07.09.2026 08:00

Buca Kozağaç’ta işçiler anlatıyor: ‘42-50 kodları patronun elinde sopa’

İşveren için en işlevsel yasal dayanaklardan olan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2 maddesi kapsamındaki “işverenin haklı nedenle derhal fesih halleri” olarak belirtilen SGK işten ayrılış kodları, işçilerin önündeki en önemli hukuki engel.

Buca Kozağaç’ta işçiler anlatıyor: ‘42-50 kodları patronun elinde sopa’

Fotoğraf: Özkan Öztaş/Pexels

Beyza Durman


İzmir- Türkiye’de mevcut iş hukukunda işçileri işverene karşı görece koruyan yasaların bile ayaklar altına alındığı, hem hukuki hem bürokratik engellerle işçinin yasal hakkının askıya alındığı ve emeği yıldırma politikalarının hakim olduğu bir dönemden geçiyoruz. Saray rejiminin sürdürdüğü ekonomi programı ve kalıcılaştırmayı hedeflediği ucuz ve güvencesiz emek rejimi kapsamında bugün işçi, iş yerinde yasal haklarını kullanabilmesi için önce işverene tanınan geniş yasal hakların yarattığı engelleri aşmak zorunda bırakılıyor.

Bu bağlamda işveren için en işlevsel yasal dayanaklardan olan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2 maddesi kapsamındaki “işverenin haklı nedenle derhal fesih halleri” olarak belirtilen SGK işten ayrılış kodları, işçilerin önündeki en önemli hukuki engeller haline geliyor. Özellikle toplu işten çıkarmalarda sıkça karşılaştığımız, sendikaların ve emek hareketlerinin kaldırılması için defalarca çağrı yaptığı bu kodlar; bugün işçilerin sendikalaşma mücadelesini kırmak için patronların elinde, işçilerin tepesinde bir sopa gibi sallanıyor. Kısaca bahsedecek olursak, özellikle 42-50 kodları, “işveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle fesih” kodları olarak geçiyor. Bu tanımın esnek oluşu ayrı bir sorun yaratırken esas sorun, bu kodların kanıt ihtiyacı olmadan kullanılması, suistimale çok müsait olması ve işçiye iş arama sürecinde yarattığı zorluklardır. Bu kodlarla işten çıkarılan işçi, hem kıdem ve ihbar tazminatından hem de işsizlik ödeneğinden oluyor. Ayrıca, iş arama sürecinde görüştüğü yeni işverenler, bu kodlar kişisel veriler kapsamında olmasına rağmen eski işverenle görüştüğünde işten çıkış sebebini öğrenebiliyor. İşçi, bu kodlara itiraz etmek için dava açsa ve haklı bulunsa bile bu işlem sebebiyle işverene herhangi bir hukuki yaptırım uygulanmıyor.

Sendikalaşma mücadelesi ve işçi direnişlerinde bu kodların sıkça gündem olduğu İzmir’de Buca ilçesine bağlı işçi yoğunluklu bir mahalle olan Kozağaç Mahallesinde yurttaşların bu konuya dair görüşlerini aldık.

Kanun patronun elinde oyuncak olmuş’

Önce mahallenin en işlek mekanlarından olan kahvehanelerin birinde mahallelilerle bir araya geliyoruz. Bir karayolları işçisiyle başlıyoruz sohbete, Türkiye’de mevcut yargı düzeninin işçiyi işverene karşı ne kadar koruduğunu sorduğumuzda işçi tereddütsüz cevap veriyor: “Bence bu haliyle korumaz. Kanun oyuncak olmuş patronun elinde”. 42-50 işten ayrılış kodlarıyla ilgili fikrini sorduğumuzda bu kodları sık sık duyduğunu belirtiyor. “Bizde çok olmaz da özel sektörde çok duyuyoruz, şimdi çok sık kullanır oldular, tehlikeli bir de. Tazminatsız koyuyor kapının önüne”. İşverenin bu kodları SGK’ya bildirirken kanıt göstermek zorunda olmadığını söylediğimizde işçi şaşırıyor: “Ben bunu bilmiyordum bak, hırsızlık falan da var bunların içinde bir de. Dava açıyorsun o zaman, ancak öyle kanıt sunacak. Yasa dediğin öyle olur mu?”

‘Kod 42-50 işçi kafa kaldıracağı zaman kullanılıyor’

Kahvehaneye mahallelinin şakaları eşliğinde giren bir sendika temsilcisiyle sohbete devam ediyoruz. Gıda sektöründe bir fabrikanın iş yeri temsilcisi olduğunu öğrendiğimiz işçiye benzer soruları yöneltiyoruz. Yargının tutumu konusunda, “Ya yasalar öyle işçiyi koruyor diyemem de önemli haklar var tabii. Biz sorun yaşanmasın diye bütün yükümlülükleri uyguluyoruz” cevabını alıyoruz. 42-50 kodlarının en çok hangi olay ve davranışlarda işaretlendiğini sorduğumuzda temsilci, “Kafa kaldıracağın zaman kullanıyorlar işte. Sendikalaşmaya çalışanlara çok yapılır o” diyor. Karayolları işçisi lafa giriyor ve iş güvenliği önlemleri zayıf olan, ağır çalışma koşulları bulunan iş yerleriyle örnek veriyor: “İş güvenliği yok mesela, haberli denetime geliyorlar. Dediği gibi, kafa kaldırırsın artık o durumda. Çok fabrika var öyle. Maliyet olmasın diye boğazından, canından keser böyle”.

Bu defa sohbete sessizce dinleyerek dahil olan mahalleliye yöneltiyoruz soruları. “Yasa diyorsun şimdi kardeşim, devlet bilmiyor mu bunları? Devlet koyuyorsa ben bir şey diyemem, vardır bildiği derim” cevabını alıyoruz. İktidarı desteklediğini belirten işçiye hangi sektörde çalıştığını sorarak devam ediyoruz. Tekstil işçisi olduğunu söyleyerek, “Ben çok ayırmıyorum öyle işçiyi patronu, hepsi bir gözümde. Biri kendi çıkarında, öteki kendi çıkarında” şeklinde devam ediyor. Uzun bir tartışmanın ardından geçim kaygısının kaynağıyla ilgili fikrini sorduğumuzda, “Büyük oynuyorsun, bedeli olacak tabii. Bizim millet sabretmeyi bilmiyor” diyerek savaş sanayisi harcamalarını işaret ediyor. Silahlanma ve savaşa ayrılan payın sağlık, eğitim ve emeklilik gibi en temel kamu harcamalarından yapılan kesintilerle sağlandığını aktardığımızda ise işçi, “pek bu açıdan bakmadığını ancak kamusal harcama kalemlerinin de önemli olduğunu ve burada düzeltmeye gidilmesi gerektiğini” kaydederek kısmen ikna oluyor.

Akabinde kodlara dair tartışmaya geri dönüyoruz. Yasanın detayını ve işçinin işsizlik sürecindeki mağduriyetini konuştuğumuzda işçi eleştirel yaklaşmaya başlıyor. “Orada doğru diyorsun, ona lafım yok. Değiştirmeleri lazım onu. Valla bizde sendika yoktu, sendika sokmaya çalışan da olmadı. Pek bilmem bunları, duymadım” diye devam eden işçiyle tekstil sektöründeki örnekleri konuşuyoruz.

‘İşçiye açıkça çok kaşınma diyorlar’

Kahvehaneden ayrıldıktan sonra mahallede görüştüğümüz bir başka işçiden görüş alıyoruz. Mobilya sektöründe çalışan işçiye bu kodlardan hangilerini duyduğunu soruyoruz. “46’yı duydum hep ben, bunlar toplu çıkarma olmadıkça zor duyuluyor zaten. Toplu çıkarmada da 46 çok kullanılıyor” cevabını alıyoruz. Bu kodların kaldırılmasına nasıl baktığını sorduğumuzda, “Kaldırılabilir, işçiye bir yararı yok ki. Patrona var yararı o da benim zararıma demek zaten” diyor. Bu kodların işverenin işçiye karşı tehdit aracı olarak kullanılmasına dair görüşünü sorduğumuzda, “Orada baştan önünü kesiyor işte. Çok kaşınma diyor sana açıkça, işçi biliyor çünkü o kodlarla çıksa ne olacağını. İşsizlik maaşı direkt gidiyor mesela, başka yere girmek desen zor. E ne yapacak bu adam, sesini çıkarmıyor” şeklinde cevaplıyor. Son olarak, işçinin kodlara itiraz ettiği ve davayı kazandığı aşamada işverene cezai bir yaptırım uygulanmadığını söylediğimizde, “İşçiye yaptığı yanlışta hangi patron arkasına bakmış ki, devlet de bunları iyice rahata erdirdi işte. Uzun da sürüyor bir de o davalar, iyi hakime denk geldiysen şanslısın” diyor ve Kozağaç’taki gezintimizi böylece sonlandırıyoruz.

Sanayi işçilerinin yoğun olduğu, iktidarı destekleyen ve muhalif işçilerin bir arada yaşadığı mahalleden saray rejiminin kendisine karşı doğrudan olmasa bile işçiye reva gördüğü çalışma koşulları bakımından ortak bir tepki görebiliyoruz. Bu işçilerin siyasi geleneklerinin ayrı oluşunu günden güne önemsiz hale getiren ise şüphesiz ortak sorunlarının genişlemesidir. Saray rejiminin adımlarına ve yeni OVP planlarına baktığımızda, ucuz emek rejimi inşa ederken yarattığı bu ortaklıkla daha birçok işçi mahallesinde, birçok iş yerinde yükselecek tepkinin sözcüsü olmaya devam edeceğiz gibi duruyor. 

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
06.09.2026 22:11 / Güncelleme: 22:22

Trabzonspor sahasında fırtına gibi esti: 3 puanı 5 golle aldı

Süper Lig'in 4'üncü haftasında Trabzonspor, sahasında Gençlerbirliği'ni 5-0 mağlup etti. Teknik direktör Fatih Tekke'nin ayrılığı sonrası bordo mavili takım Hüseyin Çimşir yönetiminde sahaya çıktı.

Trabzonspor sahasında fırtına gibi esti: 3 puanı 5 golle aldı

Fotoğraf: AA

06.09.2026 20:08

Kamu-İş'ten OVP'ye tepki: 'Kamu emekçilerinin toplu sözleşmesi yeniden ele alınmalı'

2027-2029 OVP hedeflerine tepki gösteren Kamu-İş Konfederasyonu, "2027 enflasyon tahmini bile yüzde 21 iken emekçiye bu zam kabul edilebilir mi?" diyerek 2027 için öngörülen yüzde 5+4'lük maaş zamlarının revize edilmesini istedi.

Kamu-İş'ten OVP'ye tepki: “Kamu emekçilerinin toplu sözleşmesi yeniden ele alınmalı”

Görsel: ANKA

06.09.2026 16:46

OVP’de bütçe öncelikleri: Maden aramalarında yüzde 139, askeri harcamalarda yüzde 229 artış

2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda bütçe kaynaklarında en yüksek artış yüzde 229 ile askeri harcamalarda olurken, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün yatırımlarına ayrılan kaynağın yüzde 139 artırılması planlandı.

OVP’de bütçe öncelikleri: Maden aramalarında yüzde 139, askeri harcamalarda yüzde 229 artış

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!