Samsun’da 12 Eylül protestosu: 'Darbeciler ve darbe hukuku gidecek, biz kalacağız'
12 Eylül askeri darbesinin 46’ncı yılında Samsun’da yürüyüş düzenlendi. Açıklamada, "Darbeciler ve darbe hukuku gidecek, biz kalacağız” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Samsun — 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46’ncı yılında Samsun’da yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. Samsun Devrimci 78’liler Derneğinin çağrısıyla yapılan eylemde, 12 Eylül’de katledilen devrimcilerin fotoğrafları taşındı.
Öğretmenevi önünde bir araya gelen kitle, Çiftlik Caddesi boyunca Akbank önüne yürüdü. Eyleme Devrimci 78’liler Derneği üyelerinin yanı sıra siyasi parti, dernek ve sendikaların temsilcileri ile Atakum Belediyesinde direnişte olan işçiler katıldı.
Yürüyüş boyunca “Gün gelecek devran dönecek, darbeciler halka hesap verecek”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” ve “Yaşasın devrim ve sosyalizm” sloganları atıldı. Atakum Belediyesinde direnişte olan işçilerle dayanışma sloganları da atıldı.
“12 Eylül’ün esas hedefi işçi sınıfının hak arama yollarını kapatmaktı”
Yürüyüşün ardından basın açıklamasını okuyan Samsun Devrimci 78’liler Derneği Başkanı Cahit Kolukısa, 12 Eylül darbesinin 24 Ocak Kararları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kolukısa, “Bundan tam 46 yıl önce, Türkiye’yi emperyalist sermayenin ucuz iş gücü pazarı haline getirmek isteyenlerin planı, 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesiyle yürürlüğe kondu. 24 Ocak Kararları ile ülkemizi vahşi neoliberal kapitalizme entegre etmek isteyen sermaye odakları ve onların yerli işbirlikçileri; başta sendikal mücadele olmak üzere toplumun tüm örgütlü ve ilerici dinamiklerine savaş açtılar” dedi.
Darbe döneminde yaşanan gözaltı, yargılama ve idamlara dikkat çeken Kolukısa, “Faşist cuntanın yönetime el koymasıyla birlikte 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, 230 bin insanımız sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı. 517 kişiye idam cezası verildi; 50 yurttaşımız darağacına gönderildi, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı ve en az 171 kişinin işkence tezgâhlarında katledildiği belgelendi” ifadelerini kullandı.
“İşkenceciler devlet kademelerine yönetici olarak atanıp ödüllendirildiler”
12 Eylül’ün sorumlularıyla hesaplaşılmadığını belirten Kolukısa, “12 Eylül’ün faşist generalleri hesap vermeden öldüler. Yargılamalar düşürüldü. İşkence davaları kapatıldı. Taleplerimiz reddedildi. Darbe hukukunun işlediği mahkemelerin verdiği kararlar üst mahkemelerce onaylanıp davalar kapatıldı. İşkenceciler devlet kademelerine yönetici olarak atanıp ödüllendirildiler” dedi.
Kolukısa, “İktidara getirilen bütün hükümetler darbecilerle hesaplaşmak yerine darbe hukukundan yararlandılar. Bizler de darbe hukuku ve giderek artan baskılar karşısında 12 Eylül faşist darbesinin üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen bir hesaplaşma iklimi yaratamadık” diye konuştu.
“Emekçilerin yoksulluğunun zemini hazırlandı”
Darbenin işçi sınıfı ve emekçiler üzerindeki sonuçlarına değinen Kolukısa, şöyle devam etti; “12 Eylül darbesinin esas hedefi çok açıktı: Türkiye işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilenlerin hak arama yollarını kapatmak; sermayenin diktası altındaki sömürü düzenini baskı ve zorbalıkla kurumsallaştırmaktı. Grevlerin yasaklandığı, sendikaların kapatıldığı, sendikacıların tutuklandığı o süreç; bugün milyonlarca emeklinin sefalet aylıklarına ve açlık sınırının altındaki bir yaşama mahkûm edilmesinin de zeminini hazırlamıştır. Bugün emekçilerin maruz kaldığı derin yoksulluk, güvencesizlik ve yok sayılma hali; 12 Eylül rejiminin ve onun sürdürücüsü piyasacı politikaların doğrudan sonucudur.”
“Hak arama mücadelesi baskı ve cezalarla engelleniyor”
Ülkede işsizlik ve yoksulluğun derinleştiğini ifade eden Kolukısa, seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyım atanmasına, belediye başkanları ve meclis üyelerinin tutuklanmasına da tepki gösterdi.
Kolukısa, “Ülkenin yerüstü ve yeraltı zenginlikleri, tarihi değerleri uluslararası sermaye ve yerli işbirlikçilerine peşkeş çekilirken emekçinin alın teri çalınıyor. Zaten açlık sınırının çok altında kalan asgari ücret ödenmiyor. Her türlü hak arama mücadelesi baskı, şiddet ve cezalarla engelleniyor” dedi.
12 Eylül düzeninin sürdüğünü dile getiren Kolukısa, “12 Eylül faşist darbesinin 46’ncı yılında gördüğümüz bu tablo, 12 Eylül’ün devam ettiği, hem de yeniden tahkim edilerek AKP eliyle sürdürüldüğü anlamına gelir” ifadelerini kullandı.
“Mücadele etmeye devam edeceğiz"
Barış, demokrasi ve özgürlük taleplerini yineleyen Kolukısa, açıklamayı şu sözlerle sürdürdü; “‘Bizim çocuklar başardı’ diyenlere söyleyecek sözümüz, verilecek mücadelemiz var. Bir daha başaramayacaksınız. Halklarımızın barış, demokrasi, özgürlük, insan hakları, devrim ve sosyalizm talepleri karşısında yok olup gideceksiniz. Darbeciler ve darbe hukuku gidecek, biz kalacağız.”
Kolukısa, “Biz devrimciler, bizlere emanet edilen direnme ve dayanışma kültürünü yaşamlarımıza geri çağırıyoruz. Omuz omuza direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz. 12 Eylül’ün 46’ncı yılında unutmadık kaldığımız yeri. Son sözümüzü söylemedik daha. Bu hesabı kapatmadık. Devrimcilerin kapatmadığı hiçbir hesap kapanmış sayılmaz” dedi.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et