Eren ve Barış

ODTÜ

Sürprizlerle dolu bir tercih dönemi daha geride kaldı. Yükselen sıralamalar, eski cazibesini kaybeden bölümler, derece öğrencilerine verilen devasa burslar bunlar bu dönemde göze çarpan şeylerden sadece birkaçı. En çok göze çarpan şeylerden birisi ise tepetaklak olan sıralamalar demek yanlış olmaz. ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi gibi üniversitelerde mühendislik ve temel bilim bölümleri eski cazibesini kaybetmiş, yerini özellikle tıbba bırakmış gibi görünüyor.

Tercih dönemi öncesi açıklanan devasa burslar ise dikkat çeken başka bir konu. Özellikle derece öğrencilerine yönelik olan bu bursların içeriği ise tek seferlik verilen 250.000 TL’ye varan başarı ödülleri, aylık verilen 25.000 TL burslar, yurt bursları, yemekhane bursları ve teknokentlerde şirket açma önceliği gibi şeyleri kapsıyor. Bu sıralamaların özellikle sayısal alanda mühendisliklere hitap ettiğini düşünecek olursak, hiçbir üniversite geleceğin savunma sanayi mühendislerini kaçırmak istemez. Aynı zamanda birçok üniversitenin ise bu bursları açıklaması, üniversitelerin özelinde bir durumun değil de iktidarın doğrudan bir müdahalesi ve teşviki olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz. Ancak bu bursların teşviki yetmemiş olacak ki karşımıza daha hayatın içinden ve bursların bile yarışamadığı bir gerçeklik çıkıyor.

Yoksulluk ve Gelecek Kaygısı

Tüm sıralamalar neredeyse dipleri görürken artan Tıp sıralamaları yükseldi, bunun sebebi olarak artan yoksulluk ve doktorluğun daha garanti meslek olarak görülmesi diyebiliriz. Bilimsel araştırma hevesi, iktidarın teşvikleri ve sevdiği işi yapma isteği yoksulluğa ve geleceksizliğe yenik düştü. Sürekli olarak ailelerimizin ve yakınlarımızın tıp yaz diye zorlaması ise artan yoksulluk ve işsizlik, geleceğe karşı olan güvensizlikten çok da bağımsız değil.

ODTÜ’deki Sıralamalar

ODTÜ’de ise bursların gerçekliğe karşı yenilgisi söz konusu ama hayattaki diğer bir gerçeklik olan artan emperyalist savaşlar yoksulluğa karşı konumunu korumuş durumda. Bunları ise yeni gözde olan Elektrik Elektronik Mühendisliğinde ve Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinde görebiliyoruz.

Ortadoğu’da artan gerilim ve savaşlar, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi petrol şirketlerinin iştahını arttırmış olacak ki Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğine verilen asgari ücreti bulan burslar yıllardır veriliyor ve daha da artıyor. Bunun bir diğer yansıması ise SOCAR’ın ODTÜ ile önceden yapmış olduğu anlaşma olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlaşma SOCAR’ın kendine eleman yetiştirmesi ve yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin tezlerinin endüstri içindeki sorunlara yönelik yapması gibi şeyleri kapsıyor. Sadece SOCAR değil, diğer petrol şirketleri de ODTÜ’ye gözlerini dikmiş durumda. Öğrencilere teklif edilen lisans öğretimi boyunca aylık olarak asgari ücret tutarında burslar ve bunun karşılığında mezun olduktan sonra belirli bir süre kendi şirketinde çalışmaya zorlaması da okurken geçinemeyen öğrenciler açısından akıl çelici durumda oluyor. Aynı şekilde teknokentte verilen şirket açma önceliği ise diğer derece öğrencilerine yönelik birer sermayenin saflarına katma hamlesi olarak gözler önünde.

Kampüslerimiz artık özgür bilimin değil, sermayenin yuvası olma yolunda eskisinden de hızlı ilerliyor bu adımlarla. Temel bilim öğrencileri ise eğitimin bilimsellikten uzaklaşmasına ve akademideki kadrosuzluğa karşı bu alanlara ittiriliyor. Temel Bilimleri öncesinde cazip kılan şey ise vaktinde bir öğrencinin rahat bir şekilde okumasına ve yaşamasına yetecek TÜBİTAK burslarıydı. Zamanla bu bursların enflasyon karşısında erimesi ve son yıllarda da tasarruf tedbirleri kapsamında zamlanmaması bu cazibesini biraz azalttı. Geçtiğimiz sene yapılan imza kampanyasının ardından yapılan zam ise dalga geçer gibi bir miktardaydı. Bursun artık yurt parasını ödedikten sonra günler içinde bitecek bir duruma gelmesi temel bilim sıralamalarını da oldukça etkiledi.

Karnımızı doyurmadan bilim düşünmek ise çok da gerçekçi olmasa gerek. Çoğu temel bilim öğrencisi kampüse özgür bilim yapma hevesiyle gelirken bir anda kendini elini ovuşturarak kendilerini bekleyen şirketlerin ağında buluyor. Temel bilim öğrencileri; bankaların, yazılım şirketlerinin ve savunma sanayi şirketlerinin ağına doğru sürüklenirken eğitim hayatları boyunca bu alanlara yaklaşmak istemeyenler ise kendisini yine buralara hizmet eden çalışmalar yaparken buluyor. Bu durum çok da yeni oluşan bir şey değil. Tarihsel olarak da baktığımız zaman 1900’lerde ortaya atılan Hilbert Problemleri odağını matematiğin temeli üstüne ve daha yeni alanlarda ilerleme olarak belirlemişken, 2000’lere geldiğimizde Milenyum Problemleri olarak bilinen problemler daha çok sistem içindeki belirli bir alandaki tıkanıklıkları çözmek üstüne kurulu ve sermaye sahiplerinin parasına para katacak alanlara yönelik, ödülü 1 milyon dolar olan problem olarak karşımıza çıkıyor.

 Geleceğimiz için Mücadeleye

Artan yoksulluk ve geleceksizliğin her kararımızda birinci etken olması sadece üniversite tercihlerine özgü bir şey değil. Bir hobiyi yapmak istediğimizde aklımıza gelen ilk soru bunun maliyeti veya bu hobi artık bir hobi değil de hayatımızın devamı olarak görmeye başladığımızda aklımıza gelen geleceksizlik üniversite tercihlerinde de aklımızdan çıkmıyor. Bu durumlara karşı hayalimizdeki hayatı yaşayabilmek ve istediğimiz mesleği ekonomik ve gelecek kaygısı olmadan yapabilmek için mücadele etmekten başka çaremiz yok. Bilimin üstünde artan baskılara ve öğrencileri sermayenin çarklarında ezilmeye mahkûm eden koşullara karşı bir araya gelmekten geçiyor. Parasız Bilimsel Demokratik Eğitim için Mücadeleye!

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.