Kirazlı altın madeni davasında yürütmeyi durdurma kararı: 'Aşırı ağaç kesimi geri dönüşü olmayan ekolojik kayıplara yol açtı'
Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, Kirazlı maden sahasında ÇED taahhütlerine aykırı faaliyetlerin durdurulması talebiyle açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Fotoğraf: Muzaffer Kırca
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale - Çanakkale'de bulunan Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni projesine karşı bölge halkının yürüttüğü hukuk mücadelesinde çok önemli bir gelişme yaşandı. Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, maden sahasındaki ÇED taahhütlerine aykırı faaliyetlerin sonlandırılması talebiyle açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çanakkale Valiliğinin itirazlarına rağmen, doğanın ve çevre hakkının korunması yönünde irade ortaya koydu.
Yargı kararına rağmen süren çalışmalar davaya taşındı
Dava süreci, maden sahasının yakınındaki Çavuşlu köyünde yaşayan Füsun Kayra’nın, alanda mahkeme kararlarına aykırı şekilde iş makinelerinin çalıştığını bizzat gözlemlemesiyle başladı. Kirazlı maden sahasında toprak düzleme, şantiye kurulumu ve Balaban mevkisinden madene doğru geniş yol çalışmalarının yapıldığını fark eden Kayra, avukatı Ceren Pınar Gayretli aracılığıyla Çanakkale İl Müdürlüğüne başvuruda bulundu. Başvuruda, hukuka aykırı faaliyetlerin derhal sonlandırılması ve firmaya ait tüm araçların sahadan çıkarılması talep edildi. Ancak idarenin bu başvuruya sessiz kalarak zımnen reddetmesi üzerine konu yeniden yargıya taşındı.
Ağaç katliamının geri dönüşü mümkün görünmüyor
Mahkeme kararında, projenin geçmişteki ÇED taahhütlerinin ağır biçimde ihlal edildiği yönündeki kesinleşmiş yargı tespitlerine atıf yapıldı. ÇED raporunda taahhüt edilen ağaç kesim sınırının 45 bin 650 adet olmasına karşılık, sahada 230 bin 314 adet ağacın kesildiği resmi bilirkişi raporlarıyla belgelendi. ÇED sınırı dışında kalan 20 hektardan fazla bir alanda da kontrolsüz kesimlerin yapıldığı ortaya çıktı. Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, bu denli büyük bir orman alanının ortadan kaldırılmasının sadece teknik bir eksiklik olmadığını, kesilen ağaçların aynı habitat niteliği, meşcere yapısı ve karbon stokuyla geriye dönük olarak yeniden oluşturulmasının fiilen imkansız olduğunu karar altına aldı.
Fotoğraf: Çanakkale Belediyesi
Şirket değişse de hukuki gerçekler değişmiyor
Süreç içinde maden sahasının mülkiyeti ve işletme hakları Kanadalı Alamos Gold’a ait Doğu Biga Madencilik firmasından TÜMAD Madencilik’e ve ardından onun iştiraki Altınkale Madencilik’e geçti. Davanın avukatı Ceren Pınar Gayretli tarafından hazırlanan basın bülteninde, bu şirket ve pay sahipliği değişikliklerinin sahadaki hukuki gerçeği ortadan kaldırmadığı ifade edildi. Gayretli, ÇED taahhütlerine aykırı olarak yaratılan fiili durumun yok sayılarak durdurma kararının kaldırılmasının veya etkisiz bırakılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini belirtti.
Sağlıklı çevrede yaşama hakkı
Mahkemenin oy birliğiyle aldığı kararda, idarenin ÇED taahhütlerini izleme ve denetleme yükümlülüğünün bağlı bir yetki olduğu ve bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı açıklandı. Kararda ayrıca, gerekli denetim ve önlemler alınmadığı takdirde çevre ve insan sağlığı açısından telafisi imkansız zararların doğmasının kuvvetle muhtemel olduğu uyarısı yer aldı. Mahkeme kararı ile ilgili yapılan açıklamada Kirazlı sahasının sadece bir maden ruhsatı meselesi olmadığı, tüm Kazdağları ekosistemini ve bölge halkının sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ilgilendirdiği dile getirildi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et