ŞPO İzmir Şubesi: Basmane Çukuru pazarlık konusu yapılamaz
ŞPO İzmir Şubesi, Basmane Çukuru’na ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesinin açıklamalarına tepki göstererek alanın bedelsiz ve koşulsuz olarak yeniden kamu mülkiyetine geçirilmesini gerektiğini söyledi.
Fotoğraf: ANKA
İzmir- TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İzmir Şubesi, Basmane Çukuru’na ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesinin açıklamalarına tepki göstermek için yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Basmane Çukuru’nun ayrıcalıklı imar hakları ve sermaye odaklı kararlarla bir kent suçu olarak varlığını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, “İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 10 Eylül 2026 Perşembe tarihinde kamuoyu ile paylaşılan açıklamalar; alanın tarihsel, hukuki ve kentsel gerçekliğinden kopuk, meşruiyeti olmayan bir ‘feragat’ senaryosunun hayata geçirilmeye çalışıldığını göstermektedir” denildi.
“On binlerce metrekarelik kamu arazisi sermayeye peşkeş çekiliyor”
İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin, 2024 yılı öncesinde alana dair 1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye doğru feshi ve tapu iptali istemiyle açtığı, bilirkişi raporlarının kamu lehine şekillendiği bilinen davadan geri adım attığı vurgulanan açıklamada, “Kamunun açık mülkiyet hakkı ortadayken, süreci ‘belirsizlik’ bahanesiyle TMSF ile masaya oturarak sonlandırmak ve yüzde 30’luk bir paya razı gelmek; alanın yüzde 70’inin, yani on binlerce metrekarelik kamu arazisinin sermayeye peşkeş çekilmesinin itirafıdır” ifadeleri yer aldı.
Alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmiş dönemde başlatılmış olan hukuksal süreç devam ederken, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.02.2026 tarihli ve 04.207 sayılı kararı ile resen onaylanan ‘İzmir İli, Konak İlçesi, İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği’nin TMMOB İzmir İl Koordinasyonu tarafından yargıya taşındığı belirtildi.
“Maliyetler kamuya yüklenecek”
Açıklamada, “Dava konusu plan değişikliği, alanın tarihsel ve kamusal niteliğini güçlendirmek yerine, yüksek yoğunluklu yapılaşma ve ticari kullanımlara olanak sağlamakta; alanın geçmişteki kamusal niteliğini, devam eden tapu tescil davalarını ve gelecekte kamu mülkiyetine ait bir alan olduğunun mahkeme kararlarına geçmesi durumunu dikkate almaksızın, özel ve ticari kullanımların sürdürülmesine ve güçlendirilmesine imkan tanımaktadır. Bu kararların uygulanması halinde, özel kullanım ve yapılaşma kararlarının oluşturacağı ulaşım, altyapı ve kamu hizmeti ihtiyaçlarının ilerleyen süreçte kamu kaynakları kullanılarak karşılanması gerekecektir. Böylece, alanın özel kullanımlara ve ticari yapılaşmaya açılmasından doğan ekonomik yarar özel kişilere bırakılırken, bu yapılaşmanın yaratacağı ulaşım, altyapı, çevre ve kamu hizmeti maliyetleri kamuya yüklenmiş olacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Çözümün yüzde 30’luk güvenceler aramak değil, alanın tamamının bedelsiz olarak yeniden kamu mülkiyetine geçmesi ve İzmirlilerin ortak kullanımına sunulması olduğu vurgulanan açıklamada, “Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası konusu, 2020 depreminden bu yana sürekli farklı yer seçimleri ve birbirini yalanlayan protokollerle gündeme gelmektedir. Her yeni açıklamada farklı bir adresin işaret edilmesi, kamuoyunda kafa karışıklığı yaratmakta ve plansızlığı gözler önüne sermektedir” denildi.
Açıklamada İzmir Büyükşehir Belediyesine şu sorular soruldu:
- İzmir Büyükşehir Belediyesi Konak Meydanı’nı neden terk ediyor?
- Yıkılan yere ne öngörülmektedir?
- Konak Meydanı’na bina yapılmayacaksa neden plan değişikliği yapıldı?
- Uygulanmayacak mimari projeler için neden kamu kaynağı harcanmıştır?
- Kemeraltı bütününde ve Tarihi Kent Merkezi bağlamında yeterli etüt yapılmış mıdır?
“Tarihi siluet geri dönülemez biçimde tahrip edilecek”
Konak Meydanı’ndaki kamu varlığının çekilmesinin UNESCO Dünya Mirası olma yolundaki tarihi kent merkezinin canlılığının ve güvenliğinin derinden sarsacağı anlamına geldiği belirtilen açıklamada, “Aynı zamanda, Basmane Arazisi gibi geleneksel dokuya komşu bir alana devasa inşaat yoğunlukları yığmak, kentin ulaşım ve altyapısını kilitleyeceği gibi, tarihi silueti de geri dönülemez biçimde tahrip edecektir” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada son olarak talepler sıralandı:
- Basmane Çukuru pazarlık konusu yapılamaz; alan amasız, fakatsız, koşulsuz olarak kamuya devredilmelidir!
- İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamu mülklerini sermayeye terk eden uzlaşmalardan derhal vazgeçmeli, Konak Meydanı ve Basmane arazisine dair yürüttüğü kapalı kapılar ardındaki süreçleri şeffaflıkla kamuoyuna açıklamalıdır!”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et