TTB'den 12 Eylül açıklaması: Darbe düzeninin izleri sağlık ve yaşam hakkını tehdit etmeye devam ediyor
12 Eylül'ün 46'ncı yıl dönümünde açıklama yapan TTB, darbenin yarattığı antidemokratik ve neoliberal düzenin bugün de sürdüğünü vurguladı. Açıklamada, sağlığın piyasalaştırılmasına ve hekimlerin güvencesizleştirilmesine dikkat çekildi.
Görsel: TTB
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 12 Eylül 1980 Darbesi’nin 46'ncı yıl dönümünde yayımladığı açıklamada, darbenin yarattığı antidemokratik ve neoliberal düzenin bugün de sürdüğünü vurguladı. Açıklamada, kamusal sağlık hizmetlerinin tasfiye edildiği, hekimlerin güvencesizleştirildiği ve sağlığın piyasalaştırıldığı belirtilerek gerçek bir hesaplaşma çağrısı yapıldı.
12 Eylül’ün emeğin, özgürlüklerin, örgütlenme hakkının ve demokratik siyasetin bastırıldığı karanlık bir dönem olduğu hatırlatılan açıklamada, dönemin baskı politikalarından meslek örgütlerinin de doğrudan hedef alındığı ifade edildi. TTB’nin darbe sonrasında kapatıldığı, yöneticileri ve dönemin Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Nusret Fişek ile üyelerinin hekimlik değerleri gereği idam cezasına karşı çıktıkları için yargılandığı aktarıldı. Ayrıca 1982 Anayasası ile meslek örgütü üyeliğinin zorunlu olmaktan çıkarılmasının örgütsel yapıyı zayıflatmayı amaçlayan düzenlemelerden biri olduğu vurgulandı.
Sağlıkta piyasalaşma politikaları
Darbe döneminin zemin hazırladığı neoliberal dönüşümün sağlık alanındaki tahribatına dikkat çeken TTB, sağlığın ticari bir meta haline getirilmesinin bugünkü yapısal krizlerin temel kaynağı olduğunu kaydetti. Performans ve rekabet odaklı sistemin hekim emeğini değersizleştirdiğini belirten birlik; sağlıkta şiddet, hekim göçü ve güvencesizleşmenin bu politikaların doğrudan sonuçları olduğunu ifade etti.
"Barış ve demokrasi temel sağlık koşuludur"
Bugün hukukun üstünlüğünün aşındığı, demokratik hakların daraltıldığı bir süreçten geçildiğine işaret edilen açıklamada, sağlık hakkının demokrasi ve barıştan ayrı görülemeyeceği belirtildi. Savaşın, yoksulluğun ve eşitsizliğin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekilerek, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur; barış ve demokrasi de temel halk sağlığı koşullarıdır” denildi.
Darbenin yarattığı antidemokratik düzenle gerçek bir hesaplaşmanın, emeğin ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması, laikliğin ve bilimin savunulmasıyla mümkün olacağı ifade edildi. TTB, nitelikli, ücretsiz ve ulaşılabilir kamusal sağlık hizmeti için mücadelenin süreceğini duyurdu.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et