Sezgin Tanrıkulu’ndan Aliağa Cezaevi önünde açıklama yaptı: 'Türkiye’de artık yargı kurumu kalmamış'
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İzmir Aliağa Cezaevi Kampüsünde gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından açıklama yaparak yaşanan hak ihlallerine tepki gösterdi.
Fotoğraf: Yeni Parti
Elif Ekin Saltık
[email protected]
İzmir Aliağa Cezaevi Kampüsünde üç ayrı cezaevinde tutuklu ve hükümlüleri ziyaret eden Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevi önünde avukatlar ve mahkum yakınlarıyla da bir araya geldikten sonra açıklama yaptı. Yargı sistemine ve cezaevlerindeki insan hakları ihlallerine dikkat çeken Tanrıkulu, “Yarın ‘Haberimiz yoktu’ demeyin, uyarıyorum” dedi.
“Tamamen düşman ceza hukuku uygulanıyor”
Türkiye’de artık yargı kurumu denen bir yapının ve insanların adalete olan inancının kalmadığını belirten Tanrıkulu, “Özellikle siyasetle ilgili yürütülen soruşturmalarda tamamen bir düşman ceza hukuku uygulamasıyla karşı karşıyayız. İnsanları hukuka aykırı biçimde gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar. Ortada doğru düzgün bir delil yok. İnsanları iddianame olmaksızın 5 ay, 8 ay, 1 yıl cezaevinde tutuyorlar. Soruyorum: İddianız sağlam değilse neden tutukluyorsunuz? Hazırsa neden iddianameyi yazmıyorsunuz?” şeklinde konuştu.
“Haftada üç gün diyalize giren tutukluya bu zulüm niye?”
Açıklamasında hasta tutukluların durumunu dikkat çeken değinen Tanrıkulu, kaçma şüphesi olmayan diyaliz hastası siyasetçilerin cezaevinde tutulmasına dair şunları söyledi: “Haftada üç gün sabah 07.30’da kalkıp 13.00’e kadar diyalize giren tutuklular var. Bu insan neden cezaevinde tutuluyor? Ev hapsi verirsiniz, evinde bu sağlık hizmetini alır. Bu zulüm niye? Canlı bomba mı? 11 kez ameliyat geçirmiş, 2 kez kalp krizi geçirmiş ve hâlâ iddianamesiz yatan insanlar var. Bir tane iktidar partili çıkıp neden ‘Bu kadar da olmaz’ diyerek itiraz etmiyor?”
“Kan davasında bile böyle bir uygulama olmaz”
Tutuklamaların siyasi bir silaha dönüştüğünü vurgulayan Tanrıkulu, “Milletvekillerimize zarar vermek, onların canını yakmak amacıyla yakınlarının cezaevinde tutulduğu durumlarla karşı karşıyayız. Düşman ceza hukukunda, kan davasında bile böyle bir uygulama olmaz. Sırf bu amaçla insanların özgürlüğünden mahrum bırakılmasına son verin” çağrısında bulundu. İddiaların bağımsız hukukçular tarafından incelenmesini talep eden Tanrıkulu, tutuklama kararlarının hukuki dayanağının olmadığını ifade etti.
“Yarın ‘Haberimiz yoktu’ demeyin”
Yaşanan hukuksuzlukların toplumda ve insanlarda kalıcı izler ile travmalar bırakacağını belirten Tanrıkulu, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Bunlar geçecek, kalıcı değil. Ama bilin ki unutulmayacak. Sadece kamuoyuna dönük bir algı oluşturmaya yönelik yargı uygulaması olur mu? Bunlardan vazgeçin. Siyasi rekabete de hiçbir yararı yok. Yarın ‘Bizim haberimiz yoktu, bunların bu kadar ağır olduğunu bilmiyorduk, neden bizleri uyarmadınız?’ demeyin. Buradan, cezaevinin önünden bir kez daha uyarıyorum.”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et