14.09.2026 16:39

Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adalet Bakanlığı önünde nöbette: 'Sermayeleri mi, siyasi rantı mı koruyorsun?

Adalet Peşinde Aileleri Platformu'nun Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten randevu alamadıklarını belirterek, "Sermayeleri mi koruyorsun? Siyasi rantı mı koruyorsun? Ölen bebeğin hakkını niye savunmuyorsun?" diye sordu.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adalet Bakanlığı önünde nöbette: "Sermayeleri mi, siyasi rantı mı koruyorsun?

Fotoğraf: ANKA

Ankara - Adalet Peşinde Aileleri Platformu'nun Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten randevu alamadıklarını belirterek, "Bunun hesabını soracaksınız. Bu sizin göreviniz, bir lütuf beklemiyoruz. Kamunun temel görevi, yaşam hakkını korumaktır. Sen vatandaşın hakkını korumuyorsan, yaşam hakkını korumuyorsan neyi koruyorsun? Sermayeleri mi koruyorsun? Siyasi rantı mı koruyorsun? Müteahhidi mi koruyorsun? Ölen bebeğin hakkını niye savunmuyorsun" diye sordu.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyeleri, Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişiye mezar olan Ezgi Apartmanı davasında sanıklara verilen kararı ve diğer deprem davalarında yaşanan sorunları, Adalet Bakanlığı önünde 4'üncü gününde protesto etmeye devam ediyor.

Platform Sözcüsü Döne Kaya'nın 4 gün önce başlattığı oturma eylemi alanına bugün polis barikatı konuldu. Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman'da yakınlarını kaybeden aileler de eyleme destek verdi. Depremde yakınlarını kaybedenler, "Afet değil katliam, adalet istiyoruz", "Katilleri koruma" ve "Sesimizi duyan var mı" yazılı dövizler taşıdı.

"Birileri daha fazla para kazanmak için bizi öldürdüler"

Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, 6 Şubat depremlerinde yaşanan can kayıplarının "afet değil, katliam" olduğunu belirterek, "Neden katliam? Birileri daha fazla para kazanmak için bizi öldürdüler. Bu bir cinayettir. Bazı kişiler de farklı nitelemelerde bulunuyorlar. Şehit ya da başka yakıştırmalar... Bu depremde kaybettiklerimiz birer kurbandır. Biz bir yere, bir savaşa göndermedik. Ülkeyi savunmadık. İnananlar için dinle ilgili bir savaşa gidilmedi. Neyin şehidi? Neden bu güzelleme yapıyorsunuz? İki tane dolandırıcı daha fazla para kazanacak diye biz canlarımızı toprağa verdik. Güzelleme yapıp şehit diyeceksiniz, suçtan kurtulmak için. Dolayısıyla bu bir afet değil, bunların her biri birer cinayettir. Sorumluları da bellidir" diye konuştu.

"Bu mu sizin vereceğiniz adalet"

Gezer, Ezgi Apartmanı dava sürecinde, binanın giriş katındaki tadilat yapılan pastane sahiplerinin 700 günden fazla süre firari olduklarını, 13 ay hapiste kalarak karar duruşmasıyla tahliye edildiklerini, 876 yıla kadar hapsi istenen sanıklara 8 yıl ceza verildiğini hatırlatarak, "35 insan hayatını kaybetti bu binada. 35 insanın katili bunlar. Karar denetimli serbestlikte salıveriliyorlar. Yani siz gidin, kaçın, tekrar firar edin gibi yere çıkıyor" dedi.

Adana Beluk Apartmanı davasında da iki kamu görevlisi sanık hakkında tutuklama kararı olmasına rağmen firari olduklarını aktaran Gezer, "Siz şunu mu yapmaya çalışıyorsunuz? Biz sizin hakkınızda karar verelim, siz de buyurun kaçın. Bu mu sizin vereceğiniz adalet? Cumhurbaşkanı'nın depremden sonra sözü var, değil mi? 'Benim halkıma bunu yapanın cezası verilecekti.' Bu cezayı mı veriyorsunuz? Biz yasımızı yaşamadan mahkeme mahkeme, salon salon dolaşıp parçasını topladığımız canlarımızın hakkını aramaya çalışalım. Siz de bu suçluları salıverin. Bu ülke ne zamandan beri hukuk devleti olmaktan çıktı? Çıktıysa bize de söyleyin. Biz de bilelim" ifadelerini kullandı.

"Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten randevu alamıyoruz"

Gezer, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını anımsatarak, 500'den fazla kişinin ölümünden sorumlu olduğunu belirttiği Adıyaman'daki sanık Ramazan Turan'ın serbest dolaşmasına, "Niye bu insan içeride değil? Beş yüz insan diyorum ya" tepkisini gösterdi.

Celal Gezer, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten, Ezgi Apartmanı davasına ilişkin açıklama beklediklerini belirterek, "Adalet Bakanı, 'Kimin derdi varsa gelsin bana' dedi. Buyur, buradayız. Adalet Bakanlığı'nın önündeyiz. 53 binden fazla insan hayatını kaybetmiş. Bundan büyük mağduriyet mi olur? Randevu almaya çalışıyoruz, alamıyoruz. Bizim derdimizi dinlemeyeceksiniz, kimi dinleyeceksiniz? Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz?" diye sordu.

Kamu görevlilerinin de hesap vermesi gerektiğinin altını çizen Gezer, "Bunlar hesap vermeyecek mi? Biz sevdiklerimizi toprağa gömdük, unutup gidecek miyiz? Bunu mu bekliyorsunuz? Bu olmayacak. Biz depremde hayatını kaybedenlerin yakınları olarak nefes aldıkça bunun arkasını bırakmayacağız. Ya bizi de öldüreceksiniz ya bunların sorumlularının hesabını soracaksınız. Bunun başka bir yolu yok. Bugün yine bunun için buradayız. Ya el insaf, biz niye adalet dileniyoruz ya? Ya bizim zaten kaybımız var" diye isyan etti.

"Kamunun temel görevi yaşam hakkını korumaktır"

Gezer, şunları kaydetti: "Bu acı başka bir acıya benzemez. Ancak siz, bizim beklemediğimiz bir anda, herhangi bir hastalığı olmadan, gecenin bir vakti, bir telefonla canımızı, ciğerimizi aldığınızı öğrendik. O gündür, bugündür yaşamıyoruz. Ve bu hakkı aramak için de mutlaka mücadele edeceğiz. Bizim zaten bir hayatımız yok. Bunu iyi bilin. Bunun hesabını soracaksınız. Bu sizin göreviniz, bir lütuf beklemiyoruz. Kamunun temel görevi, yaşam hakkını korumaktır. Sen vatandaşın hakkını korumuyorsan, yaşam hakkını korumuyorsan neyi koruyorsun? Sermayeleri mi koruyorsun? Siyasi rantı mı koruyorsun? Müteahhidi mi koruyorsun? Ölen bebeğin hakkını niye savunmuyorsun yahu? Tüm halkımızı bu dayanışmaya, destek vermeye bekliyoruz. Bakın, sizin kapınızı çalacak. Çalacak, emin olun çalacak. Çocuğunuzu eğitime göndereceksiniz. O arada binanın altında kalacak, ölecek. Taşı tırnağına değse taşa, canınız yanıyor. O çocuğunuza bir daha sarılmayacaksınız, sesini duyamayacaksınız. Kendi canınızı kaybetmeyi beklemeyin. Bu iş sizin de başınıza gelecek."

"Bu talepler karşılandığında biz nöbetimizi sonlandıracağız"

Adalet Peşinde Aileleri Platformu Sözcüsü Döne Kaya da Adalet Bakanlığı önünde sürdürdükleri adalet nöbetinin, talepleri karşılanana kadar süresiz devam edeceğini bildirdi. Kaya, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten başta Ezgi Apartmanı olmak üzere 6 Şubat deprem davalarında yaşanan hukuksuzlukların açıklanmasını istedi.

İçişleri Bakanlığı'ndan kamu görevlilerinin yargılanması için gerekli izinlerin toplu olarak verilmesi çağrısında bulunan Kaya, bakanların, belediye başkanlarının ve ilgili kamu görevlilerinin de yargılamalara dahil edilmesini talep etti. Kaya, iddianamesi hala hazırlanmayan deprem dosyalarının da bir an önce hazırlanmasını istedi. Kaya, "Bu talepler karşılandığında biz nöbetimizi sonlandıracağız" dedi.

"Sanıklar olmadan dava mı olur, nerede görülmüş"

Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, depremde 9 kişinin hayatını kaybettiği binaya ilişkin ilk duruşmanın depremden 43 ay sonra görüldüğünü belirterek, duruşmada hakim, savcı, aileler ve müştekiler ile Adalet Peşinde Aileleri Platformu üyelerinin bulunduğunu, ancak hiçbir sanığın yer almadığını söyledi.

Gezer, binayla ilgili soruların sanıklara yöneltilmesi ve çapraz sorgu yapılması gerektiğini vurgulayarak, "Dokuz kişinin hayatına mal olmuş adam tenezzül edip davaya gelmiyor. Bu gücü kimden alıyor? Sanıklar olmadan dava mı olur?" dedi.

"Ciğerimiz yanıyor ama birilerinin kulağı duymuyor"

Maraş Akerman Apartmanı'nda avukat oğlu Mustafa Torun'u kaybeden Salman Torun, dosyada uzun süredir üçüncü bilirkişi raporunun gelmediğini, sanıkların duruşmaya gelmediğini aktararak, "Benim canım, ciğerim yanıyor. Bizim ülkemiz deprem ülkesi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, 'Bu ülkede 225 tane canlı, diri fay hattı, fay kırığı tespit ettik' dedi. Biz bu halkımız için de buradayız. Ama halkımız ne kadar duyarlı? İşte görüyoruz. Ben o Ezgi Apartmanı kararını gece 3'te duydum. O gündür bu gündür de yatamıyorum. Ciğerim yanıyor. Hepimizin yanıyor. Ama birilerinin kulağı duymuyor" diye konuştu.

"Adil karar vermelerini istiyoruz"

Hatay Elit Apartmanı'nda 92 saat enkaz altında kaldığını, elini ve ayağını, eşinin ayağını ve iki evladını kaybettiğini hatırlatan Hüseyin Öz, "Bu yargılama sürecinde benim içimden geçen bir cümle var. Bu yargılamayı yapan hakim ve savcılar, ben evlatlarımı toprağın altına gömmüşüm; onlar yalnızca serçe parmaklarını gömebilirlerse bizim acımızı az da olsa anlayabilirler. Onu görerek adil karar vermelerini istiyoruz" dedi.

(ANKA)

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
14.09.2026 11:47 / Güncelleme: 15:11

Trafik sigortasında en düşük ve en yüksek primler belli oldu: Poliçesiz yola çıkmanın bedeli ağırlaştı

İstanbul, Ankara ve İzmir'de zorunlu trafik sigortası primleri yenilendi. Zamanında yapılmayan poliçelere gecikme zammı uygulanırken, sigortasız yakalanan araçlar doğrudan trafikten men edilecek.

Trafik sigortasında en düşük ve en yüksek primler belli oldu: Poliçesiz yola çıkmanın bedeli ağırlaştı

Fotoğraf: Musa Haef/Unsplash

14.09.2026 13:54 / Güncelleme: 14:20

Kıvanç Tatlıtuğ'un villasındaki iş kazasında karşılıklı suçlamalar: Avukatından 'Bilgimiz dışında getirildi' açıklaması

Kıvanç Tatlıtuğ'un Göktürk'teki villasında göçmen bir işçinin çatıdan düşerek ağır yaralanmasının ardından oyuncunun avukatı açıklama yaptı. Avukatı, iş kazasının yüklenici firmanın sorumluluğunda yaşandığını savundu.

Kıvanç Tatlıtuğ'un villasındaki iş kazasında karşılıklı suçlamalar: Avukatından "Bilgimiz dışında getirildi" açıklaması

Fotoğraf: DHA

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
14.09.2026 15:41 / Güncelleme: 16:43

Evrensel susmaz! X hesabımıza 'milli güvenlik' gerekçesiyle erişim engeli getirildi

Siyasi iktidarın 'Ailem Güvende' adı altında insan hakları ve LGBTİ örgütleri ile hak savunucularını hedef alan operasyonlarıyla eş zamanlı yürüttüğü dijital sansürün son adreslerinden biri Evrensel oldu.

Evrensel susmaz! X hesabımıza 'milli güvenlik' gerekçesiyle erişim engeli getirildi

Fotoğraf: Evrensel

14.09.2026 09:18

Gazze'deki katliamı anlatan belgesel ödül aldı, İsrail yönetimi yönetmenleri hedef gösterdi

İsrail ordusunun Gazze’deki katliamını konu alan NAZA belgeseli, Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü'nü kazandı. İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor’un vatandaşlıktan çıkarılması çağrısında bulundu.

Gazze'deki katliamı anlatan belgesel ödül aldı, İsrail yönetimi yönetmenleri hedef gösterdi

Fotoğraf: AA

14.09.2026 15:45

Direniş patronun kimyasını bozdu: Smart Solar'dan KAP'lı tehdit

Günlerdir süren direniş karşısında sessizliğini KAP bildirimiyle bozan Smart Solar yönetimi, üretimi daha önce de grev kırıcılığı denemesi yaptığı Orta Anadolu'ya taşıyacaklarını öne sürerek işçileri fabrika kapatmak ve işten çıkarmakla tehdit etti.

Direniş patronun kimyasını bozdu: Smart Solar'dan KAP'lı tehdit

Fotoğraf: Evrensel

14.09.2026 11:19 / Güncelleme: 11:29

Fiorentina taraftarından Fatih Terim'e Che Guevara kolyesi

YouTube kanalındaki programda İtalya günlerini anlatan Fatih Terim, Milan'ı çalıştırdığı sezon Fiorentina taraftarlarının kendisine Che Guevara kolyesi hediye ettiğini belirtti.

Fiorentina taraftarından Fatih Terim'e Che Guevara kolyesi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!