Gazetemizde yayımlanan 'Fabrikalarda uzuv kayıplı kaza gerçeği' haberine Musa Anter ödülü
33'üncü Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödüllerinin sahipleri belli oldu. Türkçe haber dalında Filiz Gazi ve Özlem Temena, gazetemiz Evrensel'de yayınlanan “Fabrikalarda Uzuv Kayıplı Kaza Gerçeği” haberiyle birincilik ödülüne layık görüldü.
Fotoğraf: MA
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) tarafından bu yıl 33’üncüsü düzenlenen Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödüllerinin sahipleri belli oldu. Gazetemizde yayımlanan “Fabrikalarda Uzuv Kayıplı Kaza Gerçeği” haberi ile Filiz Gazi ve Özlem Temena Türkçe haber dalında birinciliğe layık görüldü. Ödül töreni 23 Eylül Çarşamba günü saat 19.00’da Diyarbakır'da ÇandAmed Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
DFG tarafından ödüllere dair yapılan açıklamada, “Yarışmaya toplam 72 başvuru yapıldı. Titiz bir değerlendirme sonucunda Türkçe Haber Dalı’nda üç esere ödül, bir esere de Jüri Özel Ödülü verildi. Kürtçe Haber ve Fotoğraf dallarında ise birincilik ve Mansiyon ödülleri dağıtıldı. Tüm baskılara rağmen hakikati kamuoyuna ulaştıran ve özgür basın geleneğini sürdüren gazetecilere teşekkür ederiz” denildi.
Türkçe haber dalında birincilik ödülü gazetemiz Evrensel'e
Ödüller öyle sıralandı;
Birincilik Ödülü: Evrensel’de yayınlanan “Fabrikalarda Uzuv Kayıplı Kaza Gerçeği” haberiyle Filiz Gazi ve Özlem Temena
İkincilik Ödülü: “Kürdün dağı taşı yağmalanıyor” haberiyle Yeni Yaşam’dan Reyhan Hacıoğlu
Üçüncülük Ödülü: “Trans kadın öğretmen zoe hedef gösterildi, işine son verildi” başlıklı haberle Bianet’ten Tuğçe Yılmaz
Jüri Özel Ödülü: “Kandil dağlarında üç gün” başlıklı haberler 1+1 Ekspress’ten İrfan Aktan
Jüri: İşçi bedenlerinin nasıl metalaştığını ortaya koyduğu için
Türkçe haber ödüllerine dair Ali Duran Topuz, Candan Yıldız, Faruk Bildirici, Mahmut Bozarslan, Özlem Akarsu Çelik, Serdar Altan'dan oluşan jürinin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Birincilik ödülünü Filiz Gazi ve Özlem Temena, Evrensel gazetesinde yayımlanan ‘Fabrikalarda uzuv kayıplı kaza gerçeği’ başlıklı haberle kazandı. İş kazalarında ‘uzuv kaybı’ yaşayan işçileri görünür kılan haber üretim süreçlerindeki işçi bedenlerinin nasıl metalaştığını, işçi ve ailelerinin hukuki, ekonomik ve sosyal olarak ne tür sorunlar yaşadığını ortaya koyduğu için de birinciliğe değer görülmüştür.
Yeni Yaşam gazetesinden Reyhan Hacıoğlu'nun ‘Kürdün dağı taşı yağmalanıyor’ başlıklı haberi de ikincilik ödülünü aldı. Silahların susmasıyla ve onu takip eden süreçle birlikte Kürt illerindeki doğa talanını, sayıları artan maden arama projelerini, ÇED raporlarındaki sorunları ortaya koyan haber yeni dönemde ekolojik mücadelenin coğrafyasının nasıl genişleyeceğinin habercisi olması nedeniyle ikincilik ödülüne değer bulundu.
Bianet'ten Tuğçe Yılmaz'ın ‘Trans kadın öğretmen Zoe hedef gösterildi, işine son verildi’ haberi üçüncülük ödülünü aldı. Tuğçe Yılmaz'ın söz konusu haberi LGBTİQ'lara dönük baskılara dair nasıl bir sistematik işletildiğini, yaşam alanlarının nasıl daraltıldığını göstermesi bakımından ödüle değer görüldü.
Juri bu yıl ‘Özel Ödülü’, 1+1 Express'ten İrfan Aktan'ın ‘Kandil dağlarında üç gün’ başlıklı haberine verdi. Barış sürecinin Kandil'deki yansımalarını ve PKK militanlarının düşüncelerini, nesnel gözlemleri eşliğinde satırlara dökerek röportaj tekniğinin başarılı bir örneğini sergilediği için Jüri Özel Ödülü'ne değer görüldü."
Kürtçe haber ödülü Ajansa Welat’a
Kürtçe haber ödülü: “Dek û dolabên rêveberên AKPê yên Şirnexê (6 dosya)” başlıklı dosya haberiyle Ajansa Welat’tan (AW) Nedim Oruç
Kürtçe haber mansiyon ödülü: "Yado û têlî xanime pîya ameyî qirkerdene” haberiyle Ajansa Welat’tan (AW) Heval Önkol
Jüri: AKP belediyelerinin gerçek yüzünü, hile, usulsüzlük ve yolsuzluklarını ortaya çıkardı
Kürtçe Habere dair Botan Germiyanî, Elîf Can Alkan, Mehmet Alî Ertas, Munever Karademîr, Turabî Kîşîn, Zinar Yildiz'dan oluşan jürinin değerlendirmesi ise şöyle oldu: "Ajansa Welat (AW) muhabiri Nedîm Oruç, ‘Şırnak’taki AKP yöneticilerinin hileleri ve usulsüzlükleri’ başlıklı dosya haberiyle birincilik ödülüne layık görüldü. Nedîm Oruç, bu haberiyle AKP belediyelerinin gerçek yüzünü, hile, usulsüzlük ve yolsuzluklarını belgeleyerek ortaya çıkardı. Hazırladığı araştırma dosyalarıyla AKP belediyelerinin görünmeyen yüzünü aydınlattı. Haber refleksi, araştırma ve inceleme çabası ile konunun çok yönlü ele alınması nedeniyle çalışması ödüle değer görüldü. AW muhabiri Heval Önkol, yazar ve gazeteci Dr. İsmet Konak’tan Yado ve Têlî Xanime’nin hikâyesi hakkında aldığı bilgiler doğrultusunda hazırladığı ‘Îsmet Konak: Yado û Têlî Xanime pîya ameyî qirkerdene’ başlıklı haberiyle Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü. Haberin, Yado ve Têlî Xanime’nin hikâyesine ilişkin gerçekleri gün yüzüne çıkarması nedeniyle mansiyona değer bulundu.”
Video haber ödülü Mezopotamya Ajansı’na
Emrullah Acar – Mezopotamya Ajansı
Video Haberin Adı: Bir mezar taşı peşinden 88 yaşında Strazburg’tan Cûdî’ye
Haberin İçeriği: Gazeteci Emrullah Acar kamerasıyla, 20 yıldır oğlunun mezarını arayan 88 yaşındaki Fatime Ülüş, solunum cihazıyla bir mezar taşı fotoğrafının peşinden Fransa’nın Strazburg kentinden 4 bin 600 kilometre yol kat ederek Şirnex’teki Cûdî Dağı’na çıkışını belgeledi.
Jüri değerlendirmesi
Video habere dair jürinin Banu Güven, Heval Arslan, Kazım Kızıl, Kesira Önel, Turgut Dedeoğlu'ndan oluşan jürinin değerlendirmesi ise şöyle: “Yapılan değerlendirme sonucunda; jüri üyelerinin ortak kararı ile Türkiye’de Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni en hayati yerinden yakalamış, ayrıca gazetecinin emeği, detaya gösterdiği özen ve yalın anlatımı nedeniyle Emrullah Acar’ın ‘Kırık Mezar Taşı’ adlı haberi ödüle layık görüldü. 88 yaşındaki Fatime Ülüş’ün, çatışmalı süreçte yaşamını yitiren oğlunun mezarını 20 yıldır araması ve artık solunum cihazına bağlı olmasına rağmen Fransa’nın Strazburg kentinden Şırnak’taki Cudi Dağı’na ulaşmak için 4 bin 600 kilometrelik bir yolculuğa çıkması, tek başına güçlü bir video hikâyesi oluşturuyor. Karavan yolculuğu, yaşlı bir annenin fiziksel mücadelesi, elindeki mezar taşı fotoğrafı ve Cudi Dağı’na ulaşma çabası görüntüyle doğrudan aktarılabilecek güçlü unsurlar. Haberin en çarpıcı taraflarından biri ise bu yolculuğun yalnızca bir mezar arayışı olmaması. Fatime Ülüş’ün oğlunun toprağına ulaşma ve toprağını koklama isteği, kayıp yakınlarının yıllardır yaşadığı belirsizliği, yas hakkını ve hafızayı görünür kılıyor. Bu nedenle hikâye, bireysel bir acının ötesine geçerek çatışmalı dönemlerin geride bıraktığı toplumsal yaraya da işaret ediyor.
Video habercilik açısından hikâyenin güçlü bir görsel dramaturgisi var: Strazburg’dan başlayan yolculuk, 4 bin 600 kilometrelik mesafe, karavan, mezar taşı fotoğrafı, solunum cihazı ve Cudi Dağı… İzleyiciyi başlangıçtan sonuca taşıyan doğal bir yol hikâyesi kurulabiliyor. Özellikle annenin kendi sözleri ve yolculuk sırasında yaşadıkları, haberi dışarıdan anlatılan bir dosya olmaktan çıkarıp izleyicinin doğrudan tanıklık ettiği bir hikâyeye dönüştürebilir. Oğlunun yattığı, 2013 sürecinde yapılan mezarlığın 2015’ten sonra bombalanmış hali, barışın şu an nasıl bir zemin üzerine kurulduğunu da hatırlatıyor.20 yıl önce savaşta kaybettiği evladının mezarına ulaşma çabasının son bölümünde önüne çıkan engeller, bugün barışa uzanan yolda karşılaşılan engelleri ya da barışa giden yolun taşlarının henüz döşenmediğini anlatır gibi. Yazılı haberde anlatılabilecek bir hikâye olmanın ötesinde, video sayesinde yolculuğun kendisini izleyiciye yaşatabilecek; duygu, mekân, beden ve hafızayı aynı anda görünür kılabilecek bir haber niteliği taşıyor.”
Fotoğraf ödülü: "Yitirenlerin ışığında”
Ardıl Batmaz – Serbest Gazeteci
Eserin Adı: Yitirenlerin ışığında
Eser Bilgisi: Fotoğraf, 42 yıl süren çatışmalı dönemin ardından düzenlenen toplu anma töreninde çekilmiştir. Kadrajın odağındaki kadın, (Remziye Bulut) kucağında çatışmalı süreçte kaybettiği kızının (Yeter Bulut-Melsa GORSÊ) vesikalık fotoğrafıyla topluluğun ortak kederini taşır. Arkadan süzülen doğal ışık, hem geçmişin ağır hafızasını hem de geride kalanların yaşamı sürdürme çabasını simgeler.
Ardıl Batmaz
Fotoğraf mansiyon ödülü: “Rojin için adalet”
Sultan Kılıç – Dokuzsekiz Haber
Eserin Adı: Rojin için adalet
Eser Bilgisi: Rojin İçin Adalet Komisyonu ise 30 Ocak 2026 tarihinde Ankara’da Adalet Bakanlığı Önünde Rojin Kabaiş için eylem gerçekleştirdi.
Fotoğraf: Sultan Kılıç
Jüri değerlendirmesi
Fotoğraf dalında Gülşin Ketenci, Aylin Kızıl, Mehmet Masum Süer, Bülent Kılıç, Özcan Yaman, Abdurrahman Gök'ten oluşan jürinin değerlendirmesinin sonucu şöyle oldu: "Çatışmalı sürecin ardından Diyarbakır Koşuyolu Parkı’nda düzenlenen toplu anma töreninde çekilen ve derin keder, adanmışlık, toplumsal hafıza ve sessiz bir direnç duygusunu aynı anda barındıran güçlü bir görsel kompozisyona sahip olduğu için, Jüri üyeleri Ardıl Batmaz’ın ‘Yitirilenlerin Işığında’ fotoğrafını ödüle değer buldu. Fotoğraftaki arka plandan süzülen güneş ışığı, yaşanan tüm trajediye ve kedere rağmen geride kalanların adalet, barış, aydınlık bir gelecek arayışını-umudunu sembolize ettiği duygusunu paylaşan jüri üyeleri, annenin yüzündeki vakur ama acılı ifade ve elindeki fotoğraf ile; adalet, kayıp ve yas temasını evrensel bir dille anlattığı sonucuna vardı.
Fotoğraf Jürisi yürüttüğü tartışma sonucunda mansiyon ödülünün de serbest gazetecilik yapan Sultan Kılıç’ın ‘Rojin İçin Adalet’ fotoğrafına verilmesine karar verdi. Ankara’da Adalet Bakanlığı önünde taşınan ‘ROJİN İÇİN ADALET’ pankartı, bireysel bir acının nasıl toplumsal bir mücadeleye dönüştüğünü gösteriyor. Arkadaki heybetli ve soğuk kolonlara sahip adliye binası önünde toplanan kararlı kalabalık, adaletin kendiliğinden gelmediğini, talep edilmesi ve mücadele edilmesi gereken bir olgu olduğunu vurgulayarak izleyicide hak arama bilinci uyandırıyor. Sultan Kılıç’ın bu fotoğrafı kadın cinayetlerine karşı duyulan derin öfkeyi, adalet sistemine yönelik güçlü talebi ve kaybedilen canların anısını yaşatma iradesini kayda geçirirken yoğun bir empati ve haklı bir isyan duygusu yaratıyor.”
Karikatür Ödülü: Voltran Voltran Voltran
Mahmut Ulusan – Ereğli Ceza İnfaz Kurumu
Eserin Adı: Voltran Voltran Voltran
Jüri: Aslı Alpar, Erceren, Roni Batte
Jüri değerlendirmesi
Jürinin değerlendirmesi şu şekilde oldu: "Eserleri; fikir özgünlüğü, esprinin gücü, kompozisyon, desen ve mesajın yalınlığı açısından değerlendirdik. Erhan Yaşar Babalık’ın çalışması güçlü kompozisyonu ve renk kullanımıyla, Mehmet Boğatekini’nin çalışması sade ve evrensel anlatımıyla öne çıktı. Mahmut Ulusan’ın çalışmasını ise fikrinin özgünlüğü ve güçlü esprisiyle dikkat çekici bulduk. Mahmut Ulusan’ın çalışması, ayrıca kadınların mücadelesini görünür kılan ve onurlandıran güçlü bir fikir taşıyor. Bu yönleriyle Mahmut Ulusan’ın eseri birincilik için öne çıkmıştır."
Hüseyin Aykol Basın Özgürlüğü Ödülü MEBYA-DER’e
Bu yıl ilk kez verilen Hüseyin Aykol Basın Özgürlüğü Ödülü ise özgürlük mücadelesi sırasında farklı tarihlerde yaşamını yitirenlerin yakınlarıyla dayanışma amacıyla çalışmalar yürüten Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği’ne (MEBYA-DER) verildi.
Ödül töreni 23 Eylül’de
Ödül töreni ise 23 Eylül Çarşamba günü saat 19.00’da ÇandAmed Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
(Haber Merkezi)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et