Bozlak’a suikast planı, Çakıcı görüşmesi, ‘Koz’ belgeleri: MİT’in ‘Hayalet’i Kaşif Kozinoğlu kimdir?
Ölümüyle ilgili dosyanın Kozinoğlu’nun geçmişi ve daha önce hakkında ortaya atılan iddialar, MİT içindeki güç mücadelelerinden Murat Bozlak’a yönelik suikast iddiasına ve Alaattin Çakıcı dosyasına kadar birçok konuyu kapsıyor.
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturmanın 15 yıl sonra yeniden açılması, Türkiye’nin yakın tarihindeki tartışmalı dosyalarından birini yeniden gündeme taşıdı. Yapılan açıklamalar, dosyanın ‘cezaevindeki ölümü’ kapsadığına işaret etse de Kozinoğlu’nun geçmişi ve daha önce hakkında ortaya atılan iddialar, MİT içindeki güç mücadelelerinden Murat Bozlak’a yönelik suikast iddiasına ve Alaattin Çakıcı dosyasına kadar birçok konuyu kapsıyor.
Kara Harp Okulundan Özel Harp Dairesine
1955'te Trabzon’da doğan Kozinoğlu, 1976'da Kara Harp Okulundan mezun oldu. Türk Silahlı Kuvvetlerindeki görevinin ardından Özel Harp Dairesi bünyesinde çalıştı. 1995'te kendi isteğiyle emekli olduktan sonra MİT'e geçti.
MİT’teki görevinin önemli bölümünü yurt dışında geçirdi. Azerbaycan'da Özel Kuvvetler personelinin eğitiminde rol aldı, daha sonra MİT'in yurt dışı operasyonlarında görev yaptı.
Kozinoğlu’nun aldığı görevlerin büyük bölümünün gizli olması nedeniyle hangi operasyonlara hangi sıfatla katıldığına ilişkin detaylı bilgi bulunmuyor. Buna rağmen çeşitli kaynaklarda Afganistan, Pakistan, Azerbaycan, Orta Asya ve Bosna-Hersek'teki faaliyetleriyle anıldı.
Resmi kayıtlara dayandırılmasa da hakkında Bosna'da “Fedai”, Azerbaycan'da “Köroğlu”, Afganistan'da “Türk General”, Orta Asya'da ise “Hayalet” olarak anıldığı yönünde haberler yayımlandı.
‘Okul kapatma operasyonu’ iddiası
Kozinoğlu’nun MİT içinde görev aldığı dönemde Türkiye, Orta Asya ve Kafkasya’da siyasi, ekonomik ve kültürel nüfuzunu artırmaya çalışıyordu. Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan ile Afganistan-Pakistan hattı, Türkiye açısından yeni bir çalışma alanı oluşturdu.
Özellikle bölgedeki siyasi hareketler, gerici yapılanmalar, Türkiye'nin bölgedeki etkisi ve Gülen Cemaatinin faaliyetleriyle ilgili çalışmaların onun görev alanıyla kesiştiği biliniyor.
Özbekistan'da Gülen Cemaatine ait okulların kapatılması sürecinde Kozinoğlu'nun rol aldığı da çeşitli çevrelerce ileri sürüldü. Bu ayrıntı, Kozinoğlu'nun sonraki yıllarda Odatv davasına dahil edilmesi açısından da önem taşıdı.
Eymür’den itiraz: Gayri yasal işleri var
Kozinoğlu'nun hayatındaki en dikkat çeken başlıklardan biri eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür ile ilişkisi oldu. Eymür, yıllar sonra yaptığı açıklamalarda Kozinoğlu'nun MİT'e alınmasına başlangıçta karşı çıktığını söyledi.
Eymür'e göre Özel Harp Dairesinden MİT'e alınan bazı isimler arasında Kozinoğlu da bulunuyordu. Eymür, Kozinoğlu'nun geçmişinde “gayri yasal işler” bulunduğuna ilişkin bilgiler aldığını ve bu nedenle teşkilata alınmasına itiraz ettiğini anlattı. Ancak Kozinoğlu MİT'e alındı. Eymür'ün sonraki anlatımlarına göre asıl çatışma da bundan sonra başladı.
“Murat Bozlak’a suikast” iddiası
Mehmet Eymür’ün Kozinoğlu hakkında ortaya attığı en ciddi iddia, dönemin HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak'a yönelik suikast hazırlığı oldu. Eymür, 1990'ların ortasında Kozinoğlu'nun kendi emrinde çalıştığı dönemde, onun altındaki bazı personele Bozlak'la ilgili bir eylem için talimat verdiğini öğrendiğini ileri sürdü.
Eymür'ün anlatımına göre Kozinoğlu, Bozlak'ın bulunmasını ve HADEP binalarına yönelik eylem yapılmasını istedi. İddianın kendisine ulaşmasının ardından Kozinoğlu hakkında kurum içi soruşturma başlattığını anlatan Eymür, Kozinoğlu'na disiplin cezası verildiğini söyledi. Ancak Eymür’e göre Kozinoğlu'nun MİT'ten uzaklaştırılması mümkün olmadı. Bunun nedenini ise “Kozinoğlu'nun teşkilat içindeki bazı kişiler tarafından korunmasına” bağladı.
MİT iç soruşturmasında ne anlatıldı?
Eymür, 2013'te mahkemede verdiği ifadede de Kozinoğlu'nun Bozlak'a yönelik suikast planından söz etti ve soruşturma yürüttüğünü anlattı.
Bu anlatım, yıllar sonra gazeteci Gökçer Tahincioğlu'nun ulaştığı ve 1995 tarihli olduğu aktarılan MİT iç soruşturma kayıtlarıyla daha da dikkat çekici hale geldi. Aktarılan kurum içi soruşturma kayıtlarında üç MİT personelinin ifadelerinin bulunduğu belirtildi.
Bu ifadelerde, Kozinoğlu'nun bazı personele Murat Bozlak'ın bulunması veya HADEP binalarına yönelik bir eylem gerçekleştirilmesi yönünde talimat verdiği bilgileri yer aldı. Bir personelin, kendisine verilen görevin teşkilatın çalışma prensiplerine aykırı olduğunu düşündüğü için başka görevlilerden yardım istediği belirtildi. Bir başka personel ise Bozlak'la ilgili “keşif” yapılması konusunda görev verildiğini aktardı. Üçüncü personelin de kendisine verilecek görevin sonradan Murat Bozlak'ın öldürülmesiyle ilgili olduğunu öğrendiğini söylediği aktarıldı.
Eymür, özellikle dönemin MİT yöneticilerinden Şenkal Atasagun'un Kozinoğlu'nu koruduğunu ileri sürdü.
Akın Birdal dosyası da gündeme geldi
Eymür'ün Kozinoğlu hakkındaki anlatımları yalnızca Murat Bozlak'la sınırlı değildi. Eymür, 2011'de yaptığı açıklamalarda Kozinoğlu'nun eski İnsan Hakları Derneği Başkanı Akın Birdal’a yönelik suikast planıyla da bağlantılı olduğunu ileri sürdü.
Birdal, 1998'de Ankara'daki İHD Genel Merkezi'nde silahlı saldırıya uğramış ve ağır yaralanmıştı.
Çakıcı ve Yargıtay dosyası
Kozinoğlu'nun adı kamuoyunda geniş biçimde 2000'li yıllarda, Alaattin Çakıcı ve Yargıtay üzerinden duyuldu. 2004'te dönemin Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile Kozinoğlu'nun görüşmesi tartışma yarattı. Özkaya, görüşmenin Çakıcı'nın Yargıtay'daki davasıyla ilgili olduğunu söyledi. Dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ise Kozinoğlu'nun görüşmeye teşkilat bilgisi dahilinde gittiğini belirterek onu savundu.
Kozinoğlu ise görüşmenin farklı bir istihbarat faaliyeti kapsamında gerçekleştiğini savundu. Kendisine önemli bir siyasetçiye yönelik suikast hazırlığına ilişkin bilgi ulaştığını ve Çakıcı çevresiyle bu nedenle temas kurduğunu ileri sürdü. Dosyanın hukuki sonucu da oldu. Kozinoğlu 2010'da Çakıcı dosyasıyla bağlantılı olarak 5 ay hapis cezasına çarptırıldı, ceza ertelendi ve para cezasına çevrildi.
Odatv operasyonu ve tutuklanması
Kozinoğlu’nun hayatındaki en büyük “kırılma” ise 2011'de yaşandı. Odatv’ye yönelik soruşturmanın ardından Kozinoğlu'nun Ankara'daki evinde arama yapıldı. O sırada Afganistan'da görev yapan Kozinoğlu Türkiye'ye çağrıldı ve 10 Mart 2011'de Gülen Cemaati ile hareket eden savcı Zekeriya Öz tarafından sorguya alındı, aynı gün tutuklandı.
Soruşturmanın merkezindeki unsurlardan biri “Koz” isimli dijital belgeydi. Savcılık, Rusya ve Özbekistan'daki Gülen Cemaatiyle ilgili bazı belgelerin Kozinoğlu'ndan geldiğini ileri sürdü. Kozinoğlu ise bu suçlamayı reddetti.
Savunmasında MİT'teki “kompartıman” sistemine dikkat çekerek kendi görev alanının Afganistan ve Pakistan olduğunu, başka birimlerin belgelerine erişmesinin mümkün olmadığını savundu.
MİT'in mahkemeye gönderdiği yanıtta da görev yaptığı birim dışında yetkisi olmayan belgelere erişimin teknik olarak mümkün olmadığı yönünde değerlendirme bulunduğu aktarıldı. Kozinoğlu’na “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri elde etmek veya sızdırmak” suçlamaları yöneltildi. İddianamede 11,5 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası istendi.
‘Fidan emekliliğe izin vermedi’ iddiası
Kozinoğlu, şimdiki Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 2010'da MİT Müsteşarı olduğu dönemde teşkilattaki görevine devam ediyordu.
Kozinoğlu’nun savunmasında, 2010 ağustosunda Asya Bölge Koordinatörlüğü görevinin sona erdiği ve MİT Müsteşarlığı Başmüşavirliği görevine atandığı belirtildi. O dönem basında Kozinoğlu'nun emekliye ayrılmak istediği ancak Fidan'ın buna izin vermediği yönünde iddialar yayımlandı.
Odatv soruşturmasındaki “Koz” belgesinin AKP yöneticileri hakkında istihbarat bilgileri içerdiği ve bunların Kozinoğlu tarafından sızdırıldığı iddia edilmişti.
Kozinoğlu'nun ölümünden sonra yayımlanan el yazılarında ise AKP, Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Gülen Cemaati ve Hakan Fidan hakkında çeşitli değerlendirmeler bulundu.
Dosyanın yeniden açılacağını ilk duyuran Aydınlık oldu
Öte yandan Kozinoğlu’nun dosyasının yeniden açılacağını ilk duyuran Aydınlık oldu. “Bir gladyo cinayeti daha raftan indi: Kozinoğlu dosyası açılıyor” diyen Aydınlık, 30 Ağustos tarihli haberde; “Uğur Mumcu, Muhsin Yazıcıoğlu, Behçet Oktay ve Arif Ahmet Denizolgun’un ölümlerinin ardından Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü de araştırılacak. Kozinoğlu, FETÖ’nün Ergenekon kumpasında Mart 2011’de tutuklanmıştı. Kozinoğlu, Perinçek’e gönderdiği mektuplarla FETÖ yapılanmasını isim isim anlatmıştı” denildi.
(Politika Servisi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et