Üç okulun bir binada olmasına velilerden ortak ses: 'Okulumuzu geri istiyoruz'
İzmir Konak’ta yıkılan iki ilkokulun Gazi Ortaokulu’na taşınmasıyla üç okul tek binaya sıkıştırıldı. Kalabalık sınıflara, kapanan anaokullarına ve yetersiz hijyene tepki gösteren veliler, sendika ve kitle örgütleriyle imza kampanyası başlattı.
Fotoğraf: Bahar Emreoğlu/ Evrensel
Bahar Emreoğlu
[email protected]
İzmir - Konak’ta depreme dayanıksız olduğu için 3 yıl önce yıkılan Salih İşgören İlkokulu ve Melih Özakat İlkokulu’nun Gazi Ortaokulu binasına taşınmasıyla üç okul aynı binada eğitim görmeye başladı. Kalabalık sınıflar, yetersiz temizlik ve öğrencilerin giriş çıkış saatlerine tepki gösteren veliler okul önünde imza kampanyası başlattı. Üç okulun velilerinin başlatmış olduğu imza kampanyasına Konak Kent Konseyi, Ege Kent Konseyleri Birliği, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği İzmir Şubesi, Eğitim-İş İzmir 1 No’lu Şube, Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şubesi ve Öğrenci Veli Dernekleri destek verdi.
Fotoğraf: Bahar Emreoğlu/ Evrensel
Okul önünde yapılan ortak açıklamada basın metnini Salih İşgören Anaokulu velisi Sibel Piliç okudu. Salih İşgören İlkokulu’nun yıkılmasının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen okulun yapımına hâlâ başlanmadığını söyleyen Piliç, “Bu ihmalin sonucu olarak Salih İşgören İlkokulu ve Melih Özakat İlkokulu öğrencileri Gazi Ortaokulu binasına taşınmış; üç okul tek binaya sıkıştırılmıştır. Bu durum; kalabalık sınıflara, derslik yetersizliğine, ana sınıflarının açılamamasına ve öğretmenlerin norm fazlası durumuna düşmesine neden olmuştur. Çocuklarımızın eğitim hakkı ve okulların düzeni bozulmuştur” dedi.
Piliç taleplerini şöyle sıraladı;
- Üç okulun aynı binada eğitim görmesine son verilsin.
- Öğrenciler uygun ve ayrı okullara yerleştirilsin.
- Okul öncesi ve özel eğitim sınıfları yeniden açılsın.
- Norm fazlası mağduriyeti giderilsin.
- Yıkılan okullar derhal yeniden yapılsın.
“Alsancak’ta devlet anaokulu olmadığı için çocuğum evde”
Açıklamanın ardından konuştuğumuz Salih İşgören Anaokulu velisi Sibel Piliç, “Salih İşgören İlkokulu da bizim binamızda eğitim görüyordu. Sabahçı-öğlenci grubu vardı. 120’ye yakın çocuk vardı. Yaz bitti kaydolmak için gittiğimizde okulun kapandığını, yıkılacağını öğrendik. Yıkılma haberleri vardı ama yaz sonuna kadar bize bir bilgi verilmemişti. Okulun Gazi Ortaokulu’na taşındığını öğrendik. İlkokul ve ortaokulların birlikte okuyacağını ama anaokulunun olmayacağını öğrendik” dedi. Anaokulu mevcudunun 120 olduğunu belirten Piliç, “120 aile ne yapacağını şaşırdı. Özele yönlendirdiler. Alsancak’ta maalesef devlete, belediyeye ait bir anaokulu yok. Gidebilecek tek bir okul var o da Kahramanlar ’da ama mevcudu az olduğu için o mahalledeki çocuklar kadar mevcudu var” ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: Bahar Emreoğlu/ Evrensel
Çoğu velinin çocuğunu Hatay’a, Karşıyaka’ya, Bornova’ya götürdüğünü vurgulayan Piliç, “Ben şu an çocuğumu bir yere yazdırmadım çözüm bekliyorum. Mecbur kalıp da bir şey yapmak istemiyorum. Yaşadığımız mağduriyetin çözülmesini istiyorum. Alternatif olarak evi söylüyorlar. ‘Evde otursunlar nasıl olsa mecburi değil’ diyorlar. Çocukların 2,5 yaşında eğitime başlaması gerektiği konuşulurken 6 yaşındaki bir çocuğu evde bilgisayara ve televizyona mahkum bırakmaya çalışıyorlar. Alsancak merkezi bir yer. Çoğu ilçede devletin, belediyenin anaokulu varken bu bölgede 1 tane bile yok. Özellere göndermeye çalışıyorlar ama burada yaşayan herkes zengin değil. Çalışan, belli ekonomisi olan, mecburen gönderen insanlar var. Mecburen gönderme gibi bir şey de olmamalı. Bu çocuğun bu yaşta anaokuluna gitmek hakkı. İnsanlar çok umutsuz. Velilerle konuştuğumuzda hiçbir şey olmaz lafını duyuyoruz. Bu halk her şey için ‘hiçbir şey’ olmaz lafını kullandığı sürece biz hiçbir şeyi gerçekten yapamayız. Ama bence başaracağız. Bu alanda Cumhuriyet Anaokulu vardı onu kapattılar. Hiç mi anaokulu için bir yer bulamadılar” diye konuştu.
“3 yıldır okulumuzun yapılmasını bekliyoruz”
Ardından konuştuğumuz veli Cansu ise “Çocuklarımız kalabalık bir okulda eğitim görüyor. Üç okul aynı binadayız. Gazi Ortaokulda 2, Salih İşgören İlkokulu’nda 1 Çocuğum var. Gazi’de okuyan çocuklarım sabah 6.30’da kalkıyor. Bu kadar kalabalık bir okulda hijyen, güvenlik, eğitim nasıl olacak diye düşünüyoruz. Öğretmenler öğrencileri nasıl tanıyacak” dedi. 3 yıldır okullarının yapılmasını beklediklerini belirten Cansu, “Biz ne zaman bu konuyu konuşmak için gitsek ‘bekliyoruz’ diyorlar. İl Milli Eğitim’e de görüşmek için gittik. Orada bizi dinlemediler bile. Sadece ‘yapılacak, eminiz’ dediler. Sürekli ağzımıza bal çalınıyor ama gerisi gelmiyor” dedi.
Melih Özakat velisi Efecan Yılmaz da üç okulun birleşmesinden şikayetçi olduklarını belirtti. Yılmaz şunları ekledi: “Teneffüs saatleri kısaldı, bir okul çıkarken diğer okul giriyor, temizlik nasıl yapılacak. Benim çocuğumun 4. Sınıfta öğretmeni değişti. Öğretmeni değiştiği için ağladı. Benim çocuğum niye bu psikolojiyle okumak zorunda bırakılıyor. Bu konuda şikayetçiyim. Okulumuzu geri istiyoruz. Okul giriş-çıkış saatleri de çok sorunlu. 14.00’de okula gelip 19.00’da okuldan çıkacak. Kışın zaten havalar çok erken kararıyor. Saat 19.00’da gece gibi olacak. Kim nasıl alacak. Biz çalışıyoruz, işlerimizi ona göre ayarlıyoruz. 10 dakika teneffüsü olacak. 10 dakikada bu kadar kalabalık bir okulda hangi ara ihtiyaçlarını karşılayacak.”
“Öğrenciler karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönecek”
Bir başka veli ise iki çocuğunun olduğunu belirterek sözlerine başladı. Bir çocuğunun Salih İşgören’de 2. Sınıf olduğunu diğer çocuğunun ise Salih İşgören Anaokulu’nda okuduğunu vurgulayan veli, “2. Sınıf olan çocuğumun sınıfı birleştiği için başka bir öğretmenle devam edecek. Diğer çocuğum da anaokuluna gidiyordu ama kapandığı için gidemiyor. Anaokuluna giden çocuğum bu yıl okuyamayacak. Ben Alsancak’ta yaşıyorum, çalışıyorum. Bu çevrede maalesef anaokulu açılmıyor. Bize ‘özele’ verin diyorlar. Özellerdeki fiyatlar da aylık minimum 25 bin. İmza topluyoruz. Umarım bir çözümü bulunur, sesimizi duyarlar. Geçen sene veliler olarak ayda 1 sınıfı biz temizliyorduk. Çünkü ayrıntılı temizlenmiyordu. Burada nasıl olacak hiç bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Son olarak konuştuğumuz Eğitim-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen, “2020 depreminden sonra yıkım yapım faaliyetleri sürdürülüyor. Birçok okul yıkıldı-yapıldı. Ama maalesef süreçlerin uzadığı yerler de var. Konak’ta 5 yılda biten okullar, aynı binada 5 okulun birlikte eğitim gördüğü okul var. Bugün de aynı binada 3 okul eğitim-öğretim faaliyetlerine başladı” dedi.
Bina yetersizliğinden dolayı sınıfların kapatıldığını, öğretmenlerin norm fazlası olup resen yer değişikliği yapıldığını vurgulayan Şen, “Bunu yanında giriş-çıkış saatleri değiştiği için öğrenciler çok erken girip çok geç giriyor. Öğrenciler karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönecek. Bu da hem pedagojik hem de akademik açıdan çocukları ciddi anlamda yoran bir durum. Yıkılan okulların yapımlarının bir an önce başlanması gerekiyor. Hızlı bir şekilde de tamamlanması gerekiyor. Maalesef eğitimde sorunlar giderek büyüyor” diye konuştu.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et