İskoçya’da 700 yıllık iskelet: Trebuchet saldırısının ilk kanıtı olabilir
Yaklaşık 700 yıl önce hayatını kaybeden bir erkeğin iskeletini inceleyen araştırmacılar, olağanüstü yüksek enerjili travma izleri tespit etti.
Stirling Kalesi'ndeki mezarında 150 numaralı iskelet.
Hasan Can Bilici
[email protected]
İskoçya’daki Stirling Kalesi’nde bulunan yaklaşık 700 yıllık bir iskelette 160’tan fazla kırık tespit edildi. Araştırmacılar, kemiklerdeki yüksek enerjili travmanın ortaçağ kuşatma silahı trebuchet tarafından fırlatılan büyük bir merminin çarpmasıyla oluşmuş olabileceğini belirtiyor.
İskoçya’daki Stirling Kalesi’nde bulunan ve “İskelet 150” olarak adlandırılan kalıntılar, ortaçağ kuşatma savaşlarına ilişkin dikkat çekici bir bulgu ortaya çıkardı.
Yaklaşık 700 yıl önce hayatını kaybeden 22-34 yaşlarındaki erkeğin iskeletinde 160’tan fazla kırık tespit edildi. Araştırmacılar, kırıkların biçimi ve yayılımının yüksek enerjili bir çarpmaya işaret ettiğini belirterek, kişinin bir kuşatma silahından fırlatılan büyük bir merminin hedefi olmuş olabileceği sonucuna vardı.
İngiltere’deki Bradford Üniversitesinden biyoarkeolog Jo Buckberry, yaralanmaların modern adli vakalardaki travmalarla benzerliğine dikkat çekti. Buckberry, yaralanmaların tren veya otomobil çarpması sonucu oluşan travmalarla karşılaştırılabileceğini belirtti.
Ölüm tarihi kuşatmalarla örtüşüyor
Stirling Kalesi, Forth Nehri’ne bakan stratejik konumu nedeniyle Orta Çağ boyunca İskoçya için önemli bir merkez oldu. Kale, 13. yüzyılın sonları ve 14. yüzyılın başlarında İngiltere ile İskoçya arasındaki bağımsızlık savaşlarında da önemli bir rol oynadı.
Kalenin bu dönemde defalarca kuşatıldığı biliniyor.
İskelet üzerinde yapılan radyokarbon tarihlemesi, kişinin 1255 ile 1405 yılları arasında hayatını kaybettiğini gösteriyor. Bu tarih aralığında Stirling Kalesi’nin 1299, 1304, 1314 ve 1337 yıllarında kuşatıldığı belirtiliyor.
Bu nedenle araştırmacılar, iskeletteki travmanın dönemin savaşlarından biriyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
160’tan fazla kırık tespit edildi
İskeletin neredeyse tamamı korunmuş olsa da kemiklerin önemli bölümü parçalanmış durumda. Araştırmacılar, kemikleri mümkün olduğunca yeniden birleştirerek radyografi, mikroskopi ve mikro-BT taramalarından yararlandı.
İncelemelerde başın arka kısmı, omuzlar, kaburgalar, omurlar ve kollar başta olmak üzere vücudun geniş bölümüne yayılan ağır travma tespit edildi.
Araştırmacılara göre bazı kemiklerde görülen zikzak biçimli kırıklar, kemik dokusuna çok yüksek miktarda enerji aktarılmasıyla ortaya çıkıyor. Bu nedenle kırıkların sıradan bir darbe sonucu oluşması olası görülmüyor.
Araştırmacılar, düşen taş veya yapı parçalarının da olası nedenler arasında değerlendirildiğini ancak bu tür nesnelerin yaratacağı çarpmanın, tespit edilen yüksek hızlı travma izlerini açıklamakta yetersiz kaldığını belirtti.
“Tek bir büyük ve hızlı nesneyle uyumlu”
Kırıkların yönü, araştırmacılara çarpma sırasında kişinin nasıl durduğuna ilişkin de ipuçları verdi.
İncelemeye göre kişinin ayakta ve ağırlığını bacaklarına vermiş olduğu, sırtının ise çarpmanın geldiği yöne dönük bulunduğu değerlendirildi. Kollarının da vücudunun önünde, dirseklerden bükülmüş halde olduğu tahmin edildi.
Araştırmacılar, yaralanmaların tek ve büyük bir nesnenin yüksek hızla çarpmasıyla uyumlu olduğunu belirtiyor. Ancak merminin boyutu, ağırlığı veya hızının mevcut bulgularla kesin olarak hesaplanamadığı vurgulanıyor.
Uppsala Üniversitesinden adli antropolog Patrick Randolph-Quinney, travmanın boyutunun modern adli vakalardaki yüksek enerjili yaralanmalarla benzerlik gösterdiğini söyledi.
Araştırmacıların şüphesi trebuchet
Peki Orta Çağ İskoçyası’nda böylesine ağır bir nesneyi yüksek hızla fırlatabilecek ne vardı?
Araştırmacılara göre en güçlü ihtimal trebuchet olarak bilinen kuşatma silahı.
Karşı ağırlık mekanizmasıyla çalışan trebuchetler, Orta Çağ’da kalelere ve diğer tahkimatlara ağır mermiler fırlatmak için kullanılıyordu. Araştırmacılar, mevcut bulgular ışığında İskelet 150’nin bir trebuchet mermisinin çarpması sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini düşünüyor.
Ancak bunun kesin olarak kanıtlanmadığı da vurgulanıyor.
Özellikle 1304 Stirling Kalesi kuşatması, araştırmacılar açısından dikkat çekici bir ihtimal. İngiltere Kralı I. Edward’ın bu kuşatma sırasında “War Wolf” adı verilen ünlü bir trebuchet kullandığı biliniyor. Ancak İskelet 150’nin tam olarak hangi kuşatma sırasında öldüğünü ve ölümüne War Wolf’un neden olduğunu belirlemek mümkün değil.
Orta Çağ’da trebuchet kurbanları neden bulunamıyor?
Araştırmacılar, trebuchetlerin kuşatma savaşlarında kullanılmasına rağmen bu silahların kurbanlarına ilişkin arkeolojik kanıtların son derece sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.
Biyoarkeolog Jo Buckberry’ye göre trebuchetler tek tek insanları öldürmekten çok düşman tahkimatlarını yıkmak veya savunmadakileri teslim olmaya zorlamak amacıyla kullanılıyordu.
Ayrıca olası kurbanların kalıntılarının yüzyıllar boyunca yeniden gömülmesi, tahrip olması veya başka nedenlerle arkeolojik kayıtlardan silinmiş olması da mümkün.
Araştırmacılara göre günümüzde kullanılan gelişmiş görüntüleme teknikleri de bu tür travmaların tespit edilmesini kolaylaştırıyor. Mikro-BT ve üç boyutlu rekonstrüksiyon gibi yöntemler sayesinde kemiklerdeki kırıkların yönü ve oluşma biçimi ayrıntılı biçimde incelenebiliyor.
Araştırma, Historical Environment Scotland tarafından finanse edildi ve Ağustos ayında Paleopatoloji Derneği’nin 25. Avrupa Toplantısı’nda sunuldu.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et