Yeni sulak alanlar yönetmeliğini değerlendiren çevre hukukçularından uyarı: Yeni yönetmelik doğayı korumuyor, maden ve sanayiye yol açıyor
Sulak Alanlar Yönetmeliği'ndeki değişiklik tepki çekti. Hukukçular, maden çukurlarının şirketlere bırakılması ve koruma alanlarında enerji ile sanayi tesislerine sağlanan kolaylıkların ekolojik yıkıma yol açacağı uyarısında bulunuyor.
Çanakkale - 5 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan yeni Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği değişikliği, çevre hukuku uzmanlarının sert eleştirilerine hedef oluyor. Türkiye'nin su varlıklarını ve hassas ekosistemlerini korumakla yükümlü olan düzenlemede yapılan yapısal değişikliklerin, korumadan ziyade madencilik, sanayi ve enerji projelerine alan açtığı belirtiliyor. Çevre hukuku alanında uzman avukatlar Arif Ali Cangı ve Cem Altıparmak, yönetmelik metnini inceleyerek ekolojik yıkıma kapı aralayabilecek maddeleri mercek altına alıyor.
Maden çukurları suni sulak alan statüsüyle denetim dışı kalıyor
Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen yeni tanımların maden çıkarımı, hafriyat ve kum ocağı faaliyetleri sonucunda oluşan çukurları suni sulak alan olarak kabul ettiğini ifade eden Avukat Arif Ali Cangı, bu düzenlemenin büyük bir tehlike taşıdığını vurguluyor. Cangı, 17. maddedeki değişiklikle tescilsiz suni sulak alanların yönetiminin doğrudan bu çukurları açan maden şirketlerine bırakıldığını kaydediyor. Kamusal denetimin bu şekilde ortadan kaldırılmasının, ağır metaller ve kimyasallarla kirlenmiş su varlıklarının kuşlar, yaban hayatı ve bölge halkı için ciddi sağlık sorunları yaratmasına yol açacağını dile getiriyor.
Fotoğraf: Ömer Çetiner
Koruma bölgelerinde kiralama ve enerji tesislerine onay çıkıyor
Yönetmeliğin 22. maddesinin, sulak alan koruma bölgelerinde tarımsal faaliyetler için su kuyusu açılmasına ve kamu arazilerinin kiralanmasına olanak tanıdığına dikkat çeken Cangı, bu adımların ekosistemi yeni baskılarla karşı karşıya bırakacağını söylüyor. Aynı maddeyle suni sulak alanların sürdürülebilir kullanım bölgelerinde yenilenebilir enerji tesislerinin kurulmasına izin verilmesini de eleştiren Cangı, zaten kırılgan olan bu alanların yapılaşma tehdidiyle baş başa kaldığını belirtiyor. Cangı ayrıca yönetmeliğin 8. maddesindeki koruyucu su alımı kurallarının esnetilerek, elektrik piyasası anlaşmaları kapsamında şirketlerin kullanımına sunulmasını su varlıkları için büyük bir risk olarak tanımlıyor.
Fotoğraf: Karaburun Sivil İnisiyatif
Organize sanayi bölgelerine denetimsizlik muafiyeti getiriliyor
Avukat Cem Altıparmak da kontrollü kullanım bölgelerine yönelik düzenlenen 23. maddenin üçüncü fıkrasına eklenen kuralı, sanayi tesislerine yönelik tehlikeli bir esneklik olarak yorumluyor. Yeni eklenen bu fıkrayla, organize sanayi bölgeleri içindeki her bir tesis için ayrı ayrı sulak alan izin belgesi aranmayacağını, iznin doğrudan bölge yönetimi adına düzenleneceğini ifade ediyor. Altıparmak, bu düzenlemenin kontrollü kullanım bölgelerinde sanayinin kümülatif etkisini kağıt üzerinde denetler gibi görünerek fiilen sanayi baskısını meşrulaştırdığını ve sanayi bölgelerinin genişlemesine imkan sağladığını ifade ediyor. Geçmişte tampon bölgelerde tarım ihtisas sanayi bölgeleri kurulmasını engelleyen hukuki kazanımlara atıf yapan Altıparmak, bu yeni düzenlemeyle daha önce kurulmuş sanayi bölgelerinin kapasite artışı adı altında faaliyetlerini denetimsizce büyütebileceğini söylüyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Çevresel akış miktarı belirlemede belirsiz ve keyfi yetkiler öne çıkıyor
Geçici 3. maddenin ikinci fıkrasında yer alan çevresel akış miktarının iklim değişikliği gibi gerekçelerle yeniden belirlenmesi kuralını değerlendiren Altıparmak, bu fıkranın kesinlikle dava konusu edilmesi gerektiğini savunuyor. Mevcut mevzuata göre akarsu ekosisteminin devamı için bırakılması gereken çevresel akış miktarının on yıllık akış ortalamasının en az yüzde onundan az olamayacağını hatırlatan Altıparmak, bu geçici maddeyle iklim değişikliği gerekçe gösterilerek Genel Müdürlüğe bu oranların da altında su seviyesi belirleme yetkisi tanındığına dikkat çekiyor. Cem Altıparmak, bu muafiyetlerin ve belirsiz yetkilerin iptali için yargı yoluna başvurulması gerektiğini ifade ediyor.
Dava hazırlığı
Arif Ali Cangı da geçici maddeyle 2002 yılından sonra işletmeye geçen tesislere izin almaları için iki yıl ek süre verilmesini, geçmişte yapılan izinsiz kullanımlara idari bir tolerans tanınması olarak değerlendiriyor ve çevre örgütlerinin bu değişiklikleri iptal ettirmek üzere geniş kapsamlı bir dava hazırlığı yürüttüğünü açıklıyor.
Fotoğraf: Hukukçular Av. Arif Ali Cangı (sol başta beyaz gömlekli), Av. Cem Alpıparmak (Sağ başta kareli gömlekli), ortadaki Av. Tuncay Koç
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
📰
E-GazeteHer gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli YazılarKöşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız DeneyimReklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
Meteoroloji'den çifte uyarı: Marmara ve Ege kuvvetli rüzgara, Karadeniz yağmura teslim
Karadeniz kıyılarında gök gürültülü sağanak yağış beklenirken, Marmara ve Ege'de rüzgarın hızı saatte 60 kilometreyi bulacak. İç ve doğu kesimlerde ise hava sıcaklığı 4 ila 6 derece artacak.
Türk-İş Ege Bölge basınla buluştu: 'Vergide adalet istiyoruz'
Türk-İş Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltıda bir yıllık faaliyet raporunu sundu.
Raporda; grev ve direnişleri, örgütlenme çalışmalarını ve çalışma koşullarına ilişkin talepleri aktardı.
Antalya Aksu'da orman yangını 2'nci gününde: 2 bini aşkın hane elektriksiz kaldı, 720 kişi tahliye edildi
Antalya'nın Aksu ilçesinde dün öğleden sonra başlayan orman yangınını söndürme çalışmaları sürüyor. Yangın nedeniyle 2 bin 97 haneye elektrik verilemezken, 254 evden 720 kişi tahliye edildi.
Husilerin Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine saldırısında 73 kişi yaralandı
Yemen’de Husilerin Suudi Arabistan’a düzenlediği saldırıların ardından bazı enerji tesislerinde faaliyetler durduruldu. Suudi yetkililer, saldırılarda 73 kişinin yaralandığını açıkladı.
Altın güne yükselişle başladı: Gram, çeyrek ve cumhuriyet altını kaç TL?
Güne yükselişle başlayan altının gramı 6 bin 874 liradan işlem görüyor. Çeyrek altın 11 bin 233 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 726 liradan satılıyor.
Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Randy Fine, İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen mallara yaptırım uygulaması halinde bu karara katılan İngiliz şirketlerinin Florida’da iş yapmasının engellenebileceğini söyledi.
Evrensel'i Takip Et