EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan'dan OVP tepkisi: ‘Asgari ücretli üç yılda 83 bin 300 lira kaybetti’
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, OVP’nin işçi ve emekçileri yoksullaştırdığını belirterek, hedef enflasyona göre yapılan ücret artışları nedeniyle asgari ücretlinin son üç yılda 83 bin 300 lira kaybettiğini söyledi.
İstanbul — Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP’in İstanbul’daki İrtibat Bürosu’nda yaptığı açıklamada, Orta Vadeli Program’ın işçi ve emekçi kesimleri yoksullaştırırken patronlara özelleştirmeler ve ucuz iş gücü üzerinden istikrarlı bir program sunduğunu söyledi. Önümüzdeki pazartesi başlayacak eğitim-öğretim dönemine de değinen Aslan, iktidarın eğitim programının sanayide ucuz iş gücü oluşturma amacı doğrultusunda sürdürüldüğünü belirtti. Deniz Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını talep eden Aslan, serbest bırakılan Selçuk Mızraklı gibi tüm siyasi tutukluların da derhal özgür bırakılması gerektiğini vurguladı.
Aslan, daha önce 2026 yılı için belirlenen yüzde 16'lık enflasyon hedefinin henüz 6-7 ay içinde iki katına çıktığına dikkat çekerek, iktidarın Orta Vadeli Program'da (OVP) ısrar etmesinin asıl nedeninin işçi ve emekçilerin ücretlerini düşürmek, yoksullaşmayı derinleştirmek ve halkın alın terini sermayeye peşkeş çekmek olduğunu söyledi. Aslan, “Burada bir istikrar var. İşçilerin ücretlerinin düşürülmesinde, emeklilerin maaşlarının erimesinde ve üretici köylünün ürününü en ucuza tüccara satmak zorunda kalmasında bir istikrar var” dedi.
İşçinin 3 yıllık kaybı: 83 bin 300 TL
Son üç yıldır uygulanan "hedef enflasyona göre ücret zammı" politikasını eleştiren Aslan, gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen oranlar arasındaki makasın işçinin cebinden çalındığını ifade etti. Aslan, “Şimdi bu tabloda gördüğünüz gibi 2026 için belirlenen (yani hedef enflasyon oranına göre arttırmışlardı) 28 bin 075 lira, ama bugüne kadar gerçekleşen enflasyona baktığımızda asgari ücretin 32 bin 130 lira olması gerekir. Son 3 yıldaki (yani bu hedef enflasyona göre) asgari ücret artışlarından dolayı bir işçinin toplam kaybı 83 bin 300 lira” dedi.
Aslan, iktidar ve sermayenin el ele vererek son üç yıl içinde işçinin üç asgari ücretine el koyduğunu ve bunun açık bir hak gaspı olduğunu vurguladı.

Sermayeye teşvik, işçiye vergi yükü
Aslan, emekçilerin ücretleri doğalgaz ve elektrik gibi temel tüketim maddelerine gelen zamlar karşısında erirken, eylül ve ekim aylarından itibaren kademeli olarak artan gelir vergisi kesintileriyle ücretlerin daha da düştüğü belirtti. Bunun karşısında sermayeye geniş olanaklar tanındığı ifade eden Aslan, “Sermaye kesimine teşvikler, krediler, geriye dönük KDV iadeleri ve SSK prim afları sağlanıyor. Başta savunma sanayi olmak üzere, sanayi ve lojistik harcamalarına ayrılan bütçede yüzde 229 oranında büyük bir artış planlanıyor” dedi.
Aslan taleplerini şöyle sıraladı:
- Tüm ücretlerin ayrım yapmadan bütün ücretlerin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması,
- Vergide adaletin sağlanması, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması, büyük şirketlerden, büyük tekellerden kârlılık oranına göre verginin artırılması ve bunlardan servet vergisinin alınması gerekiyor.
- Temel tüketim malları üzerindeki bütün dolaylı ve dolaysız vergilerin kaldırılması gerekir.
- Kamu kaynaklarının artık sermayeye peşkeş çekilmesine son verilmelidir.
- Eğitim, sağlık, barınma ve sosyal güvenliğe daha fazla pay kaynak aktarılmalıdır.
- Bugün ülkenin temel sorunlarından bir tanesi olan sendikal hak ve özgürlükler meselesi. Sendikal hak ve örgütlenmelerin önündeki bütün engeller kaldırılmalı, grev ve toplu iş sözleşmesi hakkı güvence altına alınarak grev yasaklarına son verilmelidir.
- Özelleştirmeler durdurulmalı, enerji, sağlık ve eğitim bütünüyle kamu eliyle ücretsiz ve parasız olarak halka sağlanmalıdır.
‘Haydi çocuklar sanayiye’ politikası
Yeni eğitim-öğretim yılının başlayacak olmasına da değinen Aslan, milyonlarca öğrenci ve ailenin okulların açılmasına kaygıyla girdiğini söyledi. Yoksulluğun derinleşmesi nedeniyle asgari ücretli bir işçinin çocuğunun eğitim masraflarını karşılamasının giderek zorlaştığını belirten Aslan, yalnızca okula başlangıç için yapılacak harcamaların bile önemli bir yük oluşturduğunu ifade etti.
Aslan’ın verdiği rakamlara göre ilkokulda başlangıç masrafı 6 bin 700 ile 9 bin 600 lira, ortaokulda 8 bin 800 ile 12 bin 700 lira, lisede ise 10 bin ile 14 bin 700 lira arasında değişiyor. Bu tutarlara servis, kantin, internet ve gezi gibi giderlerin dahil olmadığını belirten Aslan, servis ücretlerinin de 4 bin 500 ile 6 bin 500 lira arasında değiştiğini söyledi.
Eğitim politikalarını MESEM ve ÇEDES uygulamaları üzerinden de eleştiren Aslan, “Haydi çocuklar okula” yerine “haydi çocuklar sanayiye” anlayışının sürdürüldüğünü savundu. Aslan, bu projelerin işçi ve emekçi çocuklarının ucuz iş gücü olarak hayata başlamasına yol açtığını söyledi.

Eğitim bütçesi ve okul giderleri
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı için 1 trilyon 944 milyar liralık bütçe ayrıldığını açıklamasına da değinen Aslan, bu kaynağın yüzde 82’sinin personel giderlerinden oluştuğunu belirtti. Geriye kalan kaynağın okulların ısıtılması, temizliği, bakım ve onarımı gibi ihtiyaçların tamamını karşılamaya yetmediğini savunan Aslan, eğitim kurumlarının mevcut bütçeyle sağlıklı biçimde faaliyet göstermesinin mümkün olmadığını söyledi.
Okulların açılmasıyla birlikte velilerden kayıt, temizlik ve kâğıt parası gibi çeşitli ödemeler istendiğini belirten Aslan, okulların temel ihtiyaçlarının velilerin üzerine bırakıldığını ifade etti. “Veliler yolunacak kaz muamelesi görüyor” diyen Aslan, temizlik malzemesinden kâğıda, sınıfların bakımından diğer ihtiyaçlara kadar birçok giderin devlet olanaklarıyla karşılanmadığını söyledi.
Aslan, her üç çocuktan birinin okula aç gittiğini belirterek her çocuğa bir öğün ücretsiz yemek verilmesi talebinin önemini koruduğunu ve bu talep için mücadele etmeyi sürdüreceklerini söyledi.
‘170 bin öğretmen güvencesiz’
Eğitim alanındaki temel sorunlardan birinin de öğretmen açığı ve güvencesiz çalışma olduğunu belirten Aslan, kamu kurumlarında 170 bin öğretmenin güvencesiz biçimde çalıştığını söyledi. Aynı işi yapan öğretmenlerin aynı ücreti alamadığını belirten Aslan, güvencesiz çalışan öğretmenlerin kamu kurumlarında kadroya alınmasını ve boş kadrolara hızla atama yapılmasını istedi.
Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler için de taban ücret belirlenmesi gerektiğini söyleyen Aslan, öğretmenlerin insanca yaşayabilecekleri bir ücret alması gerektiğini ifade etti.
Üniversitelerdeki sorunlara da değinen Aslan, YÖK’ün kaldırılması ve kayyum rektör uygulamasına son verilmesi gerektiğini söyledi. Üniversite ve yurt yöneticilerinin öğrenciler ve çalışanların katılımıyla belirlenmesini isteyen Aslan, üniversitelerin demokratik ve özerk bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti.
Özel okulların ve tarikat ve cemaatlere ait yurtların kamulaştırılmasını gerektiğini belirten Aslan, eğitimin kamu eliyle verilmesi gerektiğini ifade etti. Aslan, her kademede bilimsel, laik, demokratik ve anadilde eğitim talebini yineledi.
Sendikal haklar güvence altına alınmalı
Aslan, işçi ve emekçilerin temel sorunlarından birinin de sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki engeller olduğunu söyledi. Sendikal örgütlenmenin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını isteyen Aslan, grev ve toplu iş sözleşmesi hakkının güvence altına alınması ve grev yasaklarına son verilmesi gerektiğini belirtti.
Özelleştirmelerin durdurulmasını da talep eden Aslan, enerji, sağlık ve eğitim hizmetlerinin kamu eliyle ücretsiz olarak halka sunulması gerektiğini ifade etti.
Deniz Göktaş için özgürlük çağrısı
Aslan, açıklamasında tutuklu bulunan Deniz Göktaş’ın durumuna da değindi. Göktaş’ın 28 Eylül’de görülecek duruşmasına katılım çağrısı yapan Aslan, “Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır. Deniz Göktaş’ın bir gün değil, bir saat değil, bir saniye bile cezaevinde kalmaması gerekir” dedi.
Selçuk Mızraklı’nın tahliye edilmesine de değinen Aslan, Mızraklı’nın ceza süresinin dolmasına rağmen cezaevinde tutulduğunu belirtti. Mızraklı’nın tahliyesini önemli bulduğunu belirten Aslan, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Gezi davası tutukluları dahil bütün siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin demokratikleşmesi ve hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Aslan, halkların eşit koşullarda bir arada yaşamasının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Dilovası davasında kamu görevlileri de yargılansın
Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetine ilişkin davanın Kandıra Cezaevi’nde görülmesine tepki gösteren Aslan, aileler ve avukatların davanın Gebze’ye alınması yönündeki taleplerinin karşılanmadığını söyledi.
Davada yalnızca alt kademedeki kamu görevlileri hakkında yargılama izinleri bulunduğunu belirten Aslan, belediye başkanı, kaymakam, Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi dahil olmak üzere sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğini söyledi. Aslan, “Burada sadece alt kademedeki kamu görevlileri değil, belediye başkanı, kaymakam, Kocaeli Valisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de dahil olmak üzere bütün sorumlular yargılanmadan Dilovası’nda gerçek adalet sağlanamaz” dedi.
‘Kadınların can güvenliği yok’
Kadın cinayetlerine de değinen Aslan, ağustos ayında 22 kadının katledildiğini, 6 kadının ölümünün ise şüpheli olduğunu belirtti. Kadınların can güvenliğinin sağlanamadığını söyleyen Aslan, gerekli tedbirlerin alınmamasından iktidarın sorumlu olduğunu söyledi.
Üsküdar Belediyesi’nde ‘irade gaspı’ tepkisi
Aslan, Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operasyonlar ve belediye başkanının tutuklanmasının ardından yaşanan sürece de tepki gösterdi. Meclis üyelerinin tutuklandığını, rüşvet teklifleri yapıldığını ve belediyenin yönetiminin değiştirilmesine yönelik girişimlerde bulunulduğunu ifade eden Aslan, benzer operasyonların başka belediyelere de yöneldiğini söyledi.
Halkın seçtiği belediye başkanları ve meclis üyelerinin görevden alınmasına ilişkin süreçlerin halkın iradesine başvurularak yürütülmesi gerektiğini belirten Aslan, belediyelere yönelik operasyonlarla seçmen iradesinin gasp edilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
(Ekonomi Servisi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et