkarılacağını söyledi.
Petrol açığı neden var, HTŞ açığı nasıl kapatacak?
2011 öncesi yeterli petrol üretebilen Suriye, 2011 sonrası giderek daha fazla petrol açığı yaşamaya başladı. ABD ve AB yaptırımları da petrol ithalatını önemli oranda kısıtladı, mevcut petrol kaynakları farklı bölgelerde farklı siyasi gruplar tarafından yönetildi. Uzun süre Suriye’ye petrol ihraç eden Rusya’dan gelen petrol de giderek azaldı. Reuters’ın geçtiğimiz ay yaptığı bir habere göre ABD, yaptırımları kaldırmak için de HTŞ’nin “Rus petrol ithalatını önemli ölçüde azaltmasını” dayattı ve HTŞ bunu kabul etti. Aynı haberde, ABD Dışişleri Bakanlığından bir yetkilinin, Washington’un “Suriye’yi, ülkenin toparlanma ve yeniden inşa sürecinde güvenilir kurumsal ortaklarla — özellikle de ABD’li şirketlerle — iş birliği yapmaya teşvik ettiğini” söyledi.
Bu arada son protestolarla aynı günlerde HTŞ yönetimi ile ABD arasında “enerji iş birliği” konulu temasların gerçekleşmesi dikkat çekti. Sana’nın haberine göre 50 Amerikan şirketini temsil eden heyet Şam’a geldi. HTŞ yetkilileri, ABD’li ekonomik heyetle üç ayrı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdi. Görüşmelerde “yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarının yanı sıra altyapı, dijital hizmetler ve enerji alanlarındaki iş birliği imkanları” ele alındı.
Yine Sana’nın haberine göre bu görüşmelerde konuşan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Jacob McGee, Washington yönetiminin ABD’li iş insanlarını Suriye pazarına yatırım yapmaya teşvik ettiğini söyledi. McGee, bazı ABD’li şirketlerin ilk adımları atarak Suriye pazarına girmeye başladığını ve enerji tekeli Chevron, HKN, Visa ile Mastercard gibi şirketlerin Suriyeli firmalarla anlaşmalar imzaladığını belirtti.
Eylemler devam edecek mi?
Yapılan çeşitli analizlerde şu ana kadar protestoların tüm bölgelerini bir araya getiren merkezi bir liderlik veya ortak bir siyasi program bulunduğuna ilişkin yeterli kanıt bulunmadığı belirtiliyor.
Ancak eylemlerin birkaç saat içinde doğudaki beldelerden Halep, İdlib, Hama ve Dera’ya yayılması, grev çağrılarının yapılması ve Enerji Bakanı’nın görevden alınmasına yönelik taleplerin ortaya çıkması, meselenin yalnızca fiyat tarifesine yönelik bir itiraz olmaktan çıktığını ve HTŞ’nin ekonomi politikalarını hedef aldığını gösteriyor.
Suriyeli Siyaset Analisti Nanar Hawach da, Al Jazeera’ya verdiği demeçte şu yorumu yapıyor: “Protestolar, Suriyelilerin yaşadıkları sıkıntılardan giderek daha fazla kendi hükümetlerini sorumlu tuttuğunu gösteriyor. Yaptırımların hafifletilmesi, sıkıntıların dışarıdan kaynaklandığı yönündeki argümanı zayıflattı ve aynı zamanda beklentileri artırdı. Öfkenin büyük bir kısmı, hükümet değişikliğini destekleyen bölgelerden de geliyor; bu da, hükümetin ancak somut sonuçlarla yanıt verebileceği türden bir hoşnutsuzluk yaratıyor.”
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et