Mızraklı 7 yıl sonra Diyarbakır’da: Toprak kana doydu, barışı inşa etmek için bin adım atarız
Diyarbakır’a dönen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı: “Bu yolda yürümeye ant içtik. Hiç kimse adım atmasa bile, bizler barış için bin adım atarız, bin kilometre yol yaparız.”
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanıyken yerine kayyım atanan ve 7 yıl tutuklu kalan Dr. Selçuk Mızraklı, tahliyesinin ardından yaşadığı o kadim topraklara, Diyarbakır’a döndü. Havalimanındaki coşkulu karşılamanın ardından kente seslenen Mızraklı’nın mesajıysa önemliydi: “Çatışma yıkar, barış onarır. Toprak kana doydu, artık bu topraklara barışı ekelim.”
Yalnızca üç ay sürdürebildiği eş başkanlık görevi sırasında, önceki kayyımın şatafatlı banyosunu kamuoyuna ifşa ettiği o görüntülerle hafızalara kazınmıştı Mızraklı. 7 yıllık tutukluluğun ardından Edirne F Tipi Cezaevinden tahliye olacağı haberini ilk olarak Selahattin Demirtaş duyurmuştu. Selo Başkan henüz çıkmamıştı belki ama Selçuk Başkan artık evine dönüyordu, bu durum kentte buruk ama umutlu bir heyecan yaratmıştı.
Akşam saatlerinde Diyarbakır Havalimanı VİP çıkışında daracık bir alana sıkışan kitle örgütü temsilcileri, siyasiler, akrabalar, yurttaşlar ve basın emekçileri arasında büyük bir izdiham vardı. Sarı, kırmızı ve yeşil renklerle bezenmiş bir buket çiçekle bekleyen kalabalığın arasından göründüğünde, alkışlara “Biji berxwedana zindana” sloganları karıştı. En iyi kareyi yakalamaya çalışan gazeteciler, 7 yılın hasretiyle başkanlarına sarılmak için adeta üzerine çullanan yurttaşlar... Mızraklı bu izdihamdan hiç şikayetçi görünmüyordu, ömrünü verdiği bu kente böylesi bir dönüş her şeye bedeldi.
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
“Israrla savunduğumuz çizgi onurlu barış”
Uzun sarılma faslının ardından alanda sağlanan düzenle birlikte, basın ordusu ve yurttaşlar Mızraklı’nın söyleyeceklerine pür dikkat kesildi. Konuşmasının merkezine barışa olan acil ihtiyacı ve bu uğurda verilecek ısrarlı mücadeleyi koyan Mızraklı, Robert Frost’un “Gidilmeyen Yol” şiirine atıfta bulunarak şunları söyledi: “Bizler o gidilmeyen yola sapanlarız. Kırk yılı aşan süredir buradaki herkesin inandığı ve ısrarla savunduğu demokratik çözüm ve onurlu barış çizgisi, bizim yolumuzdur. Bu kan ve gözyaşına toprak doydu. Artık bu toprağa barışı ekelim. Onun rahmetini sevgiyle besleyelim ki bu topraklardan bereket fışkırsın. Bir hekim olarak diyorum ki; çatışma hırpalar, yıkar, sakat bırakır, barış onarır. Sadece Türk’ün ve Kürt’ün değil, bütün ötekileştirilenlerin barışını tesis etmek, bizler gibi bu işin en büyük mağduru olmuşların borcudur.”
“Barış samimiyet ve hukuk ister”
Barışın toplumsal hafızaya işlemesi ve geleceği kurabilmesi için sahici ve güvenilir olması gerektiğinin altını çizen Mızraklı, çözümün adreslerine de işaret etti. Barış için öncelikle tecridin kaldırılması ve İmralı’nın kapılarının açılması gerektiğini belirten Mızraklı, “Barış samimiyet istiyor, ancak barış aynı zamanda hukuk istiyor” diyerek iktidara seslendi. Hukuka dönüşün ilk adımları olarak kayyımların geri çekilmesi ve AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladı.
“İnsan hayatı 2 trilyon dolarla ölçülmez”
Konuşmasında hukuksuzluğun ve çatışmalı sürecin Türkiye’ye faturasını da değerlendiren Mızraklı, meseleye ekonomik değil insani bir pencereden yaklaştı: “Türkiye’nin 2015’ten sonra hukuku kaybetmesi ve hukuk dışılığı rutin haline getirmesi çok şey kaybettirdi. Ben kalkıp birileri gibi ‘Türkiye’nin 2 trilyon 300 milyar dolar zararı oldu’ demiyorum. Eğer biz barışa güç verip, bir çocuğun bile hayatını kurtarabiliyorsak en değerli işi yapmışızdır. İnsan hayatları, insanların ayrı düşmesinin bedelleri parayla ölçülmez. Bir hekim olarak diyorum ki; çatışma hırpalar, yıkar, sakat bırakır, barış onarır. Sadece Türk’ün ve Kürt’ün değil, bütün ötekileştirilenlerin barışını tesis etmek borcumuzdur.”
Mızraklı, hukuka dönüşün ilk adımları olarak kayyımların geri çekilmesi ve AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladı.
“Senden Demirtaş’ın kokusu geliyor”
Mızraklı’nın konuşmasındaki en duygu yüklü anlardan biri ise cezaevi arkadaşı Selahattin Demirtaş’tan ve geride bıraktığı siyasi tutsaklardan bahsettiği anlardı. Ceketini öpen bir yurttaşın “Senden Selahattin Demirtaş’ın kokusu geliyor” sözlerini aktaran Mızraklı, zindandaki yoldaşları serbest kalana dek boyunlarının bükük kalacağını söyledi.
Demirtaş ile vedalaşmasını anlatan Mızraklı, “Ona sarılırken dedim ki; ben seni burada yalnız bırakmıyorum. Senin yüreğinde milyonların yüreği var. Zindana düşmüş yoldaşlarımızda zerre kadar yalnızlık hissi yok” dedi.
Sözlerini, Selahattin Demirtaş’ın selam ve özlemlerini Diyarbakır halkına ileterek bitiren Mızraklı, barış mücadelesindeki kararlılığını şu sözlerle özetledi: “Hiç kimse adım atmasa bile, bizler barış için bin adım atarız, bin kilometre yol yaparız.”
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et