Bursa'da 1 Eylül Barış açıklaması: Eşitliğin, özgürlüğün ve barışın ülkesini istiyoruz!
Bursa'da DİSK, KESK, TMMOB ve Bursa Tabip Odası tarafından 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yapılan açıklamada “Eşitliğin, özgürlüğün ve barışın ülkesini istiyoruz” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Bursa – DİSK, KESK, TMMOB ve Bursa Tabip Odası 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde açıklama gerçekleştirdi.
Nilüfer Üç Fidan Parkında yapılan açıklamada eşitliğin, özgürlüğün ve barışın ülkesini istiyoruz denildi. Yapılan açıklamaya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'de katıldı.
Yapılan ortak açıklamayı TMMOB İKK Sekreteti Murat Korkut okudu.
Yaşanan onca yıkım ve vahşete rağmen dünya üzerindeki savaşların, çatışmaların ve şiddetin son bulmadığını vurgulayan Korkut, “Sınırsız bir sömürü arzusuyla işleyen küresel kapitalist düzen; dünya halklarını birbirine kırdırmaya, çatışmaları körüklemeye, ülkeleri ve coğrafyaları emperyalist paylaşım mücadelelerinin alanı haline getirmeye devam ediyor. Ortadoğu’da Filistin halkına yönelik işgal, abluka ve saldırılar sürerken, Gazze’de yaşanan insani yıkım ve kitlesel ölümler devam ediyor. İsrail’in Filistin topraklarındaki saldırıları ve işgal politikaları bölge halklarını derin bir yıkıma sürüklüyor. Suriye’de yıllardır süren istikrarsızlık, çatışmalar ve dış müdahaleler; Lübnan’da İsrail saldırıları ve bölgesel gerilimler; Yemen’de süren çatışmalar Ortadoğu’yu kalıcı bir savaş ve kriz alanına dönüştürüyor” dedi.
"Irkçılığı, şovenizmi ve faşizan saldırıları normalleştiren her türlü anlayışın karşısındayız”
Emperyalist güçlerin hegemonya mücadelelerinin, enerji kaynakları ve bölgenin geleceği üzerindeki paylaşım hesaplarının bedelini bir kez daha halklar ödediğini ifade eden Korkut, “Bizler Türkiye’de, savaşların ve çatışmaların uzun yıllardır devam ettiği bir coğrafyanın parçasıyız. Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan çatışmaların yarattığı acıların en yakın tanıklarıyız. Barışın önündeki tehdit yalnızca savaş ve çatışma politikalarından ibaret değildir. Ülkemizde giderek yaygınlaşan ırkçı, şoven, ayrımcı ve nefret üreten söylemler de toplumsal barışımızı doğrudan tehdit etmektedir. Son günlerde Zonguldak ve Düzce’de mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Kürt yurttaşlara yönelik saldırılar ve tehditler; tribünlerde sergilenen ırkçı provokasyonlar, sarı poşetlerin bir tehdit unsuruna dönüştürülmesi ve nefret söylemleri, bu tehlikeli iklimin son örnekleridir. Halkları birbirine düşmanlaştıran, farklılıklarımızı çatışma aracına dönüştüren, ırkçılığı, şovenizmi ve faşizan saldırıları normalleştiren her türlü anlayışın karşısındayız” ifadelerini kullandı.
"Birlikte yaşama iradesini savunuyoruz"
Halkın iradesinin yok sayıldığı, seçilmişlerin görevlerinden uzaklaştırıldığı, kayyım uygulamalarının sürdüğü; ifade, basın, toplantı ve örgütlenme özgürlüğünün baskı altında olduğu bir siyasal düzende barışın toplumsal zemininin kurulamayacağını ifade eden Korkut, “Türkiye’nin ihtiyacı demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde gerçek ve kalıcı bir toplumsal barıştır. Bizler ülkenin kamu emekçileri, işçileri, işsizleri, gençleri, kadınları olarak; savaşın, şiddetin ve ayrımcılığın karşısında, halkların eşitliğini, kardeşliğini, dayanışmayı ve ortak bir gelecekte birlikte yaşama iradesini savunuyoruz. Tüm halkların, inançların, kültürlerin ve kimliklerin eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı; ırkçılığın, ayrımcılığın ve nefretin değil, dayanışmanın ve birlikte yaşam iradesinin büyüdüğü bir ülke istiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de barışı, halkların kardeşliğini, demokrasiyi ve bir arada yaşamı savunmaya devam edeceğiz” diye belirtti..
Açıklamadan sonra Grup Rengin bir konser verdi.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et