Diyarbakır Çınar’daki maden için 'yürütmeyi durdurma' kararı: Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlâli
Diyarbakır'ın Çınar ilçesinin Husikan Mahallesi’nde planlanan maden ocağı için verilen ÇED kararı hakkında yürütmeyi durdurma kararı verildi. Gerekçede madenin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlâline neden olacağı belirtildi.
Fotoğraf: MA
Diyarbakır - Çınar ilçesinin Husikan Mahallesi’nde planlanan maden ocağı için verilen ÇED kararı hakkında yürütmeyi durdurma kararı verildi.
Çınar ilçesine bağlı kırsal Husikan Mahallesi’nde Oyak Çimento Fabrikası tarafından planlanan 4’üncü grup pomza maden ocağına 17 Aralık 2021 tarihinde “ÇED gerekli değildir” kararı verildi. Şirket akabinde ağaç kıyımı başlatırken, şirketin çalışmalarına tepki gösteren halk asker saldırısına maruz kalmıştı.
Projeye karşı Diyarbakır Barosu, Amed Ekoloji Derneği ve mahalleliler tarafından “ÇED gerekli değildir” kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Diyarbakır İdare Mahkemesi’ne dava açıldı. Davada, projede yer alan 24.47 hektarlık orman alanda binlerce ağacın kesileceği ve mevcut projenin Paris İklim Anlaşması ve Anadolu Bozkır Ekosistemleri İçin İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum 2022-2036 Stratejisi'ne aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması talep edildi.
Birilikişi raporu esas alındı
Mezopotamya Ajansı’ndan Jiyan Kaya’nın haberine göre Diyarbakır 1’nci İdare Mahkemesi, davayı karara bağladı. 29 Nisan 2026’da yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunu baz alan mahkeme, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin bilirkişi raporu ışığında değerlendirilmesinde; proje tanıtım dosyası içerisinde flora ve faunaya ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı ancak bu değerlendirmelerin proje alanında yürütülecek faaliyet nedeniyle ortaya çıkabilecek habitat kaybı hususunda yeterli düzeyde olmadığı, proje alanının mahallelinin kullanmış olduğu su deposuna yaklaşık 118.00 metre mesafede bulunduğu ve bu nedenle proje alanında kullanılacak iş makinelerinden kaynaklanabilecek yakıt ve yağ sızıntılarının su kalitesinde bozulma riski meydana getireceğini belirtti.
Anılan husus nedeniyle içme ve kullanma suyu ile hayvancılık faaliyetlerinde kullanılacak su kaynaklarının olumsuz olarak etkilenebileceğine yer veren mahkeme, proje alanı ve yakın çevresinin yöre halkı tarafından hayvan otlatma amacıyla kullanıldığı ve proje tanıtım dosyasında hava kalitesi ve gürültüye dair modelleme çalışmalarına yer verilmekle birlikte benzer düzeydeki değerlendirmelerin proje alanı ve civarındaki hayvancılık faaliyetleri, mera alanları ve yöre halkının doğal kaynak kullanım biçimleri açısından yapılmadığı belirtildi.
Bu nedenle ÇED sürecinde fiziki çevre unsurlarının yanı sıra proje sahası ve etki alanındaki ekonomik ve sosyal faaliyetlerin de dikkate alınması gerektiğini belirten mahkeme, yöre halkının temel geçim kaynağının hayvancılık faaliyetleri olmasına karsın proje tanıtım dosyasında proje nedeniyle meydana gelebilecek mera kaybı ve otlatma alanlarının daralması, hayvan hareketlerinin azalması ile yem kaynaklarının kısıtlanması hususunda herhangi bir değerlendirmenin mevcut olmadığına yer verdi.
Kararda, proje alanının volkanik yapısı nedeniyle heyelan riski taşıyan alanların koordinatları ile belirlenmediği ifade edildi.
“Sağlıklı yaşam hakkı ihlali”
Kararın devamında, proje alanının tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu ve proje tanıtım dosyasında her bir hektarlık alanda ortalama 120 adet ağacın kesileceği ve kesilen ağaç sayısının beş katı kadar ağacın uygun görülen alanlarda dikileceğinin belirtildiği ancak bir hektarlık alanda ortalama 120 adet ağacın kesileceğine dair tespitin hangi envanter çalışmasına ve alan ölçümü ile ormancılık kriterlerine dayalı olarak belirlendiğinin açık bir biçimde ortaya konulmadığı, sahadaki orman varlığına özgü nitelikte ölçülebilir ve uygulanabilir hususları barındırmadığı, proje tanıtım dosyası içerisinde yer alan flora ve fauna değerlendirmelerinin gözlemsel verilere, literatüre ve dolaylı kaynaklara dayalı olduğu, anılan değerlendirmelerin doğrudan proje alanındaki çalışmalara dayalı olarak yapılmadığı ve bu nedenle proje tanıtım dosyasında yer alan flora ve fauna değerlendirmelerinin proje alanı ve etki sahasındaki ekosistemin mevcut durumunu yansıtır özellikte olmadığı ifade edildi.
Gerekçe
Mahkeme kararında, dava konusu işlemin uygulanması durumunda çevrede ve ekosistem dengesi üzerinde oluşabilecek olumsuz etkilerin Anayasa ile güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlâline neden olabileceği hususu gözetildiğinde, dava sonuçlanıncaya kadar işlemin uygulanmasının telâfisi güç zararlar doğurabileceği belirtildi.
Karar oy birliği ile alındı
Mahkeme kararında, hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasına itiraz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliğiyle karar verdi.
(MA)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et