‘Galaksinin Tezenesi’ adlı kısa filmin Yönetmeni Semih Ellialtı: ‘Türkiye’de özgün bir fantastik sinema mümkün’
Yönetmen Semih Ellialtı’nın Galaksinin Tezenesi adlı kısa filmi, Anadolu’nun ozanlık kültürünü psychedelic rock, şaman ritüelleri ve fantastik sinemayla buluşturuyor.
Galaksinin Tezenesi adlı kısa filmden bir sahne.
Merve Tur
[email protected]
Anadolu’nun ozanlık kültürü, psychedelic rock, şaman ritüelleri ve fantastik sinema... Yönetmen Semih Ellialtı, son olarak 1. Çatalca Film Festivali finalistleri arasında yer alan ‘Galaksinin Tezenesi’ adlı kısa filminde birbirinden uzak gibi görünen bu unsurları aynı hikayede buluşturuyor. 2025 yapımı, 17 dakika 36 saniyelik film; Halk Ozanı Necdet ile psychedelic rock Müzisyeni oğlu Metin arasındaki kuşak çatışmasını, onları barıştırmak için ortaya çıkan Şaman Ana karakteri üzerinden anlatıyor.
Filmin çıkış noktasında ise Türkiye’ye özgü kültürel kodlardan beslenen bir fantastik sinema arayışı bulunuyor. Ellialtı, filmin yaratım sürecini anlatırken ‘Sinemamızda yerelden evrensele uzanan fantastik bir anlatı mümkün mü?’ sorusundan yola çıktıklarını ifade ediyor. ‘Galaksinin Tezenesi’ festival yolculuğunda da başarılar elde etti. Film; İFSAK Kısa Film ve Belgesel Yarışması’nda finalist olurken, Trabzon Film Festivali’nde mansiyon aldı. 2026 yılında Kısa ve Ötesi Film Festivali’nde birincilik, NarFest’te En İyi Kısa Film ve En İyi Müzik Ödülleri gibi farklı ödüllerle buluştu.
Film, Türkiye dışındaki uluslararası etkinliklerde de yer aldı. Nürnberg’de düzenlenen Filmfestival Türkei/Deutschland kapsamında Almanya prömiyerini gerçekleştiren yapım, 79. Cannes Film Festivali’nin Marché du Film programında ise Sinema Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Turkish Cinema 2026’ kataloğunda yer aldı.
‘Hikaye farklı coğrafyalarda karşılık buldu’
Ellialtı, filmle ilgili bir ödül töreninde yaptığı değerlendirmede, ‘Hikayenin farklı coğrafyalarda ve seyirciler nezdinde karşılık bulduğunu görmek büyük bir mutluluk veriyor’ demişti. Peki Galaksinin Tezenesi ismi nereden geliyor? Geleneksel ve çağdaş müzik filmin dünyasında nasıl bir araya geliyor? Şaman Ana karakterinin hikayedeki rolü ne? Türkiye’de fantastik sinema nasıl kurulabilir? Semih Ellialtı, filmin ortaya çıkışından müzikal yapısına ve festival yolculuğundan Türkiye’de fantastik sinemanın geleceğine kadar birçok konuyu gazetemize anlattı.
Yönetmen Semih Ellialtı
‘Galaksinin Tezenesi’ nasıl ortaya çıktı? Filmin ilk kıvılcımı neydi?
‘Galaksinin Tezenesi’ ismi Neşet Ertaş’la özdeşleşmiş ‘Bozkırın Tezenesi’ lakabından geliyor. Özellikle seyircinin henüz filmi izlemeden bile ozanlar ve müzik kültürüyle ilgili fantastik bir film izleyeceği duygusunu önden sezebilmesi için bu ismi tercih ettim. Elbette modern ve geleneksel iki kuşağın çatışmasını anlatacak olan filmimde ‘galaksi’ kelimesi modern, ‘tezene’ kelimesi daha geleneksel tınladığı için bu karşıtlığı hissettirmesi bakımından da bu ismin mantıklı ve ilginç olacağını düşündüm.
‘Geleneksel ve çağdaş unsurları bir araya getirdik’
Geleneksel müzikle çağdaş sinema dilini bir araya getirirken özellikle kaçındığınız ya da korumaya çalıştığınız şeyler oldu mu?
Aslında film geleneksel ve çağdaş müzikal unsurları bir araya getiriyor. Dolayısıyla bu ikililiği yan yana çağdaş sinemada kullanmak zor olmadı. Filmin müzikal dilini inşa ederken de karakterlerin kimliklerine göre müzikal kodlamalar yaptık. Örneğin Halk Ozanı Necdet’i tanıdığımız sahnede türküden gelen bir ses, Rock Müzisyeni Metin’i tanıdığımız sahnede psychedelic Türkçe rock parçası ve Şaman Ana’yı tanıdığımız sahnede ise şaman davulu ve gırtlak müziğinin duyulması gibi unsurlara dikkat ettik. Karakterlerin karşıtlıklarından doğan uzlaşmayı verebilmek adına, müziklerin iç içe geçtiği sahneler kullanmaya da özen gösterdik.
Filmde müzik başrolde diyebiliriz, ses dünyasını oluştururken hangi sanatçılardan, müzikal çalışmalardan veya türlerden beslendiniz?
Filmde farklı müzik türlerini duymak mümkün. Rap, rock, halk müziği ve geleneksel Şaman ritüel melodileri filmin içinde yer alıyor. Salih Korkut Peker’in bize bu anlamda özgün müzikleriyle çok katkısı oldu. Metin Akdülger’in vokali olduğu, Burak Yeşildurak ve Mehmet Can Erdek’in yer aldığı psychedelic rock sounda sahip Journers grubunun ‘Döngüm’ şarkısı filmimizin ana müziklerinden biri. Sosa, Vlim ve Esat’ın Başkent Punk parçası da filmin girişinde Metin’in kuşatılmışlığını hissettiren rap şarkısı olarak filme dahil oluyor.
Şaman Ana karakteri neden gerekliydi? Necdet ile Metin’in arasındaki ilişkiyi yalnızca baba-oğul üzerinden anlatmak yerine neden bu üçüncü karakteri hikayeye dahil ettiniz?
Türkiye’de fantastik sinema nasıl inşa edilebilir sorusuyla yola çıkan bir film yaptığınızda, mitolojimizin ve kültürel arka planımızın bilge büyücü bir karakter yaratırken Şaman Ana gibi bir karakteri bize kullanma fırsatı verdiğini gördük. Bu durum; dünyada fantastik edebiyat ve sinema içinde gördüğümüz ak sakallı ve uzun saçlı klasik erkek büyücü figürü yerine, Anadolu ve Orta Asya kültürüyle birleşen anaerkil bir dokuya götürüyor bizi. Ayrıca şamanların dini ritüelleri ve müziklerinin iç içe geçtiği bir gerçeklik. Bu tür bir anlayışla inancını yaşatma geleneği aşıklık kültürünü de etkiliyor. Dolayısıyla müzik yoluyla barıştırma gücüne sahip fantastik bir karakter olarak, sırtındaki kopuzuyla asırlar arası yürüyüp gelen kadın bir şamanın işleri yoluna sokması, birçok sorunun cevabına dönüştü. En başta da Türkiye’de fantastik sinemayı inşa ederken kadın karakterlerin anlatıdaki önemine.
‘Uzun metrajlı film için tecrübe edindim’
Sizin sinema üzerine akademik çalışmalarınızda da fantastik sinemaya ilginiz olduğu görülüyor. ‘Galaksinin Tezenesi’nde fantastik unsurlarla kültürel hafızayı buluşturmak sizin için nasıl bir deneyimdi?
Benim için oldukça öğretici ve yaptığım işe duyduğum güveni tazeleyici bir deneyimdi. Türkiye’de özgün, yerelden evrensele uzanabilecek ve bağımsız sinemamızın dilini renklendirebilecek bir sinema anlayışının mümkün olduğuna daha fazla ikna oldum. Özellikle 35’in üzerinde festivalde, seyircinin filmi büyük bir sevgi ve ilgiyle karşıladığını görme şansına eriştim. Bu da ilerlediğim yolda daha emin adımlar atmamı sağlıyor haliyle. Ayrıca hamasileşmeden ve estetik kaygı güderek, ötekileştirmeden ve dışlamadan yerel kodlardan beslenilerek İngiltere’den, Fransa’ya, Peru’dan, Güney Kore’ye, Norveç’ten, Filipinler’e fantastik sinemamızı ulaştırmanın mümkün olduğunu gördüm. Artık ilk uzun metrajım için gerekli tecrübeyi edindiğimi düşünüyorum. Son olarak bu yıl doktor öğretim üyesi olarak çalıştığım üniversitede fantastik sinema adlı dersi vererek, bildiklerimi ve deneyimlerimi yeni kuşaklara aktaracağım için çok heyecanlıyım.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et